Yakın Siyasi Tarih – IV.

Bir önce ki yazı için buraya

33) Arapların bazı noktalarda direnişe katılmamaları ve hatta düşman askerleriyle para veya toprak karşılığında Osmanlı devletine saldırmaları mecliste Türk-Arap düşüncesine sahip olanlara büyük darbe indirmiştir. Keza bunun yalan olduğu yine bu son zamanlardaki propaganda yazarları tarafından dile getirilmektedir. Şunu söyleyeyim bunu iddia eden bir adam ya propagandaya maruz kalıp söylüyordur veya bilerek yapıyor ise şerefsiz namussuzdur. Dünya tarihinde islamın çıkarttığı bir çok bilim adamının emevi ve abbasi bozulmasından sonra 9.yy. ve 15.yy. arasında çıkması ne tesadüftür ne de birilerinin oyunudur. 15.yy.’dan sonra islamiyetin bozulan ekonomi ve dünya dengeleriyle siyasette araç olarak kullanılılırken, batı siyaseten yüzyıllarca sömürü olarak kullanılan kiliselerden kurtulmuş ve İslamın getirdiği yerden devam etmiştir. Batının doğu devletlerini sömürmesi bu sayede gerçekleşmiştir. Geri kalan islam coğrafyası birbirlerini yemiş, kendi kendini katletmeye başlamıştır. Bu 300-400 yıldır böyledir. Okumayan, bilgi birikimi olan bir kaç islam devleti hariç (İran mesela) bütün olarak cahil kalmış, islamın değerlerinden uzaklaşmış, kendine bir din yaratarak suçu da sürekli batıya atmıştır. Sömürü düzeninin parçası olan hükümetler günümüzde propaganda yaparak yeni bir tarih oluşumuna yönelmelerinin sonucudur bunlar. İbni Suud (Şimdiki Suudi Arabistan tamamı), Mekke Emiri Şerif Hüseyin (düşünün Mekke emiri cihada uymuyor), Suriye dolaylarında yerel halk, bazı kürtler toprak/para/özgürlük gibi sebeplerle bize karşı savaşmıştır. Filistin mesela savaşmamıştır çokta kahramanca mücadele etmiştir.

34) Mart 1917 yılında topraklarımıza hızla ilerleyen Rusları durduracak bir birlik görünmemekle beraber, Rusya içerisinde patlayan savaş ve açlık isyanı yardıma yetişmişti. Rusya bu dönemde kendi iç tehlikesine yoğunlaşmak zorunda kaldı ve bolşevik isyancılar 17 Kasım 1917 yılında darbeyle iktidara geldi.

35) Tazminatsız bütün devletler ile barış isteyen yeni hükümet, rus çarlarının imzaladığı gizli anlaşmaları yayınladılar. Bizde hem o yıllar için hemde günümüz için bu yayınlardan Osmanlı devletinin savaşa girse de girmese de nasıl bölüşüleceğinin hesaplandığını öğreniyoruz. Ki bu konuşmalar aynen ağız konuşmalarıyla toplantı tutanaklarıyla vardır

36) Ruslar doğu sınırına kadar çekilip buraları ermenilere bırakır. Savaş itilafa kayıyor derken ABD savaşa giriverir.

37) Bizimkiler Ruslar geri çekilince ala ala Azerbaycan’a kadar gelir.

38) Topraklarını yahudilere parsel parsel satan ve sonradan çok pişman olan Filistinliler hariç güney cephesi çok direnmez. 21 Aralık 1916’da El Ariş, 6 Kasım 1917’de Gazze, 9 Aralık 1917’de Kudüs düştü. 18 Eylül 1918 yılına kadar Filistin direnmiştir.

39) Filistinliler 18 Eylül günü yenilince İngiliz askeri ve diğer arap birlikleri taarruza geçtiler. Halep’te Mustafa Kemal yeni cepheyi açmış ve bu taarruzu durdurabilmişti. Mustafa Kemal notlarında arap evlerinden kendilerine ateş açıldığını, kendilerini istemeyen halkın soğuk tepkilerini falan anlatıyor. Filistin halkının üstün direnişine saygı duymakla beraber tamamı müslüman olan bu kavimlerin davranışlarına kızıp içindeki arap nefreti büyüyor böylece.

40) Kafkas cephesine daha fazla birlik gönderiliyor bu sebeple. Araplar gözden çıkartıldı çünkü.

41) Halep’te yeni cephe açan Mustafa Kemal buradaki evlerden de üzerilerine ateş açılınca cepheyi daha geriye Hatay’a doğru çekiyor.

42) Balkanlarda Bulgaristan yenilince İstanbul’un önü açıldı. Almanlar barış çağrısı yaptı.

43) 3 Temmuz 1918’de Sultan Reşad öldü. Vahdettin padişahlığa son kez geçti. İttihatçılar Vahdettin’in padişahlığına çok kızmıştır.

warcelebr

44) Son kalan krallıklar Bulgaristan kralı Ferdinand, Alman II.Wilhem, Avusturya imparatoru Karl tahttan çekildiğini açıkladı ve cumhuriyetler kuruldu. Vahdettin ise bu sıralarda İngilizler ile görüşüyor ve sömürge sultanlık için pazarlık ediyordu (İngiliz arşivlerinde kayıtları yayınlanmıştır)

45) İzzet paşa hükümeti kuruluyor. Savaş sonu iyimser olan devlet yapısı anlaşma şartlarıyla sarsılacaktı. 30 Ekim 1918 yılında Mondros mütarekesi imzalandı.

46) İttihat Terakkinin ana kadrosu ülkeden gizlice kaçtı. Enver, Talat, Cemal, Dr.Nazım

20150731_165617

47) İzzet paşa imzalanan bu anlaşmayı yediremeyip istifa ettiği gün yabancı donanmalar boğaza girmişti. Aynı gün bir komutan Mustafa Kemal cepheden dönmüş ve boğazlardaki donanmaları hırsla seyretmiş. “Padişah buna nasıl izin verebilir” diyor notlarında “onurla ölmek daha iyi”

48) 21 Aralık 1918 yılında hükümet kurma çalışmaları yapılırken birden Vahdettin meclisi dağıttığını açıkladı.

49) Şoke etkisi yapan bu davranış sürgün edilen ve cephelere gönderilen türkçü düşünceye sahip komutanları örgütlemişti. Bir kıvılcım gerekiyordu belkide

50) 15 Mayıs 1919 yılında İzmir işgal edildi. Osman Nevres (Hasan Tahsin) bu durumu kaldıramayıp tabancasıyla gelen askerlere ateş edip öldürülüyor. (Dönemin gazetelerini araştırdım resimlerini de koyuyorum)

20150731_165645

51) Bu yapılan işgallerler ve yabancı askerlerin davranışlarına padişah orta yolu bulmaya çalışarak karşılık veriyor. Mustafa Kemal nazımlar ile sohbetinde İzmir’de yaşanan Yunan saldırılarına karşı ne yapılacağını konuşmak istediğini sormuş. Nazımlar ise elden bir şey gelmeyeceğini olayları kınayacaklarını söylemişler. Mustafa Kemal dönem gazeteleri ve notlarında “Yüreği olmayan bu insanlar kınama cezası veya beyaz sayfalar ile onları engelleyeceklerini mi sanıyorlar?” demiştir.

52) Artık padişah ve etrafındaki siyasetin gidişatını anlamış olan bu yeni oluşum Kuvayi Milliye teşkilatını kurmaları gerektiğini anlamışlardı.

Kurtuluş savaşı döneminde basılan gazetelerden de zaten bu savaşın adımlarını, Mustafa Kemal’in nasıl önderliğin başına geçtiğini görebiliyorsunuz. Onların resimlerini hatta koyabilirim buraya neden olmasın. Devam edeceğiz..

Sonraki yazı için buradan

Yakın Siyasi Tarih – II

Bir önceki yazımıza buradan ulaşabilirsiniz. Devam edelim;

İttihatçılar meclisi kurmak için kaçınılmaz olanı yapıp hükümeti 1908 yılında ele geçirmişlerdi. Kendi iç anlaşmazlıklar ve tasfiyeleri anlatalım. Yani dediğim gibi ne parti, ne bu gruplar öyle tek kafa hareket eden şeyler değil. Devam edersek;

1) Mecliste hükümet dağıtmayı zorlaştıran yasalar çıkartıyorlar

2) Gazetelere basın özgürlüğünü geri veriyorlar ve II.Abdülhamid’i tahttan indiriyorlar

3) Fakat Hürriyet ve İtilaf isimli partinin (muhalefetteler) seçimi kazanmasıyla şoke oluyorlar ehehe

4) Tabi ittihat bunu istemiyor. Hükümeti dağıtmayı zorlaştıran kanunu değiştirip hükümeti zırt pırt dağıtıyorlar. Yeni şaibeli bir seçim sonucu İttihatçılar seçimi tekrar kazanıyorlar

5) Trablusgarb’ta İtalya’ya yenilgi geliyor daha doğrusu yönetimden zaaf yaşanıyor

balkan

6) I.Balkan savaşına giriliyor 1911-12. Tekrar toprakların kazanılması amaç ama olmuyor kötü yönetim ve beceriksizlikler neticesinde savaş kaybediliyor. İttihat dediğim gibi bir şeyler yapmaya niyetli ama yapamayan ve birbirini dinlemeyen adamlardan meydana gelmekte bu sıralar.

7) Arada belirtelim o dönemdeki mecliste ve etraftaki düşünce akımlarını daha açıklayıcı olacaktır bu dönem. Genel olarak 3 akım olmakla beraber birde sondaki eklenebilir yani;

a) İslamcılık; Osmanlı ulusunu ve islam birliğini isteyenler. Yani padişahlık olmasın veya kısmi olsun, Osmanlı ulusu farklı kökene rağmen islamcı yani ümmetçi anlayışla devam etsin.

b) Garpçılık; Batıya hayran olanlar ulus çizgisinde gidenler. Bunlarda batıda şekillenen cumhuriyet, demokrasi, sanat, kültür vs. akımlardan etkilenip, medeniyetin artık batıya geçtiğini, onları takip ile tekrar medeni devletler arasına girilebileceğini düşünenler

c) Türkçülük; Türk turan birliğini savunanlar.

d) Sosyalistlik; İşçi sınıfı destekli örgüt (fakat sanayi olmadığından çok azlar)

8) Balkan savaşında sıçıp sıvayınca hükümet içinde yoğun tartışmalara giriliyor. Aslında çokta kötü bir silahsal durum olmadığı halde ciddi beceriksizlik var elbette. Fakat şans kapıyı çalıyor ve savaşı kazanan balkan devletleri toprakları paylaşamıyor iyimi 🙂 Bulgarlar, Yunanlılara ve Sırplara saldırıyor. Bu fırsattan istifade bizimkilerde Edirne’ye saldırıp geri alıyorlar ve müslüman bölgeyle sınır hattını çiziyorlar 1913

Greek_Artillery_Balkans

9) Enver paşa bu sıralarda sivriliyor. Sultan Reşat’ın kızı Naciye Sultan ile evlendiriliyor (kızın 12 yaşında olması evliliğin siyaseten yapıldığını gösteriyor aslında). Saray burada hükümette adamı olsun diye uğraşıyor.

10) Saraya bu yakınlaşmadan sonra Enver paşa muhtemel sivrilen batıcı ve padişahı istemediği bilinen bazı komutanları merkezden uzaklaştırdı. Bunlardan birisi Sofya’ya gönderilen Mustafa KEMAL’di. İttihatçıların siyasi rakiplerini uzaklaştırdığının bir örneklerinden birisidir.

11) Balkan yenilgisi İttihatçılarda tek başına büyük bir imparatorluk olarak kalma düşüncesini zedelemişti. Bu sebeple güçlü bir ülke olan Almanya ile yakınlaşıldı ve 5 yıllık bir dostluk bildirgesi imzalandı. General Liman Von Sanders müfettiş olarak atandı

12) İngilizlerle aramız haliyle bozuldu. Gönüllerini almak için onlara da doğu illerinde adliye, jandarma, tarım vb. alanlarda müfettişlik veriliyor (ülkenin durumuna bakar mısınız!) Aslında amaç doğudaki Rus tehlikesine karşı İngilizleri kullanmaktı. Elbette İngilizler bu oyunu yemediler, gizlice Ruslar ile anlaştılar ve Ruslar böylece doğuyu kontrol etmeye başladılar.

Sonraki yazı burada