İdealistlik Falan

Şu yaşam dediğimiz şey bir garip lan hakkaten. 20 yıl evvelinde kesinlikle doğru dediğiniz bir şeyin günümüzde “yea olmasa da olur amcoğlu” şekline evrimleşmesine şaşırarak tanık olmaktayım. Evet belki benimde ne bileyim bazı hareketlerim fikirlerim değişmiştir bunlar normal şeyler ama bazı değerlerden bu kadar toplum olarak uzak olmamız, uzak olmaya çalışmamız ve bunu hatta tavsiye etmemizi aklım almıyor arkadaşlar. Ha bizdeki dönüşüm Yiğit BULUT dönüşümü tarzında değil elbette bu farklı bir şey yeni bir din gibi diyebiliriz bu adamlardaki dönüşümü.

Bu tip insanların yüzlerine afedersiniz sçtıklarından onlar için dün ne söylediklerinin veyahutta bugün ne söylediklerinin bir önemi yoktur. Onlar için önemli olan tek şey paradır bu kadar açık ve nettir. Uzaklaşalım bu meymenetsiz heriften ıyyğğğ pis herif. Hemen gülerek kurtulalım bu negatif elektriğimizden 🙂

Ne yalan söyliyim öyle dindar bir ailem olmadı hiç. Çocukken annem uyumadan evvel iki üç dua okuturdu gerçi, bizde kuran kursuna gittik yani durun hemen yan gözle bakmayın. Ebeveynlerimin herkes gibi doğruları yanlışları oldu yani ailesi olan normal arkadaşlardan bahsediyorum. Eğitimimiz aile içinde düzgün bir adam olmaya yönelikti gerçekten. Siyasetten uzak (ki zerre yanaşmadım ilk 22 yıla yakın) doğru konuşan, yalan söylemeyen, anaya babaya saygılı, vatana millete hayırlı bir evlet kıvamında aile içerisinde büyüdüm. Ülkemin her yerinde okuduğumdan ne lazı bildim, ne kürdü nede türkü. Arkadaşlarım vardı gittiğim yerde yeni yeni insanlar, dostlar, öğretmenler..

Okulda düzgün adam olmayı öğrenmeye çalıştık işte. Kıyıda kalmış devlet okullarında bazı gerçekten elmas gibi hocaların ellerinde bazen fişi prize takacak beceriden yoksun hocaların ellerinde büyüdük hadi ben öyle büyüdüm diyeyim sizi bilmem. Düzgün bir adam olmak amacıyla çıkmışız yola. Okuyacağız, cahil kalmayacağız, dürüst olacağız, soymayacağız, ihanet etmeyeceğiz falan. Hep beraber dostlarımızla yapacağız bunları elbette okuldaki çocuklarla. Bilmiyorum cinsiyet ayrımını, ırk ayrımını, milletin içindeki düşmanlıkları falan. Marangozun oğlu Engin var Giresun’da, çobanın oğlu sümüklü Ferdi var yanımda Amasya’da, “şimdi şöyle oluyor iiiiiiii” diyen Ümit var yanımda Sivas’tayken.. Bir çok arkadaşım var zengin/fakir, babası okumuş/cahil olan var, çingene Osman’da benle beraber oradaydı kaymakamın kızı da benle beraberdi. Harbi lan kaymakamın kızı vardı Kars’tayken ilkokulda bana aşıktı kız ilk onu öpmüştüm hayatımda sanırım ehehhe nerede kim bilir.

Hocalarımız vardı işte çeşit çeşit boy boy. Yeni acemiler vardı, çok yaşlı konuşamayan vardı be kimi görücen anasının nikahında doğuda. Hepimizi tek bir şey için yetiştirdi bu sistem; düzgün bir insan olmak. Bu sebeple liseye giderken dünya klasiklerini okuyup bitirmem tavsiye edildi. Diğeri işte çalıştı babasının yanında çırak olarak ekmek parasını öğrendi, beriki dualar öğrendi kuran okudu ne farkı var? Niçin insanlar çocuklarına bunları yaptırıyor? Bizde öyle yaparız zaten bu amaç doğrultusunda ama şu bu eğitimle yetişen adamlar “hayat” dediğimiz şey ile karşılaştıklarında dumur olmuyorlar mıdır?

Yok hani çocuklukta teletabileri seyredip daha sonra dumura uğramış olabilirsiniz çok normal bir şey zaten bu durum. Benim dediğim farklı bir şey aga. Hani yetiştirildik, okuduk, askere gittik cart curt geldik yumurtanın zort dediği yere baktık ki toplum dürüst değil, ırkçı, cinsiyet ayrımcılığı yapılıyor. Mezhepçilik var, din sömürüsü inanılmaz boyutlarda. Atatürk diye diye içi boşaltılmış. Nerede ulan benim çırak olan emekçi arkadaşım, nerede haram lokma boğazından geçmeyen hocanın oğlan? Yani ne bileyim babası marangozluk yapan Engin şimdi “sktiret yapıştır yamuk suntayı anlamaz gerizekalılar” mı diyor? Bu nasıl bir halk olmuşuz lan biz böyle?

Neden bunları yazdım başta yazacağımızı sona yazdım neyse artık. Habire bana yakıştırılan bir şey varda arkadaşlar arasında. “Şeker sen çok idealist olmuşsun kanka alırlar aklını” tarzı veya “amcoğlu tamam haksızlıklara sesini çıkaracaksın ama öyle kolay değil bakacaksın çorbana” gibi cümleler ile geliniyor. Bu arkadaşlar kızmıyorum okudular ise üzülmesinler gerçekten ama neden bozulduk böyle arkadaşlar. Farklı dünya görüşlerine sahip olabiliriz, farklı partilere oy verebiliriz, ortak zevklerimiz azdır vs ama bizi bağlayan bir şey var ilişkilerimizi tutan birşey bunu kaybediyoruz hatta kaybetmişiz sanırım. Böyle “kendimi kurtarayım yanımdakinden banane” düşüncesi nasıl işlemiş içimize. Kafa eğen olmuşuz pis insanlara, bu beş para etmez sisteme.

Sen ailenden dürstlüğü, okuldan paylaşmayı, askerden vatan sevgisini öğren, o kadar Uğur MUMCU kitabı oku, klasikleri bitir, menkıbelerden feyz al felsefeye dal efemdim sonra gelsinler sana “eee işine bakacaksın yoksa geberir gidersin”….Üzücü ne diyeyim.

Nasıl birileri olduk yaşamak için? Yaşamak için başkalarının üstüne basmalı mıyız gerçekten? 20 yıl bunları öğrenmediğimiz halde neden farklı davranmamız isteniyor?

Ve bu değerlerin arkasına saklanıyor insanlar. Emekçi ustalığın, dindarlığın, Atatürkçülüğün, vatan sevgisinin… Üç kağıtlar çevirerek kurdukları düzenlerinin üstünde yaşıyorlar her gün belkide kurdukları dünyanın üstünde. Çekiniyorlar bu sebeple benim gibilerden sanırım belkide bu sebeple bu aklı veriyorlar. Belki de üzüldüklerinden bilemiyorum. Naparım ilerde bunu da bilmiyorum ama kolay değil gerçekten. Daha öncede yazdığım bir MUMCU yazısı sanırım hep aklımda kalacak.