1 Kasım 2015 Seçimleri

1147349_1625ab28326ad45dfed72c69af3c24e6

Son seçimlerde az önce sonuçlandı gibi arkadaşlar. Aslında siyasi bir partiyi desteklemesem de yazılarımdan hükümetin demokrasi katliamlarını eleştirdiğimi biliyorsunuzdur. İstediğim daha kültürü yüksek, insanlığa saygılı, ırk/din/mezhep ayrımı yapmayan, kin tutmayan efendim bir ülke işte. Yani bu çok zor olmuyor olmayacakta galiba. Açık bir şekilde AKP zaferiyle biterken yine beklemediğimiz gibi bir seçim sonucuyla karşılaştık.

Elbette beklemediğimiz derken çok önemli bir noktayı atladık. Ben hep seçim sonrası değerlendirmelerimde iktidarın MHP kesimine sürekli milliyetçilik kavramlarıyla saldırdığını fark etmiştim. En büyük baskıyı PKK’yı meclise sokma argümanıyla yapmakla beraber, geçmişteki ülkücü kimlikten uzaklaşma, şehitlere sebep olma, solcularla beraber olma, Bahçeli’nin pasifliği ve zaafları vs. konular sürekli ortaya atıldı. Karşı olarak yine bunlardan oy almak için milli duyguların yüceltilmesi, marşlara şiirlere törenlere dönüşler, bayraklara sarılma, PKK’ya bol bol tehdit savurmalar, şehitliğe saygı vs. argümanları konuşuldu.

İşte bunları değerlendirirken hep MHP kesimini tutmaya çalışan Bahçeli’ye fazla kızmadım. Çünkü ortalık karışık olduğundan yaparsın sert açıklamalar tehditler oyu korursun. Neye dikkat etmedik diye düşündüm. Sonradan anladım. 1 Haziran seçimlerinde MHP oyları nereden aldı? AKP’den aldı. Neden aldı? Muhtemel yapılan açılım sürecinden dolayı rahatsız olduklarından daha milliyetçi duruş sergileyen MHP kanadına kaydılar. Yine %5-6 kesim muhafazakar kürt oyu HDP kanadını destekleyince AKP oyları neredeyse %10 eridi.

Yani MHP tarafından AKP’ye geçiş aslında olmadı. Zaten AKP kanadında açılımın rahatsız ettiği kesim AKP sert çıkınca geri döndü. Biz sandık ki bu MHP tarafına geçenler artık AKP teknesine binmez ve onlara inanmaz. Hiç alakası olmadığını üzülerek hatta bir tokat yiyip uyanarak şahit olduk.

Sonuçta ne oldu? Ülke başkanlık ve anayasa değişimi için AKP ve Tayyip Erdoğan’a yetkiyi vermiş oldu. Cumhuriyet bu gece itibariyle bağımsız, kuvvetler ayrılığına dayalı laik demokratik düzenden, kuvvetlerin tek elden kontrol edildiği başkanlık sistemine geçmiş oldu. Asya ve orta doğu toplumlarının bu tip sistemler ile yönetilmesi çok daha kolay ve verimlidir aslında. Lakin endişemiz şudur; demokratik düşünce ve tarafsızlığın tam anlaşılamaması dolayısıyla dinsel/mezhepsel/kökensel baskıların bozulan devlet düzenlerinde artması. Bu hep böyle olmakla beraber zamanla tek kişinin eleştiriden yoksun halk ve baskıcı politikaları sonucu gittikçe içine kapanması kaçınılmaz olmakta.

Ne diyelim seçimini yaptıysa ülkemiz bizde karşı görüşlerimizi söylemeye ve eleştirmeye devam edeceğiz. Ta ki susturulana ve üzerimiz çizilene kadar. Geri dönüşü olmayan bu tek adam dönemi bizi umarım karanlık çıkmaz sokaklara ve iç karışıklıklara götürmez.

Hukukun Üstünlüğü

Uluslararası yargı indeksi 2015 yılı için yayınlandı;

roli_2015_0.pdf erişimi için tıklayın

Rapora göre Türkiye genel yargı güveni açısından 21 basamak düşerek 102 ülke arasından 80. sıraya geriledi ve hızla aşağılara gidiyor.

Geçen bir arkadaşa “Ülke Zambiya’ya döndü olm” demiştim. Kendisinden özür diliyorum çünkü Zambiya 73. sırada şu anda. Ama yukarıda Allah var Kenya’dan daha iyi bir yargımız var. Bu ortamı sağlayan hükümet yetkililerine ve adalet bakanımıza teşekkürü bir borç bilirim…

Ülkemize Suudi Arabistan ve Libya üzerinden gelen silahları tırlar ile nereye gittiğini bilmediğimiz birilerine gönderen hükümet yetkilileri “yahu bir şeye kalkıştık yakalandık şimdi ne diyeceğiz kamu oyuna?” diye kara kara düşünmesi gerekirken hala pişkin pişkin “onu biz oraya gönderdik efendim” “yahu bu açıklanmaz ayıptır” tarzı cümlelere yöneliyor. Vatan hainliğinin adı sana “devlet adamlığı” olmuş anasını satayım. Telefon konuşmalarında “bir emir verip türbeyi bombalatırım” denmesi vatan hainliğiydi. Haydi o sahte denildi yasal bir şeyimiz elde yok. Bu tır videoları nedir?

Yalan falan da denemiyor (gerçi onu dediler yalanı yani eskiden yok böyle bir şey demişler ve araştırmayı yapanları tutuklamışlardı) ama bir pişkinlik Allah’ım sen bana sabır ver yarabbim.

Ülkede yargı ve güvenilirliği tamamen bitti çok defa söylediğim gibi. Başkanlık gelse ne olur gelmese ne olur adı değişir sadece yönetimin.

Son yazım seçimden evvel oy atacaklar yargı ve ilerideki iç karışıklıkların sorumluluğunu iyi düşünmeliler. 1980 öncesi dönemin iç çatışmaya sürüklenmesinin ana sebebi yargıya güvenin kalmaması, polisin kadrolaştırılması ve herkesin kendi adaleti için silaha sarılmasıydı.

Anlaşılıyor ki kadrolaştığı hem söylenip, hem bunun temizlenmesi için operasyonlar yapan hükümet kendi kadrolaşmalarını ülkeye dayatmakta yargıyı ve adaleti hiçe sayarak birde utanmadan milleti tehdit etmektedir. Önümüzdeki günler seçim sonuçlarıyla gidişatı daha iyi değerlendirebileceğiz bana kalırsa.

Giderayak oy tahminlerimi yapayım;

Akp %44-45

Chp %27-28

Mhp %15-17

Hdp %9-9,5