Severim Ben Seni Candan İçeri

Severim ben seni candan içeri
Yolum vardır bu erkandan içeri

Beni bende deme bende değilim
Bir ben vardır bende benden içeri

Nereye bakar isem dopdolusun
Seni nere koyam benden içeri

O bir dilberdurur yoktur nişanı
Nişan olur mu nişandan içeri

Beni sorma bana bende değilim
Suretim boş yürür dondan içeri

Beni benden alana ermez elim
Kadem kim basa sultandan içeri

Tecelliden nasib erdi kimine
Kiminin maksûdu bundan içeri

Kime didar gününden şu’le değse
Onun şu’lesi var günden içeri

Senin aşkın beni benden aliptir
Ne şirin dert bu dermandan içeri

Şeriat, tarikat yoldur varana
Hakikat, marifet andan içeri

Süleyman kuş dilin bilir dediler
Süleyman var Süleyman’dan içeri

Unuttum din diyânet kaldı bende
Bu ne mezhebdürür dinden içeri

Dinin terkedenin küfürdür işi
Bu ne küfürdür imandan içeri

Geçer iken Yunus şeş oldu dosta
Ki kaldı kapıda andan içeri

Yunus Emre

Reklamlar

Dört Güvercin – Nazım Hikmet

Geldi dört güvercin
suda yıkanmak için.
Su mahpusane yalağındaydı.
Ve güneş
güvercinlerin
gözünde, kanadında, kırmızı ayağındaydı.
Girdi dört güvercin
yıkanmak için
suyun içine.
Ve kederli toprakta dört insan
baktı dört güvercine.
Güvercinler hep beraber
güneşi taşıyıp kırmızı ayaklarında
uçabilirler.
Durdurmaz onları demir ve duvar.
Güvercinlerin yumuşak kanatları var.
Ve kanatlar
Şimdi burda, şimdi damın üzerinde.
İnsanların kanatları yok
İnsanların kanatları yüreklerinde.
Dört güvercin,
güneşe varmak için,
yıkandı, uçtu sudan.