Yakın Siyasi Tarih – VIII

Önceki yazı için buradan

17) İsyanların suçu muhalefetin politikalarına atıldı ve Şeyh Said isyanı bastırıldı. 29 Kişi 29 Haziran tarihinde idam edildi. Muhalefet Terakkiperver partisi isyanı desteklediği için 3 Haziran’da zaten kapatılmıştı.

18) Haziran 1926 yılında İzmir’de Mustafa Kemal’e bir suikast ihbarı sonucu bir çok kişi tutuklandı. Aralarında dokunulmazlığı bulunan milletvekilleri de vardı. Ankara’da Kazım Karabekir Paşa’da tutuklanınca İsmet Paşa bu tutuklamaya karşı çıktı. İzmir’de kurulan istiklal mahkemesinin bu kararını engelledi. Mahkeme bunu haber alınca İsmet Paşa’yı tutuklattırdı! (İsmet Paşa’nın başbakan olduğunu hatırlatalım yani mahkemenin kuvveti garip elbette daha doğrusu bizim insana yetkiyi verince böyle oluyor) Mustafa Kemal araya girerek “çocuk musunuz olm? Adam gibi yapın davanızı” diyerek bu tutuklamayı bozdu.

20150731_171728

19) Görülen davada 49 kişiden 15’i idama mahkum edildi. 5’ini Mustafa Kemal affetti. Davayla ilişkisi olanlar kısa sürede siyaset ve ordudan uzaklaştırıldı. Muhalefettekilerden bazıları eski İttihatçılar ile ilişkileri olduğu ortaya çıkmıştı. Bunlar sürgün edildi ve uzaklaştırıldı. Bu olay aktif olarak tek parti döneminin başlangıcı oldu 1927

20) 1929 yılında Dünyada çıkan büyük ekonomik buhran ülkeyi etkiledi. Yapılmaya çalışılan devrimlerin etkileri, baskıları ve denetimsizlik, ülkedeki hoşnutsuzluk, iktisadi politikaların tam gerçekleşmeyişinin sebebini Mustafa Kemal notlarında “alttan gelen muhalefetin olmayışı” na bağlıyordu

Serbest Cumhuriyet Fırkası Partisi (Beyaz Elbiseli Olan Adnan Menderes)

21) İlk meclis zamanında istifa eden Fethi Bey Paris’ten Mustafa Kemal tarafından çağırtılmış ve bir muhalefet partisi kurması istenmişti 1930 Fethi Bey İsmet paşadan çekinse de partiyi kurma faaliyetlerine başladı

22) 12 Ağustos 1930’da Serbest Cumhuriyet Fırkası kuruldu. Bazıları kendi istifa ederek bazıları da Mustafa Kemal’in muhalefete geçmelerini istemesiyle istifa ederek bu partiye kayanlar oldu.

23) Mustafa Kemal İsmet paşayı bunun gerekliliği konusunda ikna etmişti. Fakat yumuşak ve denetçi bir muhalefet istiyorlardı. Fakat parti kurulduktan sonra mevcut durum ve sistemi istemeyen herkes bu parti etrafında toplanmaya başladı.

24) Partiye cumhuriyet karşıtları sarılınca Mustafa Kemal desteğini çekti. Fethi Bey’de 17 Kasım 1930’da yani sadece 3,5 ay sonra partiyi kapattı. Mustafa Kemal muhalefeti istese de notlarında “Tarihte özgür bir düşünce ve kişilik bilincine hiç bir zaman ulaşamamış halk kitlesiyle bunun yapılamayacağını gördüğünü” özet olarak dile getirmiştir.

25) Ekonomik kriz dolayısıyla (ileride iktisadiyi anlatacağım) yeni bir kalkınma planı yapılmasına karar verildi. Sanayi istenilen düzeyde gelişmiyordu.

26) Mustafa Kemal bu kalkınma politikalarında devletçi fakat özel teşebbüsün girişimlerini destekleyen, İsmet Paşa ise özel teşebbüsü çok desteklemeyen ama yine devletçi bir yapı istiyorlar. Hal böyle olunca 20 Eylül 1937 yılında İsmet Paşa istifa ediyor. Mustafa Kemal gibi bir politika isteyen Celal Bayar başbakan oluyor

20150731_171835

27) İsmet İnönü siyasetten uzaklaşıyor. Fakat Mustafa Kemal’in hastalığı yeni bir cumhurun seçimini gerektirmekte. TBMM’in kadroları değişmediğinden bazı muhaliflere rağmen 10 Kasım 1938 yılında İsmet İnönü cumhurbaşkanı seçiliyor.

28) Bazıları muhalefet edilen Latin Harf ve kadınların seçim hakkı gibi konuların Mustafa Kemal’in ölümüyle kaldırılabileceğini dillendiriyor fakat İsmet İnönü bunların devamı talep ediyor. (Buradan aslında devrimsel değişikliklerin meclis bünyesinde bile tam olarak kabul edilmediğini ve sadece Mustafa Kemal’in otoritesiyle yürütüldüğünü göstermekte)

29) Celal Bayar geçmişte kendisine saygılı davrandığı için ona hükümeti kurma yetkisi veriyor. Kendisini siyasetten uzaklaştıran dönemsel bazı vekilleri ise tasfiye ediyor.

20150731_171911

30) 1939 yılının başında bazı yolsuzluk davaları açılıp suçlamalarda olunca 25 Ocak 1939’da Bayar istifa ediyor (yani o zamanlar onur ve şeref varmış sanırım şimdiki gibi değil)

31) 26 Mart 1939 yılında tekrar seçimler yapıldı. İnönü yine kendisine muhalif olan bazı kişileri vekil yaptırmamıştır. Muhalefet ihtiyacını ise 29 Mayıs 1939’da kurulan ve 21 kişiden oluşan bir “müstakil grup” yapacaktır (lan başkanı İsmet İnönü olan grup nasıl muhalefet yapacak eheh) Grup beklendiği gibi hiç bir şeyi eleştirmeyerek tarihe geçti 🙂

Buradan resmi gazeteleriyle koyuyorum arkadaşlar bunları da başka yerde bulamazsınız olm söyliyeyim.

Devamı için buradan

Yakın Siyasi Tarih – VII

Eski yazı için buradan

Lozan şöyleydi böyleydi diye ayrıntıya girmiyorum zaten kocaman ciltler dolusu anlaşma. Neden şurası verildi? Neden burası alındı diye sorular sormuş ve yazılar konuşmalar dinlemiş olabilirsiniz. Satılık uşakların yazılarını kenara koyarsak neden olduğu açıktır. I.Dünya savaşı bu düzlemde aslında petrol kaynaklarının ele geçirilmesini kapsamaktadır. İngiltere ve Fransa “ooo buraları ne güzel güneşlikmiş ne yapacağız ya Antalya’da Muğla’da şimdi?” diyerek güney çöllerini pay olarak almadı. Siyah altın amaçlarıydı ve olan yerleri mutlaka topraklarına dahil etmek istiyorlardı. Musul bu sebeple alınamadı mesela. Diğer konular ise işte tartışa tartışa hem tekrar savaşa girmeden, hem ikna ederek an azından 10 yıllık barış için anlaşmaya varıldı.

Bu anlaşmanın süresi yoktur. Yani “2023 ile beraber süre dolacak ıhıhı” diyenden kaçın. Süresi yok olm anlaşmanın yok salak herif yok. Ancak anlaşmayı kabul etmez isen kaldırırsın ona da kimse girmez. “Madenleri çıkartmadılar” falan yalanları Adnan Menderes zamanında daha çok Süleyman Demirel zamanında palavra olarak ortaya atıldı. Amerika ile ve bazı İngiliz petrol şirketleriyle verilen kredilere karşılık ikili anlaşmalar imzalandı (Menderes ve Demirel). Bunların denizlerde ve karada petrol araması tepki çekince “biz arayamıyoruz Lozan şeyoldu ondan ağbi” diye bir palavra ortaya attılar. Elinizde tuz ile koşa koşa bu yalanın peşine 65 yıldır gidiyorsunuz. Yeter ya artık ondan sonra yok hakaret ediyorsun yok efendim ben gerizekalı değilim falan. Lozan madenler veya doğal kaynaklarla ilgili bir yaptırım bize uygulamadı. “İçinde gizli maddeler var sen bilmiyorsun?” diyorlar. “Ulan madem gizli sen nereden biliyorsun masada mıydın?” diye soruyor insan. Elbette bu kurulan ve verilen mücadelenin küçültülmesi ve yeni bir Osmanlı tarihi yaratılmasının eserleri. Dönemin tarihi arşivleri ve gazeteleri olduğu halde bunları tekrar tekrar dile getirmek daha önce yazdığım hükümet propagandasından başka bir şey değil. Ama sorgulamayan ve her gördüğünü doğru kabul eden toplum ancak bu kadar olur işte. Neyse tarihi bölümü bitirdik. Şimdi Cumhuriyetin ilanı ve siyasi manevraları masaya yatıracağız. Bakalım CEHAPE ne yapmış ne etmiş? Bir çok emperyalist ülkeyle savaşan ve fakir az gelişen ama tam bağımsızlık isteyen yeni cumhuriyete karşı kapitalizmin kucağında, borç batağında, satılmayan bir tane yerli markası kalmamış ülke insanımızın şimdiki hazin durumunu görmek beni gerçekten çok üzüyor. Hala modern bir toplum için yerleştirilmeye çalışılan laik eğitim sisteminin başka ülkelerin isteği doğrultusunda olduğunu iddia etmek ve şimdiki duruma şükretmek için nasıl bir zeka kapasitesine sahip olmak lazım bilemiyorum. Emperyalizmin elindeki madenleri, şirketleri, yolları satın alan ve borç ödeyerek bunları yapan bağımsız cumhuriyet başlangıcını kötülemeye çalışarak kendi bok çukurundaki borç batağı ekonomilerini övüyorlar.

Cumhuriyetin Kuruluşu Ve CEHAPE Zihniyeti Başlıyor

1) Lozan Barış anlaşmasının imzalanmasından sonra dışta tehlike en yakın 10 yıl uzaklaştırılmış durumda. Zaten yeni kurulan cumhuriyet ilk etapta yeniden nefes almak için bunu yapması gerektiğinin farkında. Meclis artık dışta tehlikenin kalkmasından sonra bütünleştiği “kurtuluş” havasından sıyrılıp iç siyasi manevralara doğru hemen kayıyor.

20150731_171413

2) Bir tarafta 1.Grup olarak nitelendirilen Mustafa Kemal’i destekleyenler, yani yeni cumhuriyet bilinciyle hareket eden çoğu batıcı, eski Osmanlı argümanlarından devam etmek istemeyen, yenilikçi, bir ölçüde demokrat olanlar ile 2.Grup yani demokratik hukuk devleti istemeyen, padişahın ve etrafının sürgününe sıcak bakmayan, kurulacak yeni sistemde Mustafa Kemal’in yetkilerini ve otoritesini kullanarak “tek adam” olmasından çekinenler meclisi oluşturmaktalar.

3) 2.Grup vekiller Mustafa Kemal’i siyasi arenadan göndermek için “5 yıl bulunduğu yerde oturmayanlar vekil olamazlar” diye bir yasa tasarısı görüşülmesini istiyorlar. Elbette hayatı cephelerde geçen Mustafa Kemal bunun kendisi için hazırlandığını biliyor. Teklif iyi niyetli görünse de kabul edilmiyor. Fakat bu Mustafa Kemal için bir dönüm noktası oluyor. Notlarından mecliste bazı kesimlerin yapmak istediği devrimleri her ne olursa olsun anlayamayacaklarını ve cahil halk kitlelerini bırakın daha bu insanları bile inandıramayacağını” belirterek operasyona başlıyor

4) Meclis savaş sonrası tekrar seçime götürülürken vekillerin çoğu 1.Grup’tan tekrar aday yapılarak çoğunluk ele geçiriliyor 1 Nisan 1923

5) Bu arada buna sebep Lozan konferansında İsmet Paşa ile beraber masada olan Rauf bey çatışma yaşıyor. Mustafa Kemal İsmet paşayı destekliyor. Rauf beye kurtuluş savaşı sırasında İngilizler baskın yapacağı zaman “kaç Rauf” diyerek haber göndermişti de Rauf Bey kaçmamıştı hatırlarsanız. O zaman Mustafa Kemal “Kimileri uygar bir ülkenin hapishanesini, ulusal bir mücadelenin tehlike ve belirsizliklerine yeğliyor” demişti. İşte ayar olduğu Rauf beyin balonu da burada patlıyor.

meclis-i-umm-1877

6) 29 Ekim 1923 yılında Mustafa Kemal’in önerisiyle Cumhuriyet kabul ediliyor. Mustafa Kemal cumhurbaşkanı, İsmet İnönü’de başbakan oluyor

7) Rauf bey hem meclis vekillerinin tekrar seçimle yeniden yapılandırılmasına, hem 1.Grup düşünce ve fikirlerinin çoğuna katılmaması sebebiyle bu atamaları eleştiriyor. Halifeyle görüşmeler yapıyor. Bu hareket ve alt yapıdaki görüşmeler mecliste kınanıyor

8) Cumhuriyeti ilan eden meclis çıkan eleştiri ve isyanları kontrol etmek için İstanbul’da İstiklal Mahkemelerini kuruyorlar. Bir kaç dava açılıp cumhuriyete muhalif bazı yazarlar ve kişiler tutuklanarak yargılandı. Daha sonra serbest bırakılan bu kişilere karşı amaç gözdağı vermekti. Mahkemeler kaldırıldı.

9) Halifenin el altından eski 2.Grup vekilleriyle kendi kendine izinsiz görüşmesi zaten uygulanacak olan adımlardan bir tanesini harekete geçirdi ve 3 Mart 1924’te halifelik kaldırıldı. Halifeliğin artık islam coğrafyasında hem önemsiz görülmesi (I.Dünya savaşında yapılan cihadın desteklenmemesi ve düşmanların yanında yer alan arap milleti) hem de laik yapıya geçecek olan sistemde yeri olmaması kaldırılmasındaki en önemli etkendi. Osmanlı hanedan üyeleri sürgün edilmiş ve halifeliğin yerine Diyanet İşleri kurularak hükümete bağlandı.

Son Halife Abdülmecit Kızı ve Yeğeninin Düğününde
Son Halife Abdülmecit Kızı ve Yeğeninin Düğününde

10) 1924 anayasası kabul edilerek çok partili sisteme ilk adım atıldı. Fakat meclisteki ordu/milletvekili ayrımı cumhuriyet kavramlarıyla çatışıyordu. Ayrıca Rafet Paşa, Rauf Bey ve Adnan bey istifa edip Terakkiperver Halk Fırkasını kuruyorlar. Bu grup Mustafa Kemal’in tek adam endişesini devam ettirenlerce destekleniyor.

11) Ülke genelinde alınan kararlara karşı ayaklanmalar ve isyanlar meydana gelmekte idi. Bunlar hem padişah yanlısı olan ve meclisten uzaklaştırılan, cumhuriyet istemeyen kişilerce hemde yurt dışı casuslar tarafından gerçekleştiriliyordu. Bir çok İngiliz casus Anadolu’da ve büyük şehirlerde ihbarla veya operasyonlar ile yakalanmıştır bunların tutanakları, kimlikleri vardır mahkemelerde.

12) Bunlara karşı sıkıyönetim kurmak isteyen İsmet Paşa’nın teklifi mecliste kabul edilmeyince istifa etti. Cumhuriyet karşıtlarına sert müdahalelerde bulunan İsmet paşa yerine 21 Kasım 1924’te daha ılımlı olan Fethi bey başbakan oldu.

13) Şubat 1925 yılındaki Şeyh Sait ayaklanmasına sebep Fethi beyin ılımlı politikası ve muhalefet mensupları suçlandı. Fethi bey 2 Mart 1925 yılında istifa etti

14) İsyanların artması sonucu bunları sert bir şekilde bastırmak isteyen İsmet Paşa cumhurbaşkanı Mustafa Kemal’i ikna etti ve hükümeti tekrar kurdu.

Ataturk_and_Fethi_Okyar
Mustafa Kemal ve Fethi Okyar Bayan Fethi Beyin Kızı

15) Çok sert kanun ve yasalar çıkartılmıştır. İsyan olan yerlerdeki idam kararları olay mevkinde, diğerleri mecliste görüşülecekti. Ayrıca hükümet gericilik, ayaklanma, toplum düzeni, devrimlere vs. karşı yayın yapan organ, basın ve kişileri tutuklayabilecek veya kapatabilecekti.

16) Bu gelişmelerden sonra padişah yanlısı ve cumhuriyeti istemeyen gazeteler ve yazarlar kapatılıp tutuklandı. Bazıları hapis ve sürgün cezası aldılar.

Devamı için buradan