Yüksek Dağlara Doğru – Koliva

Reklamlar

Dört Güvercin – Nazım Hikmet

Geldi dört güvercin
suda yıkanmak için.
Su mahpusane yalağındaydı.
Ve güneş
güvercinlerin
gözünde, kanadında, kırmızı ayağındaydı.
Girdi dört güvercin
yıkanmak için
suyun içine.
Ve kederli toprakta dört insan
baktı dört güvercine.
Güvercinler hep beraber
güneşi taşıyıp kırmızı ayaklarında
uçabilirler.
Durdurmaz onları demir ve duvar.
Güvercinlerin yumuşak kanatları var.
Ve kanatlar
Şimdi burda, şimdi damın üzerinde.
İnsanların kanatları yok
İnsanların kanatları yüreklerinde.
Dört güvercin,
güneşe varmak için,
yıkandı, uçtu sudan.

Görmek Lazım

Ünlü ressamlarımızdan Şevket Dağ cumhuriyetin ilk yıllarında Ankara’da bir resim sergisi açıyor. Mustafa Kemal bu ünlü ressamın eserlerini bütün vekillerin görmesini istiyor ve bizzat gidilmesini söylüyor. (Gerçi şimdilerde okullara bu tip yazılar geliyor Tayyip Erdoğan’ın mitingi için yürüyüşe katılın falan diye bunun gibi bir şey işte. O yıllarda tabi resim sergisi için çağırıyorlar). Neyse sergiye katılımlar oluyor kalabalık falan filan Mustafa Kemal’de bir müddet sonra iştirak ediyor.

Sergideki resimleri gezen ve çok beğenen Atatürk hiç bir resmin satılmadığını öğreniyor. İsim vererek gelenlerin sergiyi gezdiklerini fakat bir resim almadıklarını üzülerek anlıyor. Şevket Dağ’a dönüp “Peki baktılar da hiç biri görmediler mi? Bu resimlerin hepsini biz alıp götürelim de bu güzelliği uzun uzun biraz daha seyredelim” diyor. Dünyaca ünlü ressamımız bu sözlerden sonra çok duygulanıyor ve aslında içten içe Cumhuriyeti kurmasından dolayı kızgın olduğu Mustafa Kemal’in saygı duyulacak bir lider olduğunu anlıyor.

Sevket_dag_ayasofya.jpg
Ayasofya

Bazılarımız Mustafa Kemal’in ressama hava atmak için tabloları satın aldığını düşünüyor olabilir. Tam tersine resimden de anlayan Mustafa Kemal dönem içinde değeri anlaşılamayan resimleri bilerek satın almıştır. Örnek vermek gerekirse Şevket Dağ’ın yukarıda gördüğünüz “Ayasofya” isimli tablosu 2010 yılında 2 milyon 150 bin liraya açık artırmayla satılmıştır.

Ne diyelim? Kimisi sadece bakar, kimisi de güzelliğini görür.

Demokratik cumhuriyete bakan fakat göremeyen toplumumuz bu değerleri geri satın almak için çok çalışması gerekecek galiba.

Hoşçakalın.

Aşkın Aldı Benden Beni – Yunus Emre

Aşkın aldı benden beni
Bana seni gerek seni
Ben yanarım dün ü günü
Bana seni gerek seni

Ne varlığa sevinirim
Ne yokluğa yerinirim
Aşkın ile avunurum
Bana seni gerek seni

Aşkın aşıklar oldurur
Aşk denizine daldırır
Tecelli ile doldurur
Bana seni gerek seni

Aşkın şarabından içem
Mecnun olup dağa düşem
Sensin dünü gün endişem
Bana seni gerek seni

Sufilere sohbet gerek
Ahilere ahret gerek
Mecnunlara Leyla gerek
Bana seni gerek seni

Eğer beni öldüreler
Külüm göğe savuralar
Toprağım anda çağıra
Bana seni gerek seni

Cennet cennet dedikleri
Birkaç köşkle birkaç huri
İsteyene Ver anları
Bana seni gerek seni

Yunus’dürür benim adım
Gün geçtikçe artar odum
İki cihanda maksudum
Bana seni gerek seni

Yunus Emre