III.Mehmed

Önceki yazıya buradan

Devam edelim… Aha tarihi Kanije kalesi savunması kısmına gelmişiz. Mutlaka okuyun tarihi sevmeseniz de bu kısımları çok iyi bir yönetim gösteriyor Hasan paşa hey gidi.

10) Avusturya’da peş peşe başarısızlık geldi Estergon, Vşeyrad düştü 1595

11) Başarısızlık haberleri İstanbul’a gelse de, padişah III.Murad afedersiniz ipimle kuşağım, s…le t..ğım felsefesini benimsediği için aleme devam etti. Derken öldü, yerine de en büyük oğlu III.Mehmed padişah oldu. İlk icraatı 19 kardeşini öldürmek oldu. {tabi 19 kardeşi öldürmesi bir yana, III.Murad alemci ve kadın düşkünü olduğu için bunlar resmiyette görünen daha bir çoğu ortaya çıkamadan öldürülmüştür}. Lakin oda “eğleneyim, sarayda takılayım” havasındaydı. Yeniçeriler ordunun başında sefere çıkmasını istiyorsa da saray ahvali karşı çıkıyordu. Olayları iyice boka sardıran Sinan paşa yine veziri azamdı üstelik. Oda birden ölünce heh heh gelen gideni aratır gibi damad İbrahim paşa geldi. Oda sefere çıkmayın padişahım dese de, yeniçeriler ayaklanıp “Süleyman gibi sefer isteruk” deyince mecbur sefere çıkmıştır.(görüldüğü gibi halk padişahların kötü yönetiminin bilincinde, askeri coşturan ileride bu olacak)

III.Murad

12) Eğri kalesi düşman tarafından ele geçirilmiş, yeniçerilerin derileride canlı canlı yüzülmüştü. Kaleye sefer ile gidilip ele geçirildikten sonra düşmanın canlı canlı derileri yüzüldü. 1596

13) Haçova ovasında haçlılarla savaşıldı. Savaşta Osmanlı birlikleri kaçmaya, çekilmeye başladılar. Dağınık serseri haçlı topluluğu ganimet sandıklarını görünce onlara saldırmaya başladılar. Çadırlarda bulunan ahçı, seyis, hizmetliler vs. kazma, kürek, odunla heh heh bunların üstlerine saldırıyor bir kısmı kaçınca da “düşman dağıldı, kaçıyor” diye bağırıyor iyimi! Kaçan Osmanlı ordusu toparlanıyor bu sayede. (direkten dönüyoruz bir nevi) Hücum edip zafer kazanılıyor. Böylece hezimet birazda şansla Osmanlıya dönmüştür. Fakat padişahımız durur mu? Öteden beri saraya dönmek isteyen “yahu ne yapıyoruz sarayın uzağında oktu baltaydı” diyen III.Mehmed ordusunun moralini bozmuş galibiyeti de hiçe indirmiştir (aferim III.Mehmed)

14) Kanije kaleside alınmıştır fakat sonraki yanlış hamleler çok canda mal olmuştur. Hasan paşa kalede bırakılan bir kısım askerle kuşatılıyor hemen zaten. Yardım istese de, veziri azamımız “benim başka planım var, döncem sana” babında mesaj atıyor. Mesajı “biiiip,biiip” diye telefonuna gelen Hasan paşa ne yapsın? Yazık işte, askerlerin morali bozulmasın diye sahte bir mektup yazıyor mektupta genel anlamda “yettik geliyoruz” yazıyor diye askerlere ve kale halkına moral veriyor. Herkes mutlu oluyor, gülüyo falan. Halbuki gelen falan yok. Çünkü vezir-i azam oldukça yiğit bir paşa olan Hasan Paşa’yı çekemiyor. Orayı ele geçirsinler öldün diye ümit ediyor. (piç Sinan paşa şerefsiz it)

Kanije Kalesi

15) Madem öyle Kanije kalesi kuşatmasını anlatmadan olmaz. Efsanevi Kanije kalesi, Hasan paşanın çabalarıyla  ve muhteşem savunmasıyla hatırlanmaktadır. Kalede üç bin asker ve 200’e yakın atlı birlik vardı. Kalenin önemini bilen Arşidük Ferdinand, 50 bin kişi ve 42 büyük top ile veriyor ayarı. İşte bu kuşatmayı yiyince kale için yardım isteniyor. Vezirimizin ipinde olmadığından “başka yere yardımdayım diyor”, gerçi oraya da yetişemiyor dangalak sığır Sinan Paşa. (Eee hacı sen beceriden yoksun adamları bir yerlere getirirsen, aleme dalıp verilen rüşvetleri adam kayırmayı önemsemez isen olacağı budur) Sonuçta sahte mektupla halkın/askerin morali bozulmasın diye çabalıyor Hasan Paşa. Bu kadar mı? Değil tabi ki ulan anlatıyoruz. Hasan paşa, kaleye girmek için nehir üzerinde yapılan köprülerden birini yaktırıyor, diğerini de çengellerle çektiriyor yıktırıyor. Çamdan da gemiler yapıyor küçük ani baskınlar için. Kale altından yakalanan iki tutsağı sorguladıktan sonra, öldürülmeleri için ağa Ömer beye veriyor. Tabi Ömer beyle daha önce anlaşan Hasan paşa, çakalın adabazarlının en önde gideni. Ömer bey, iki tutsağa “kalede çok asker olduğunu, yardıma gelindiğini” anlatıp hemşeri oldukları için onların eline ekmek verip salıyor. Tutsaklar sevinçle (sazanlar) kaçıp Ferdinand’a durumu açıklıyorlar. Ferdinand duyduklarına hayret edip morali bozuluyor (ulan ne anasının gözüymüş Hasan paşa ama daha durun dahası var)

16)Bu arada İstoni Belgrad düşman eline geçmiş, oranın komutanı Mehmed paşanın kellesi getirilip kale halkına gösterilmişti {burada araya girelim ne oluyor lan falan demeyin. Kale kuşatmalarında çok az bir birlik bile inanılmaz savunma yapabilir arkadaşlar. Önemli olan savaşlarda askerin moralini yüksek tutmaktır. Korku, kaybeden tarafta daha yüksektir genellikle. İşte bu korkuyu yenmek için veya düşmanda bu korkuyu yaratmak için çeşitli yollar hep denenmiştir ve Osmanlının aslında bunu yaratma konusunda üstüne yoktur. Mehter takımının savaş alanına girmeden evvel müziği bağıra çağıra çalması düşmanın kemiklerine işlemiştir. Mesela Osmanlıda Deliler vardı, en önde giden saçlı sakallı iri yapılı kimselerdi, bunlar boynuz boya falan kullanır düşmana sanki yaratıklar geliyor şeytanlar saldırıyor imajını yaratmak içindi. Ve savaşta toparlanması en zor şey dağılan bir ordudur. Ordu, geri çekilmeye başlarsa önünü ancak çok büyük komutanlar alır. Neyse, burada da kale halkına “aha bilmem kimin kellesi, aha kaçanların kolu” diyerek moralini bozmaya, içeride isyan çıkartmaya çalışıyorlar.}. Hasan paşa kelleyi tanımış, fakat onun olmadığını kale halkına açıklamıştı. Fakat bu moralsizliği bir top atışıyla gidermiş, kellelerin asılı olduğu yeri vurup suya düşürmüştü.

17) Belgrad’ı alan Matyas’ta, askerleriyle beraber kaleye takviye olarak geldi. Kaledekilere teslim olmalarını, yardım gelmeyeceğini söylese de teslim olunmayınca şiddetle saldırdı. Lakin moralli kale askerleri iyi karşı koydu, açılan gedikler gayretle geceleri kapatılıyordu. Kale burçlarına kadar gelen düşman askerleri, bir sonuç alamadan döndü. 18 bin asker ve papanın kardeşi de burada yaralanmış ve ölmüştü. Saldırılar durduruldu. Ferdinand kaleyi almak istiyordu, kışında devam edecekti saldırı.

II.Ferdinand (Kutsal Roma İmparatoru)

18) İşte bir taraf canı için ne gerekiyorsa yaparken, saray taraflarında ise “vezir olmalıyım, benim olmalı” diyen adamların iç entrikaları ve padişahın “bugün sarışına mı, esmere mi gideyim yaw?” tercihleri tartışılıyordu. Kalede ise barut sıkıntısı vardı tabi. Hasan paşa düşmandan kalan kibrit ve güherçileri (bir nevi kara barut ham maddesidir) kullanarak barut yaptırdı. Bu arada Hasan paşanın iç oğlanlarından aslen Macar olan iki tanesi kaçtı. Halk “kalenin durumunu anlatacaklar ve saldırı yiyeceğiz” diye çok moralsizleşti. Tabi Hasan paşa ulan bu. “telaş etmeyin ben ders almam, ders veririm” diyerek birilerine atıfta da bulunuyor muydu? Bir düşmanın yakalanmasını emretti, yakalanan askere “iki adam gönderdim kralınızla konuştu mu?” deyince askerde “evet, kalede az asker olduğunu, saldırı zamanıdır” diye söylediklerini anlattı. Çakal Hasan paşa “vurun kellesini” diyerek ağa Ömer beye verdi yine askeri. Ağa Ömer bey askere “bundan evvelki askerleri kendisinin bıraktığını, gönderilen askerlerin yalan söylediğini, askerin çok olduğunu, mühimmatında bir yıl yetecek kadar bulunduğunu” söyleyerek bir ekmek verip gönderdi. Sevinçle geri dönen asker Ferdinand’a durumu anlattı. Arşidükün canı sıkıldı tabi iyice heh heh. Hasan Paşa, birde mektup yazıp, güya serdara gönderecekti. Haberciye mektubu “uygun yerde düşürmesini, haberi de ağızdan göndermesini” söyledi. Mektupta kısaca “düşmana iki güvenilir iç oğlanımı gönderdim, güya asker barut az dedirterek saldırmalarını ve kayıp vermelerini sağlayacağım. Yemekte, barutta bol bol var acele etmeyin amcoğlu” diye yazıp göndertti. Elçi mektubu düşürüp {heh heh} düşman eline geçmesini sağladı. Mektubu okuyan ve tongaya gelen Arşidük, bu kaçan iki iç oğlanın kellerini kestirip “aha işte mesajınızı da yakaladık, ajanlarınızın da kelleri burada” diyerek kale halkına gösterdiler. Tabi kale halkı inanılmaz neşelenmiş ve gülmüştü.

19) Hasan paşa, bir sahte mehtup daha yazarak aynı yolu izledi. (nasıl bir adammışsın olm sen Hasan Paşa) Mektupta “gönderilen erzak ve mühimmatın geldiğini, düşman ordusundaki Macarlarla anlaşıldığını, yakın bir zamanda çift taraftan saldırılacağını vs.” yazıyordu. Arşidük iyice yusuflamış, kafayı yeme noktasına gelmişti. Yanındaki Macarlara güvenmiyordu artık. Sürekli yağmur yağıyor, askerleri firar ediyordu. Ağa Ömer bey, birde donmuş nehirden 300 kişiyle gizlice geçip sert bir baskın yapınca, aynı anda kaledeki topları da Hasan paşa ateşleyince düşman “aha geldiler, aha taraklara geldik dayı” diyerek panikleyerek kaçışmaya başladı. Hasan Paşa kalede 500 kişiyi bırakıp elindeki 3500 yakın askerlere baskına devam etti {yalnız dikkat edin, 3500 kişilik askeri var düşman 70 bin kişi falan ahahhaha} Düşman ordugahı bırakıp kaçtığından barut, top vs. her şeyi bir kısmı da kaleye taşıdı. Kelle getirene ödül deyince de 18 bin kelleyi önüne yıktılar. 1601

20) Bitmedi eheheh, düşman kaçıştı falan fakat bir süre sonra “ne oluyor ulan, takip eden yok bizi bu nasıl baskın” diyerek uzaktaki Ferdinand’ın etrafında toplandılar. Hala şokta olan Ferdinand askerleri toplayıp saldırttı. Hasan paşa yine ele geçirdiği topları çok iyi kullanarak düşmanın anasını ağlattı, hepsini perişan etti. Önüne bu sefer 30 bin kelle yığdılar.

Tiryaki Hasan Paşa Mezarı (Ünye) Orada Da Kanije Kalesi Fatihi Yazıyor Hey Allahım Aklıma Mukayet Ol

21) Ferdinand çadırına askerlerini sokmadı Hasan paşa, oraya top atışı yaptırıp biraz dövünce, Ferdinand zaten meyilli tam topuk yaparak bütün hazinelerini, silahlarını vs. bırakarak kaçtı. Hasan paşa ganimete düşmanı tam temizlemeden dokunulmamasını emretmişti. {haçovadan ders} Sonuçta temizlenen düşman dağıtıldı. Askerler hiçbir ganimete dokunmaması da ayrı bir ayrıntıdır {normalde askerin ele geçirdiği ganimetler hakkıdır, fakat hepsi eşit bir şekilde dağıtılmasını beklemiştir. Buda komutana duyulan güvenin önemini göstermekte}. Bu galibiyet Hasan paşayı vezir yapmıştır. {bu efsanevi savaş gerçektir arkadaşlar. Belki film tadında okudunuz ama gerçek olması inanılmaz yani. Korkuyla yoğurduğu savaşı, mükemmel oyunlarla kontrol eden Hasan paşa inanılmaz bir galibiyet almıştır ve ben bunu kimseden dinlememiştim mesela. Neden anlatılmaz, işlenmez tam filmlik işte ne biliyim al sana 4000 osmanlı filmi. Salak saçma filmler yapacaklarına efsanevi bir şekilde gerçeği neden çekilmez bilinmez anlamak mümkün değil}

22) Baya uzattık sonunda Avusturya’yla savaşlar devam etmiş (14 yıl) sonunda da anlaşma yapılmıştır. Bu savaşlar Osmanlının gücünü yitirmeye başladığı savaşlardır. Ekonomik buhranları ve isyanları beraberinde getirmiştir.

Sonraki yazıya buradan

I.Mehmed ve Oğlu II.Murad

Önceki yazıya buradan

I.Mehmet Devri – Osmanlı Toplanıyor

1) Çelebi Mehmet imparator olunca Bizans ve Sırplara söz verdiği yerleri veriyor. Balkanlardaki ülkelerle, Venedik ve Cenevizlilerle de sulh yapıyor. Fakat Karamanlılar yine kaşınıp saldırınca hatta Bursayı kuşatıp şehri yağma edince oraya sefere çıkılıyor.

2) İzmir alınıyor 1414. Karamana sefer yapılıp üstüne gidiliyor. Tabi korkan karaman hükümdarı hemen anlaşıyor asker ve vergiyle yırtıyor 1415.

3) Venediklilerle bir yıl deniz savaşı yapıldı, sonunda anlaşıldı

4) Macarlarla kısa savaşlar oluyor 1414-1419

5) Anadoluda Şeyh Bedreddin ayaklanması çıkıyor. Bu arada Timur ölünce oğlu esir aldıkları Mustafayı serbest bırakıyor. Mustafa Bizansla anlaşıyor, oradaki beyliklere de vaatler verip destek topluyor. Şeyhin isyanı bastırılıyor, Mustafa kafa kola alınıp yeniliyor. Kaçıp Selanik’e saklanıyor.

6) I.Mehmed, yardım eden eflaka saldırıyor bazı yerleri de alıp geri dönüyor. Kocaeli etrafına saldırıldı. İstanbul’un kuşatılmasından korkan Manuel elçi gönderiyor.

7) I.Mehmed avlanırken kalp krizinden ölüyor. Öleceğini anlayınca oğlu Murad’ı getirtip imparator ilan ediyor. Diğer iki oğlunun Bizansa gönderilmesini vasiyet ediyor. Murat gelmeden padişah ölüyor, halktan bu saklanıyor. 1421

II. Murad Devri – 1421

1) II.Murad’ın üç kardeşi vardı. Mustafa Karamanlılara kaçıyor. Diğer iki kardeşini, babasının vasiyetine uymayarak Tokat’a hapsettiriyor.

2) Bunun üzerine Bizans hapsettikleri Mustafa çelebiyi çıkarıp rumeliye gönderiyor Selanik’ten. Orada birlikleri organize ediyor. Kendinin çelebi Mehmetin kardeşi olduğunu söylüyor. Kuvvetler ona inanarak tarafına geçiyor. Edirne alınıp imparatorluğunu ilan ediyor. 1421

3) II.Murad, veziri Beyazıd paşayı üstüne gönderiyor. Fakat savaş öncesi sağ ve sol kanatlar Mustafa çelebiye geçince oda teslim olmak zorunda kalıyor. Mustafa çelebi, Beyazıd’ı yanına alsa da ertesi gün hemen öldürtüyor. Mustafa’nın karnındaki yarığı gösterip beyleri ikna ettiği söyleniyor. Savaşı kazanınca tekrar Edirne’ye gidip imparatorluğunu ilan ediyor.

4) Bizans kralı Manuel, Mustafa çelebiden anlaştığı Geliboluyu istiyor. Mustafa burayı vermeyince, II.Murad’a gidiyor. Fakat ağır şartlar isteyince (şehzedeleri istiyor, ki neden istediğini anlamışınızdır) anlaşamıyorlar.

5) II.Murad, birlikleri toplayıp savaş hazırlığı yaptı. Bunu öğrenen Mustafa çelebi birlikleri hazırlayıp anadoluya geçti. II.Murad casusları ve beyler aracılığıyla Mustafa’nın aslında düzmece olduğu iddiasını yaydı. Mustafa çelebi’de casusları aracılığıyla askerlerinin kendisini savaşta terk edeceğini öğrenince kaçtı. Edirne’ye gitti 1422

6) Peşinden gidilip Mustafa yakalandı. Normal bir insan gibi asılarak idam edildi. Cesedide çürüyene kadar asılı bırakıldı.

7) II.Murad, Tokatta yaşça küçük olan iki kardeşinin gözlerine mil çektirtip Bursa’da oturttu.

8) Manuel, korkarak elçi gönderdiyse de elçiyi kabul etmedi, İstanbul kuşatıldı 1422

9) Bizans panikleyip, II.Murad’ın biraderi Mustafayı karamandan getirtip “yaparsın sen, aslansın, kaplansın, pumasın” diyerek anadoluya gönderdi. II.Murad hemen kuşatmayı kaldırtıp anadoluya hareket etti.

10) Vezirler arasındaki mücadele dikkati çekiyor. Şimdi ve sonrada devam ediyor bu. İki vezirin gazıyla hatırlayın, Beyazıd paşa savaşa gönderilmiş orda da askerleri karşıya geçince teslim olmak zorunda kalmış ve öldürtülmüştü. II.Murad çok zor durumda kalıyor bu sebeple

11) Candaroğulları alınmış, Bizansla da vergi ve asker karşılığı anlaşılmıştır.1424

12) Karamanda taht kavgası çıkıyor. Fırsatı değerlendiren II.Murad, bir tanesini destekleyip bazı yerler karşılığı anlaşarak onu bey yapıyor. {biz yapınca tabi mükemmel dış siyaset, Bizans yapınca Bizans oyunu oluyor}1424

13) Amasya, Çorum, Tokat ve Osmancıktaki Türkmenler buralarda kargaşa çıkarmışlar, soygunlar yapmışlardır. Bunların dört baş beyi öldürülmüş Türkmen erkeklerinin hepsi katledilmiştir 1427 {ya siyasi olacak belki ama dersim denilen yerlerde benzer oyunlar daha öncede yaşanmış yani. Dersimde kürtlerin olduğu bile tartışılır. Dayımın tezi vardır bazı yerlerden de duymuştum kürtleştirilen aleviler diye. Genelde bu yöre insanları zamanla kürtleştirilmiş. Nasıl olmuş nereden kaynak kitap verebilirim ama tabi okumak isteyene. Bende aslen şu an Tunceli dediğimiz yerde pek kürtlerin olduğunu düşünmüyorum. Çünkü kürtlerin o bölgelere göçünün yakın zamanda elle tutulur sebebi yok. Kürt göçünün ana sebebi kesinlikle ekonomiktir. Bizim oralarda ise ekonomi yoktur, tarım vardır. Tarım için o kadar kürt oralara göçeceğine, daha verimli batı topraklara göçmelidir bana kalırsa. Zaten kürtleştirme tezi de, yakın tarihte yapılmış, çokta başarılı olmuştur. Dersim isyanı ve bastırılmasının tarihte kürtlerle ilgisi yoktur, alevilerle ve türkmenlerle ilgisi vardır. Tartışmak isteyen bana özel mesajdan ulaşabilir. Neyse resmi tarih diyoruz ya işte burada da bu tarihten fazla sağa sola sapmak pek doğru olmayacak. Çünkü o dönemdeki olaylar biraz karışık ve Osmanlı tarihini ilgilendirse de işin karanlık tarafları ve konuşulması gereken yer burası değil.}

14) Germiyan beyinin çocuğu olmamış ölümünden evvel ülkeyi Osmanlılara bırakıyor 1428

15) Selanik alınıyor 1430. Venedikliler karşılık olarak Çanakkale kıyılarına saldırdırlar. Sonradan II.Murad sulh yaptı 1431

16) Eflak despotu Vlad Drakul ile Sırp despotu Brankoviç el altından çalışmalar yapıyorlardı. II.Murad, Vladı askerlerle beraber Macarların üstüne göndererek aradaki gerilimi artırmayı düşünüyordu. {ne kadar ilginç lan bizde koreye, ırağa, afganistana falan gitmişiz ya birisinin istekleriyle benzer değil mi} 1432. Sırplarında üstüne giderek onları vergiye bağlamış. Ayrıca kızı Maria’yı almış fakat yaşı çok küçük olduğu için daha sonra alınmış 1435

17) Macarlarla Tuna nehri dolaylarında savaş yapılıyor. Macar ordusu dağılıyor 1432. Buradan istifade Karamanlılar yine arkadan saldırıyor. II.Murad çok sinirleniyor ve üstüne yürüyor. Çok korkan Karaman beyi elçilerle anlaşıyor tekrar 1434. {aslında alacaklar akıllarını da batıdan gelecek tehlikeye karşı asker azlığı olabilir, bu sebeple hep anlaşıyorlar çünkü Karamanlılar da kuvvetli bir birlik}

18) II.Murad orduyu toplayıp Macarlar üstüne yürüdü. Sırp ve Eflak askerlerinin rehberliğinde ilerlendi. Fakat Macarlar şehirleri bırakıp kaçmışlardır. II.Murad bırakılan yerleri almadan geri döndü 1437

19) Belgrad kuşatılsa da alınamamıştır 1439

20) Macarlı büyük komutan Jan Hunyad bir muharebede başarılı oluyor ve aldığı esirleri de öldürüyor. Bunun üzerine üstüne büyük bir Osmanlı ordusu gönderiliyor. Fakat buda kötü komutadan dolayı savaşı kaybediyor {işteeee borunun zart dediği nokta arkadaşlar, büyük bir asker olan Beyazıd paşa, diğer iki vezirin entrikalarıyla gereksiz yere ölüme gönderilmişti hatırlayın, hatırlayın ulan. İşte bu “ben üst mevkiye çıkayımda gerisinin koy götüne” düşüncesinin sonuçları uzun vadede bakın nerelere gidiyor. Aferim ikinci vezire ve diğerine adlarını hatırlayamadım aferim olm. Bence ölen bütün askerlerin hakları geçmiştir}1442. Jan Hunyad bu savaşı da kazanınca ünü artıyor ve bu gazla etrafında haçlı ordusunu toplanmaya başlıyor. Eflak, Sırp, Alman beylikleri, Fransa, Belçika ve Karamanoğlu beyliğide! {tarihte bazı haçı seferlerine, çıkarları uğruna katılan müslüman birlikler vardır ve sanılanın aksine baya fazladır aslında özellikle araplardan} buna katılmıştır.

21) 1443’te Haçlılar Osmanlı topraklarına girip Osmanlı ordusunu mağlup ediyorlar. Bu sırada II.Murad Karamanın üstüne yürüyüp onları yeniyor ve anlaşma yapıyor. {tarihte yazmasa da yine alternatifinde rumeliden büyük haçlı ordusu gelirken ne diye karamanla uğraştığının tam anlaşılamadığını görüyoruz. Düşünce, Karamanlılara sığınan şehzadelerden birisi olabilir. II.Murad, bir şehzadenin etrafında toplayacağı ordunun çok tehlikeli olacağını görmüş bu sebeple oraya saldırmış olmalıdır. Tabi kesin değildir.}. Hızla rumeliye doğru gitmiştir.

22) İzladi’de düşmanla karşılaşan II.Murad yenilmiştir. Fakat vaktin kış olması ilerlemeyi engellemiş, haçlılar hazırlık için geri dönmüştür. II.Murad, kızgın bir şekilde Edirne’ye döndü. {şimdi burada bir önemli not ekleyelim. Yıl 1443. Yani 10 yıl sonra İstanbul’un fethinden önceki duruma bakarmısınız. Yani aslında tarihte bizim öğrendiğimiz yükselme dönemi öyle pek yükselerek geçmiyor. Tam tersine bu yıllar, hatta Kanuni dönemi oldukça buhranlı dönemler. Yükselmeyi biz toprak almaya indirgediğimiz için milletçe öyle görünüyor tabii ki. Kabul etmek lazım ki Osmanlı her yıl ya doğuda, yada batıda savaşmış. Buda halkı çok yormuş ekonomiyi sefer olsa da zedelemiş. Yine Fetret devrinin atlatıldıktan sonraki kısa dönem en kritik yerler Osmanlı adına. Haçlı ordusunun bizi mağlup etmesi kırılma noktasıdır. Çünkü eğer devam edebilseydi, Osmanlı büyük ihtimal yok olacaktı. Tabi hemen akla neden devam etmediler geliyor. Şimdi onuda anlatalım. O zamanlar savaşlar bahar sonu başlıyor. Yani havalar ısınınca hazırlıklar başlıyor. Ordu yaz başı sefere veya savaşa çıkıyor sonbaharda havalar soğuyunca seferler bitiyor geri dönülüyor. Bunu bilen Macar komutan Jan, kurnazlık yapıp haçlı ordusunu yaz başında değil sonbaharda hazırlıyor. Yıllarca yaz sonu savaşı bitiren ve evine dinlenmeye giden Osmanlı askeri bir bakıyor ki dinç, yeni bir ordu. Fakat dezavantajı haçlıların savaşın kazanılmasına rağmen ilerleyememesi. Çünkü savaşı kışın yaptıkları için, galip gelseler de pek bir şey ifade etmiyor toprak kazanma adına. Şimdi II.Murad, her yıl doğuda ve batıda savaştığını söyledik. Yani diken üstünde bir yerde artık. Batıda haçlılara da yenilince bunalıma giriyor adeta. Osmanlı tekrar dağılabilir. Tabi temelli olarak. Şimdi bu bunalımlı döneme devam edelim canlandırdık o yılları}

22) Karamanlılar yeniden saldırıya geçince II.Murad adeta çıldırdı. Haçlıların yanında saldıran Karamanlılara karşı dört ulemadan “sefer yapılması caizdir” fetvası alınarak üstlerine gidildi. Tabi fetva neşe içerisinde verilmedi, ayrıca karaman soyundan onlara bağlı insanları da içeriyordu. Fetvayı alan Osmanlı askeri Anadoluya girdi. Korkan Karaman beyi karısı II.Murad’ın kardeşini gönderip sulh istedi. Haçlılar saldırdığı için kabul edilip anlaşıldı rumeliye hareket edildi 1443. Haçlılar rumelide başarılı faaliyetler yapınca Karamanlılar yine saldırdı {nasıl ayar oldum yine Karamanlılara lan ama sonları kötü olacak} 1444.

23) Haçlılar dinlenip kıştan sonra gelmek için geri dönünce, tırsan II.Murad Jan Hunyada elçi gönderdi ve sulh istedi. Yapılan girişimlerle Macar ve Sırplara toprakları geri verildi. On yıl barış kabul edildi. Fakat Papa ve bazı devletler muahedeyi kabul etmemesi için onlara baskı yaptılar. Lakin, Macar ve Sırplar isteklerini aldıkları için anlaşmayı yeminle kabul ettiler 1444.

24) Karaman üstüne ulemalardan aldıkları fetvalarla yürüyen II.Murad, anadoluya gerçek anlamda girmiştir. Ele geçirdikleri yerleri yakıp, yıkmış, değerli ne varsa talan etmişler, kadınlarada tecavüz etmişlerdir. Karaman, elçilerle anlaşma istedi, haçlı ordusu sebebiyle II.Murad anlaşmayı kabul etti. Geçilen yerler Karamanlılara tekrar bırakıldı. Bu yerlerde bir yıl sonra yüzlerce kız/erkek çocuk (babasız) doğmuştur.

25) II.Murad, geri dönmeyip Bursa’ya giderek padişahlığı tek oğlu Mehmed’e bırakmıştır (1444). {Padişahlığı bırakan tek padişahtır. Tabi neden bırakmıştır anlattık. Ülke o kadar buhranlı durumdaki her yerde sürekli savaşlar çıkmıştır. Zaten çok fazla devlet işleriyle ilgilenmemiş vezirlerle takıldığı için pek tutulan bir padişah olmamıştır. Aldığı bu kararla tam anlamıyla sçmıştır bana kalırsa. Allahtan sıvamamış geri dönmüştür}

26) Henüz 13 yaşında ülke başına geçen Mehmed’in bu durumu etrafta yankı buldu ve heyecan yarattı. Papa, bu büyük fırsatı kaçırmamak için Macar kralını ikna etti. Jan Hunyad’a da bulgar krallığı vaat edilince dayanamayıp antlaşmayı bozdu. Bizans haçlıları desteklese de korktuğu için pek katılamadı. Sadece çelebi Mehmetin oğlu Orhanı karışıklık için salsa da başarısız oldu. Karamanlılar yine koyun/oyun işine girerken haçlılarda toplanmaya başladı. Venedikliler savaşta gemilerini haçlılara kiraladılar. Sadece sırplar topraklarını geri aldıkları için antlaşmayı bozmayacaklarını açıkladı. {sırp falanda adamlara helal olsun amcoğlu, ankara savaşında da savaşmışlar burada da iki ediyor bakın}

27) Durumun boka sardığını gören baş vezir Halil Paşa {ki namı değer vezir Beyazıd’ı savaş gönderen bunun babasıydı sanırım neyse} II.Murad’a giderek tekrar devletin başına geçmesini istedi. Oda teklifi kabul edip orduyla hızla rumeliye geçti. Geçiş zor oldu, cenevizliler ile geçilirken Bizans taş attı olaya. Mehmet, bu tahttan inme olayını hiç sevmediği gibi Halil Paşayad’a çok kızdı.

28) Varna’da karşılaşan iki orduda haçlılar sayıca üstündü. Savaşta sağ ve sol kanatları bozulan Osmanlıya karşı heyecanlanan Macar kralı ortaya taarruz etti. Büyük komutan Jan Hunyad kanattan engellemeye çalışsa da yetişemedi. Macar kralının etrafı sarıldı ve öldürülerek kafası bir mızrağa geçirildi birde bağırıldı muhtemelen “ağğğğğh diye” mnkym. Krallarının kafasını mızrakta gören askerler dağılmaya başladılar. Jan, askerlere “biz kral için değil dinimiz için buradayız” dese de ordu dağıldı 1444

29) Savaştan sonra herhangi bir tehlikeye karşı yine tahtta kalan II.Murad, bir tehlike olmadığını görünce, tahtı yine Mehmed’e bıraktı 1445.

30) Mehmed, akıl hocası Zaganos paşa ki kendisi osmanlıda üst mevkilerdeki ilk devşirmelerdendir, neyse onun etkisiyle bir İstanbul seferi düşünüyor. Halil paşa ise buna karşı çıkmıştır. Edirne’de bir yangın sonrası yeniçeriler ayaklanınca, ekonomide kötüye gidince {bunların Halil paşa tarafından yapılma ihtimalinden söz edilir öldürülmemek için} Halil paşa devlet erkanı kararıyla II.Murad’a gidip onu tekrar padişah görmek istemiştir. Bu gizli olayı av sırasında öğrenen Mehmed buna sebep olan adam Halil paşaya iyice kin gütmüş, İstanbul’un fethinden sonrada öldürtmüştür.

31) Jan Hunyad, haçlı yenilgisini unutturmak için kuvvetleri tekrar topladı. Almanyadan, Polonyadan, Arnavutuktan, Eflaktan birlikleri oluşturup saldırdı. Aralarına katılmayan Sırplarada saldırıp kosovaya geldi. II.Murad ile II.Kosova savaşı yapıldı 1448. Osmanlıda, Karamanoğlundan yardımcı birliklerde vardı. İki orduda 80-100 bin civarındaydı. Savaş üç gün sürerken düşman hilal taktiğiyle devrilmiştir. En kritik anında Halil paşa tarfından satın alınan Eflaklar Osmanlıya geçmiştir. Jan kaçmış, orduları dağılmıştır.

32) Dülkadirin kızı Sitti Mehmed’e alındı ikinci karısı oldu (ilki gülbahar) 1449

33) Kalp krizinden II.Murad öldü 1451. 48 yaşında ölen padişah, iyi niyetli yapıcı bir padişahtı. Ölmeden taht bırakan tek padişahtı. Ölmesiyle taht oğlu Mehmed’e kaldı.

Sonunda geldik İstanbul’un fethine. Şimdi yazacaklarımızın kaynakları yine bu kitap ve İlber hocanın bir kitabı ve Halil Hocanın “Fatih devri üzerine tetkikler ve vesikalıklar” kitabı olacak. Bu sebeple pek yanlış bilgi verileceğini sanmıyorum.

Sonraki yazıya buradan