IV.Murad – Tekrar Devleti Toparlıyor

Önceki yazıya buradan

IV.Murad’ı özetle bitirelim artık. Peşinden “tarikatların oluşması ve durumu” ile ilgili yazıyı mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum.

11) Topal Recep paşa, sipahi zorbalarıyla buluşup “IV.Murad’ın kendilerini öldüreceğini, onu devirip başka padişahı getirelim” diye toplantı yapmıştı. Fakat yeniçeri ağası Köse Mehmed ağa destek çıkmayınca bu darbe girişimi başarılı olmadı.

12) 18 Mayıs 1632’de Topal Recep Paşayı mahiyetiyle beraber çağırdı padişah. Tabi zorbalar kapıda kalmıştı. Padişah veziri görünce “gel beru topal zorba başı!” diye ensesinden tutmuş. Topal vezir “vallahi kabahatim yoktur” demiş, padişahta “bre kafir abdest al” demiş {lafı sokuyor yani ahahah} birden vurun kellesini deyince, cellad orada olmadığından boğarak öldürüyorlar. Kapıda bekleyenlerin de önüne atıyorlar cesedi. Adamların kalbine korku düşüp dağılıyorlar. (yürü be IV.Murad)

13) Daha sonra uzatmadan anlatırsak yine, veziri azam Mehmed Paşa’ya bütün zorbaları temizlemesi emrediliyor. Tek tek temizleniyorlar. Bir dizi düzeltme hareketi derken toparlanıyor devlet. Toparlanma dediysek ele başları, çete liderleri, kabadayıları öldürtüyor. Kim asi, kim lider temizliyor anasını satayım. Yangın çıkıyor, devletin güvenlik önlemleri alamadığı falan tartışılınca kahvehaneleri yıktırıp kapattırıyor. Sigara, esrar, içki yasağı getiriyor. {aslında genel amaç bu kafa tutanları temizlemek, korkutucu bir şekilde halkı yönetmektir. Veriyor ayarı diyelim biz buna. IV.Murad’ın aslında büyük alemci olduğunu da belirtelim. Dediğimiz gibi olay “haydi gtün yiyor ise yapta görelim” demektir}

14) İran kuvvetleri sınırı geçerek Van dolaylarına gelmişti. Sultan Murad etrafını teşvik edip, sükut ile gitmek istiyordu. İznik kadısı hakkında şikayet gelince astırdı.(Yine bilgi verelim normalde bu tip ulema, dini görevli ve yetkililere dokunulmazdı. Elbette IV.Murad kimseyi dinlememiş önüne gelenin kelleyi almıştır) İstanbul’daki ulema bunu duyunca rahatsızlandı. Orduyu bırakıp hızla geri gelip geçmişte şehzadelere kefil olan ve hiç sevmediği şeyhülislamı bu bahaneyle öldürttü (Bu mesela çok büyük olaydır. Yani diyor ki padişah “arkadaş ben din görevlisiydi, peygamber soyuydu, vezirdi, ağaydı dinlemem alırım adamın kellesini”)

15) Revan seferine çıkan padişah zorba olarak kimi bulduysa kimden şikayet olunuyorsa, dolandırıcıları, rüşvetçileri, vezirleri vs. direkt fazla dinlemeden öldürttü. Tabi arada iftiraya uğayanlarda olmadı değil, fakat zaten devlet tepesinde çoğunluk rüşvet ve bir nevi soygunla oralarda olduğundan işte şimdiki gibi bunlar bir güzel temizlendi, herkes elini ayağını bunlardan uzak tutmaya başladı. Revan alınsa da daha dönüş yolunda İran’lılarca geri alındı 1636

16) IV.Murad yaşıtı iki kardeşini de öldürmeye karar verdi. Revan fetihi için düzenlenen bayramda iki kardeş boğuldu. Yine kalan iki kardeşinden Kasım Bağdat seferinden evvel 25 yaşında boğuldu 1638

17) Sonunda Bağdat seferine çıkılıyor. Yolda yine önüne geleni keserek ilerleyen padişah milleti iyice sindiriyor. Bazen bu hiddetinden acele kararlar verip çok değerli komutan ve vezirleri kaybettiği, sonradan pişman olduğu söylenebilir. Neyse Bağdat alınıyor, anlaşılıyor 1638

18) İstanbul’a dönüşten sonra nikristen muzdarip padişah hastalanıp yatağa düşüyor. İçkiyi, eti bırakınca toparlansada 29 yaşında ölüyor 1640

19) 4 erkek çocuğu olan IV.Murad’ın bütün çocukları küçük yaşlarda ölmüştür {sebebini bende bilmiyorum bir salgın olabilir} Tahtın canlı tek varisi abileri gibi yakında öldürülmeyi bekleyen İbrahim’dir.

Sonraki yazıya buradan