II.Selim

Önceki yazıya buradan

II.Selimin Tahta Çıkışından 1699 Karlofça Anlş. Kadar

1) Belgrad’a gidince yeniçerilere cüluslarını ödemişlerdi fakat hepsini ödeyememişlerdi. Bunun üzerine çeriler toplanmış, İstanbul’da sarayın kapılarını kapatmayı planlamışlardı {buralarda bile, yeni dünya hakimi ve zengin toplumda bile çerilerin isyanını görüyoruz}. Edirne girişinde ilerlemeyip vezirleride tartaklarlar. Önlerine de katarak saraya geldiler. Padişah “paraları verilsin” deyince ancak saraya girebildi.

2) Sakız adası 1568’de alındı ve gözler Kıbrıs’a çevrildi.

3) Venedik elinde olan Kıbrıs, akdenizde alınmayan büyük bir adaydı. Veziri azam Sokullu Mehmed Paşa bu saldırı ilerde batıda guruplaşma yapacak diye çekincedeydi. Ona aleyhtar olan Lala Mustafa paşa ve yahudi Yasef Nasi teşvikleriyle fetva alınıp, şarabıyla meşhur Kıbrıs’a girildi. Venedik papa ya yardım için gitti, Osmanlıyı da yoklayıp barış yaptı fakat saldıracaklarını anlamıştı.

II.Selim

4) Alman imparator Maksimiliyan yeni barış anlaşması yapmıştı. Ayrıca Papa, Floransa dukasına “büyük duka” ünvanı verince küsmüştü. Bu sebeple “Ben karışmıyorum amcoğlu, işim var” dedi. Fransa kralı ise “sksen saldırmam” modundaydı. Zaten Osmanlıyla dostluğunu pekiştirmesi lazımdı {almanlar sebebiyle}. Katılmayı reddettiği gibi, olanları Padişaha anlattı. {burada Osmanlı Fransa’yla ilişkilerini iyi tutup bazı tavizlerde vermişti, çünkü çıkarları bunu gerektiriyordu}. İran’la da anlaşma sağlanamadı, çünkü Şahkulu Han Osmanlıyla anlaşmıştı {burada dikkati çeken nokta İran’la da görüşülmesi. Tarihte çıkarları gereği haçlılarla, daha doğrusu hristiyanlarla birçok görüşme yapılmıştır. Yani çıkar neyi gerektiriyorsa o görüşülüyor müslüman hristiyan denmeyip. Osmanlı zayıfladığında ise isyan veya saldırı yapmışlardır neyse anlatırız inşallah}.

5) İspanya, Papa, Malta bir kuvvet oluşturup gemilerle yardıma gelseler de fırtınaya yakalandılar ve geç kalıp çekildiler. Magosa kalesi bir yıllık kuşatmadan sonra alındı. Konya, Kayseri vs. tarafından göç aile getirildi, yine buradakiler (300 aile) anadoluya nakledildi.

6) Bu olaydan sonra Papa gayretle donanma yapmaya çalıştı. 278 gemiden oluşan donanma ile yine 240 gemiden oluşan Osmanlı donanması İnebahtı’nda savaştı. Savaşı kaybeden Osmanlı donanması dağıldı. Ulu Ali paşa gemileriyle kaçtı. Savaşı kazananlar törenlerle Roma da karşılanırken, abideler, gösteriler düzenlendi. Tekrar sefer için toplantılar yapılsa da anlaşamadıklarından dağıldılar {kazanılan zaferden sonra bile anlaşamıyorlar hala hristiyanlar dikkat}

İnebahtı Savaşı

7) Mağlubiyetten sonra bir nevi gaza gelen Osmanlılar, altı ayda 200 gemi yapıverdiler. Savaştan sonra salınmayan Venedik elçisi “acaba barış imzalanır mı” diye Vezir Sokullu’yu yakalamış, oda tarihi “biz sizden Kıbrıs’ı aldık kolunuzu kestik, siz bizim donanmamızı yenerek sakalımızı kestiniz. Kesilen kol bir daha çıkmaz, lakin traş edilmiş sakal daha gür çıkar” demiştir. {venedik elçisi de altına sçmıştır herhalde heh heh ve Osmanlı döneminin nasıl kuvvetli ülkesidir ki 6 ayda bir donanma daha yapmıştır görüyorsunuz}

8) Yazın gelmesiyle 250 gemiyle yola çıkan kaptanı derya, Venedik taraflarına gitti. Bir yıl evvel Osmanlı donanması yokolduğu için vur patlasın çal oynasın takılan Venedikliler, 6 ay sonra 250 gemiyle limanda Osmanlı gemilerini görünce şaşırmışlardır. Kaçıp donanmayı toplayıp gelseler de, saldırmak için büzük yememiş ve “bunları yine yensek, seneye 750 gemi gelirler mnkym” diyerek barış için elçi göndermişlerdir. Barış ile Kıbrıs alınmış, vergilere de devam edildiği gibi Zanta’nın vergisi de beş misli artırılmıştır. Arnavut sahilindeki Sobot, Sopota kaleleri toplarıyla, Kilis etrafındakiler madenleriyle beraber alınıyordu. Tarihçi Hammer “bu muahedenin şartları nazar-ı dikkate alınacak olunursa, İnebahtı muharebesini Türkler kazanmış zannolulur” demiştir. {yine burada son dönemde “Osmanlı savaştı, ama masada kaybetti” vb. sözleri duyuyoruz. Bunun salaklıkla, beceriksizlikle pek ilgisi yok. Dünya konjüktüründeki yerin neyse ona göre sen kazanıyorsun. İnebahtında kaybeden Osmanlı, gücünü kullanarak kazanmış gibi anlaşma yapıyor. İlerde tersi olacak tabiki. Kazanırken sırıtarak milletin adasını madenlerine el koyarsan, ilerde zayıflayınca ülkene yabancılar üs kurar işte bu işler böyle hacı}

9) Yemende bir ayaklanma oluyor. Aslında Yemen işi biraz karışık. Özetlersek, Yemen alınıp Rıdvan paşa beylerbeyi yapıldı (1565). Daha önce araları açık olan Mahmud Paşa, para dökerek (rüşvet ile yani) Mısır beylerbeyi olduktan sonra buranın büyük olduğunu söyleyerek ikiye ayırıyor. Başına da başkalarını getiriyor. İşte fırsattan istifade isyanla buralar elden gidiyor falan. İbnelikler diz boyu, o onun adamı, bu bunun adamı derken Sinan Paşa torpille buraya geliyor, düzeni sağlayıp bu sayede divana 7. vezir oluyor. Çok karışık ve rüşvetler döndüğünden yazmıyorum merak eden okuyabilir {allah belanızı versin emi}

Rüstempa Camii Sapanca

10) İnebahtında yenilince İspanyol amiral Don Juan Tunus’a geçti. Daha önce Turgut reis, son Tunus sultanı Mevlay Hasan’ı maymun edip buraları almıştı hatırlarsanız. İşte, daha önce tahta geçmek için babasının gözlerini oyduran Mevlay Hasan, İspanyollarla işbirliği yapıp buralara saldırdı. Lakin, Don Juan “buna güven olmaz lan” diyerek onu ailesiyle beraber Napoli’ye gönderdi, yerinede kardeşini kral yaptı. Sonraki sene buralara saldırılıp geri alınmış, başada Ali Paşa getirilmiştir (1575)

11) Osmanlıda bu dönemde kanal açma çalışmaları yapılmıştır. {ki bu çalışmalardan anlıyoruz ki tepedeki bazı adamların kafaları cidden çalışıyor}. Portekizlilerle hint okyanusunda dalaşmalar sebebiyle Akdenizdeki donanmanın oraya geçirilmesi projesi yapıldı. Suveyşte incelemeler yaptıran sokullu Mehmed paşa sonradan destek göremeyip projeyi iptal etti. Aslında birde Don-Volga arasındaki bağlantıyı yapmaya çalışan Sokullu, burada da Kırım hanının ayak oyunları sebebiyle vazgeçti. (Sokullu döneminin çok ilerisinde bir vezirdi) Padişah hatta bir sonuç elde edilemeyince “paralarını senden almalı” diyerek çıkıştı. Yine 1591 yılında ciddi olarak Marmara-Karadeniz birleşmesi düşünüldü. Koca Sinan Paşa oraları inceledi, rapor edip birleşmesi gerek noktaları tespit etti, taşınacak köyleri tespit ettirdi. Fakat vazgeçildi, çünkü Koca Sinan paşayı çekemeyenler padişahı sürekli fitleyip vazgeçirdiler. Yine ondan önce Mimar Sinan da buralarda çalışmıştır. Hatta Sapanca’da bir yaz kalmış camide yapmıştır. Ben ilkten inanmamıştım ama meğerse bu sebeple gelip camide yapmış adam ve sapancalılar bunu bilmez. {şu sonuç çıkıyor, birisi söylemişti sanırım Atatürk “tarihte en çok kahraman, en çokta hain çıkaran millet biziz” diye, aynen doğrudur. Muhakkak başka ülkelerde de vardır, fakat tarihsel konumumuz ve şimdiki yerimiz haklı çıkarıyor cümleyi. Yakın tarihe ben bir geleyim zaten, nasıl yardırıcam okursunuz burdan}

Sonraki yazıya buradan