Eduardo Galeano

Yoksullara yiyecek verirseniz “Aziz”, neden yiyecekleri olmadığını sorarsanız “Komünist” olursunuz.

Eduardo Galeano

Reklamlar

Ermeni Soykırımı

Aslında bu olayı derinlemesine anlatmak istiyorum yazılarımla ama okumuyor kardeşim kimse. Kısa ve öz yazayım bari. Malum kısa bir süre önce yine zaferden zafere koştuk ülke olarak. Olay şundan ibaret aslında. Gelin gelin korkmayın ya en fazla bakış açınız genişler;

Geçmişte Ermeniler ile ilişkilerimizde biliyorsunuz istenmeyen olaylar yaşandı. 1870’li yıllara kadar uzanan (II.Abdülhamit yani) bir iç karışıklığın aktörlerinden Ermeniler. Öyle böyle oldu diye anlatmayalım. Türkiye cumhuriyeti kurduktan sonra Ermenileri tehcir etti. Yani “al taşınır mallarını haydi nereye gidersen git abisi” dedi. Bazıları saklandı veya bazı bölgede yaşayanlara dokunulmadı.

Zamanla Ermeniler bu tehcir olayını siyasi arenada soykırım suçu olarak kullanmaya başladılar. Özellikle göç ederek büyük ülkelerde lobi faaliyetlerini sürdüren bazıları 1950’li yıllarda başlamak üzere yıllarca bunu dile getirdiler. Bizim ülkemizi yönetenler bunlara pek kulak asmadı. Sallamadı daha doğrusu. Yıllar geçtikçe yurt dışındaki insanlar bu olayın doğru olup olmadığına bakmaksızın (tarihi verilerle elbette) soykırım olduğunu kabul ettiler. Artık bu o kadar sıradanlaştı ki bunun aksini söylemek “Türk kalın kafalılığı” olarak yorumlanmaya başlandı. Türkiye devlet olarak tarihin araştırılmasını istedi tabi bu sürecin sonlarında. Fakat Ermeni devleti ve ayakları buna yanaşmadı. Bizim taraf kızdı “eeeh kabul ederseniz edin biiiiz Türk milletiyiz müslümanız lan” diye böyle atarlandı falan.

Ermenilerin bu araştırmayı istememesinin sebepleri belli aslında. Birincisi böyle bir araştırmaya girildiğinde istemedikleri bir sonuçla karşılaşabilirler (ki muhtemelen karşılaşacaklar). İkincisi ise buna gerek duymamaları artık. Yani uluslararası camiada zaten “Ermeni soykırımı” tabiri resmen soykırım olarak tanınmakta. Aslında askeri ve ekonomik stratejik ortağımız ABD ve İsrail bu soykırımın olmadığını söyleyen lobi faaliyetlerini bizden yana kullanmışlardı. Başta İsrail olmak üzere herkese kafa tutmaya başlayınca haşmetlü hükümetimiz desteklerini çektiler (Özellikle ünlü one minüts olayından sonra ve elbette Filistin davası da var). Aşağıda “Ermeni Soykırımını” resmi olarak kabul eden ülkeleri görebilirsiniz. Koyu yeşil olan ülkeler resmen, açık yeşil olan ülkeler ise kısmen (muhtemelen çok yakın zamanda) soykırımı tanıdılar.

Ne diyorduk hah soykırımı tanımayan ülkeler ise şu an sanırım 4 tane. İlki İsrail ki uzaklaştıkları için faaliyetlerini çektiklerini söylemiştim. İkincisi kankamız Azerbaycan. Üçüncü ve dördüncü ülkeler ise Birleşik Krallık ve Danimarka. Son ikisi soykırım değil ama katliam olarak tanımlıyor.

Yani efendim neymiş? Biletinizi alıp gidebileceğiniz hemen hemen bütün medeni dünya devletleri için “Ermeni Soykırımı” resmen tanınmış olup bunlar ile ilgili anma etkinlikleri ve taziyeler yapılmaktadır. Kafayı kumdan çıkarttık mı arkadaşlar? Devam edelim..

Fransa ve İsviçre gibi bazı ülkeler olayı daha da ileri götürüp aslında yasada olamayacak bir şekilde “Ermeni soykırımı yoktur demek suçtur” yasasını parlamentolarından çıkartıverdiler. Tamamen siyasal bir yasa çıktığından, kesin bir davayla tasdik edilmemiş bir soykırım olayını inkarın resmen suç olduğu gibi saçma sapan bir şey oluştu. Siyasi manevraların usta ismi Doğu Perinçek ayağa doğru açılan bu gollük ortayı rövaşata ile bitirerek tarihteki yerini aldı.

Hemen gidip “Bu bir emperyalist yalandır” deyip kendisine dava açılmasını istedi. Haliyle mahkum edilince koşarak AİHM’ne davayı taşıdı. Zaten usulen yanlış olan dava da temyiz falan suçu düşürerek verilen kararı “Düşünce Özgürlüğüne Aykırı” olduğu için bozdu.

Bakın tekrar söyleyelim malum okuduğunu anlama bakımından zayıf ülkemiz yazımızın sonucuna geldik çünkü. “Ermeni soykırımı yoktur demek Düşünce Özgürlüğüne Aykırıdır. Çünkü ortada kesinleşmiş bir yargı kararı yoktur” dedi. “Ermeni soykırımı yoktur” demedi yani. Açıkladı ki “Yahudi soykırımı uluslar mahkemesinde görüşülen resmi bir davayla görüldü, resmen suçlu oldukları belgeler ile kesinleşti. Yahudi Soykırımı ile bu olay aynı kefede değerlendirilemez” diyerek ekleme yaptı. Perinçek ise zaten kazanması gereken bir davayı kazanarak birazda reklamını yaptı.

Peki ne değişti? Bir şey değişmedi e benim güzel arkadaşlarım kardeşlerim. Neden hemen sağa sola ayar vererek olayı farklı noktalara getiriyorsunuz. Avrupa ve diğer büyük ülkeler bunu zaten resmen kabul ettiler. Geç kalındı ama çok değil. Çalışmalar ile belki aklanırız bilemiyorum. Fakat bir iki kuşak artık kanıksadı bu olayı yabancı milletlerden. Buna 30-40 yıl evvel girişecektik ne yazık.

Benim fikrim olmadığı yönünde (Dünyada ki Soykırım tanımlamasına göre ise var diyebiliriz). Savunmalarımızı “onlarda bunu öldürdü biz bir şey diyor muyuz?” veya “biz Cezayir’de neler yaptılar çok iyi biliyoruuuuz akıllı ol Fransa” gibi kahveci kabadayısı gibi yapan liderlerimiz varken üstte söylediğim şeylerin aklanmasını başaramayız tabi. Saygılarımla arkadaşlar