Anadoluya Giriş

Arkadaşlar uzun zaman evvel tarihle ilgili bir yazı yamıştım kitabıda açıklayacağımı söylemiştim. Kitabı bitirdim, maddeler halinde dönüp notlar aldım baya uzun. Yazacağım dediğim için yinede yazayım diyorum üşensemde. Okuyan olursa, ben takip ediyorum der ise devamınıda yazacağım. Belirttiğimiz gibi ilk cilt 1071-1453 yılları arası avrupa ve osmanlıda durumu anlatıyor. Hızlıca not aldığım için bazı yerlerde tarih veya yorum hataları olabilir söylenirse düzeltiriz fakat tekrar belirteyim bana burda boşa yazdırmayın, okunursa yazıcam yani. Evet başlayalım yerlerinize oturun, ha birde okurken bune lan demeyin kitap ayrı ayrı ele alarak olaylara ve tarihsel gelişimlere bakış açısı getirmiş. Okuduğunuzun ayrıntısını ilerde göreceksiniz, hepsini okuduğunuzda o dönemin gözünüzün önünde canlandığını zaten anlayacaksınız;

1071-1308 Anadoluya giriş ve olaylar:

1) 1071 Alparslan Malazgirt savaşıyla girişi yapıyor

2) Alp’in komutanları hızla anadoluda yayılarak şehirleri ele geçiriyor. Bir komutanın oğlu, Süleyman İznik’i alıyor (1080). {9 yılda en batıya gelmiş}. Saldırılan yerlerde pek zulüm yapılmıyor, zaten adamlarda pek mukavemet gösteremiyor

3) 1095 yılında haçlı ordusu geliyor. Kudüsü’de alıyorlar (1095). Haçlıların seferleri başlıyor. Bu surette Bizans, İznik’i geri alıyor.

4) II.Kılıçarslan’ın ölümüyle, Selçuklular bölünüyor(1192)

5) Latinler İstanbul’u işgal ediyor (1204) İznik ve Trabzonda rum impr. kuruluyor.

6) Harzemşahlar moğollardan kaça kaça anadoluya geliyorlar (1226). Selçuklu hükümdarı Moğolların hakimiyetini kabul ediyor (1237)

7) 1243’e kadar, Moğollar şehirleri yakıp yıkıyor. Buna karşılık hiç mukavemet gösteremeselerde Selçuklu, Eyyübi, Artukiler, Harzemler falan yinede birleşmektense, kendi aralarında savaşmayı yeğliyorlar.

8) 1242’de Moğollar Erzurumu alıyor. Süt emen erkek bebekler dahil öldürülüyor ve şehir yakılıyor.

9) 1243 Sivas’ta Selçuklular yeniliyor. Kayseri yağmalanıyor, şehirdeki bütün erkekler öldürülüyor. Moğol komutanı Baycu, Azerbaycan’daki karargahına hayvan, köleler, hazinelerle geri dönüyor. {Burada şunu belirteyim, Moğolların taktiğide dünyada o zaman nekadar etkili bakmak lazım. Hani hep kafamızda toprak alma var, görüyoruz yani işte erzurumu aldık gittik onu aldık ala ala gidiyoruz. Fakat unuttuğumuz, aldığını şehri elinizde tuttuğunuzda şehrin bir yönetim sorunu oluyor. Yani yargıç ile adalet, öğretmen ile eğitim efendim aklınıza ne geliyorsa kanalizasyonundan, yollarına, dinlerine, mezarlarına kadar birsürü şeyiyle uğraşmak zorunda kalıyorsunuz. Özellikle o zamanın büyük devletleri bu merkezlerine çok uzaktaki yerleri ele geçirmektense, çoğu devlet gibi oralardaki ülkeyi yenip haraca bağlamayı veya Moğollar gibi oradaki ülkeyi yenip hem haraca bağlamayı veyahutta şehirleri gezerek yağmalayıp öyle öyle devam etmeyi kendileri için avantaj görmüşler. Moğollar böylece şehirle uğraşmaktansa zaten zenginleşmiş şehire giderek yağmalayarak oraları gezmiş}

10) Selçuklu hükümdarı ölünce Moğollar ülkeyi üç hükümdarın yürütmesine karar veriyor. Artık Selçukluların çok zayıfladığı, özde değil sözde devlet olduğunu iç ilişkilerine karıştırdığından görüyoruz. 1249

11) 1279’a kadar kargaşa, Moğol zulmü devam etmiş. Vergisini veremeyene yine saldırmışlar, yağmalayıp şehrileri talan etmişler. Selçuklular bunlara hiç mukavemet gösteremediği için Selçukluların uç beyleri artık kendi kedilerine hareket etmeye başlıyorlar1289

12) 1308 selçuklular tarihe karışıyor. Moğollar ülkeye valiler tayin ederek beylikleri kontrol ediyor.

Devamı için buradan

Reklamlar

Başlangıç

Uzun süredir üyesi olduğum http://www.batug.org forumda yazdığım tarih yazılarını fazlada kurcalamadan buraya aktaracağım. Arada eklemeler olacaktır, düzeltmeler olacaktır tabii ki. Yazılarda kullanılan argo ve küfürler için özür diliyorum ama yazılarımızın konuşma dilinde yazılması, resmi bir metin olmaması dolayısıyla bu tarzda yazıldı. Amaç rahat okumak, anlaşılabilirliği artırmaktır.

Bölümleri ara ara ekleyip, düzenlemeleri zamanla yapacağım için fazlada kelime ve yapı düzenlemesi beklemeyin. Eklemek isteyen birşeyler yorum yapsın konuşalım. Yanlış birşey varsa yazsın düzeltelim. Eğer bilgisi yok ise, boşa gelip ahkam kesmesin. Yazıların cümleleri (yorumlar hariç parantez içi bana aittir) kitaplardan alınmıştır ve isteyene kaynakları gösterilir. Kaynaklarımız, tarih olarak adını tüm dünyanın kabul ettiği kişilerden oluşturmaktadır. Saçma sapan popüler kitaplardan, saçma sapan siyasi destekçi veya dinsel, mezhepsel ve ırksal ağırlıklı yazarlardan alıntı yapılmamakta bunlar fazla kaale alınmamaktadır. Çünkü, buna girersek çıkamayız biz ortada, genel geçer kabul edilen tarihi bilgiyi doğrusuyla aktarmak istiyoruz.

Benzer yapıda bazı forumlarda yazan kişiler var. Bazen onlarda da alıntı yapılabileceği gibi, isterlerse arkadaşlar kaynak ile burdan da alıntı yapabilirler.

Genel amacımız, “aaa öylemiymiş abi” dedirtip, kişiyi bilinçli bir birey haline getirmektir. Nede olsa tarihini bilmeyen, daha doğrusu “tarihi bilmeyen” insanların ve toplumların geleceklerine yön veremeyeceği gerçeğini ortaya koymaktır. Tarihte en çok yaşanan ve öğreneceğimiz şey, geçmişte yaşanan benzer olayların, günümüzde de aynı şekilde yaşanmasıdır. Bunlardan ders almak ve sağlam bir duruş sergileyebilmek için buyrun okumaya isterseniz…