Saatleri Ayarlama Enstitüsü

Arkadaşlarımızın tavsiyesi ile pek fazla okuma imkanı bulamadığım Türk Edebiyatı’nın zirve romanlarından olan Saatleri Ayarlama Enstitüsü isimli eserini bir çırpıda okudum. Eserin sahibi Ahmet Hamdi Tanpınar beklediğimden çok uzak bir üslup ile hikayeyi işlerken yer yer neredeyse kahkaha attıracak düzeyde olaylara şahit olunması okuma kalitesi artırmış.

Roman Hayri İrdal isimli biraz meczup bir karakterin başından geçen olayları anlatmasıyla başlıyor. Olaylar bittikten sonra içini rahatlatmak amacıyla yaşadıklarını kaleme alan kahramanımızın anlatım dile gerçekten efsane düzeyde.

Çocukluğunda öylesine çalışmaya başladığı saatçi dükkanında ustasının yardımıyla bazı şeyleri öğrenen Hayri bey zamanla bir çok işte olduğu gibi garip olaylar neticesinde buradan da kovuluyor. Zaman içinde ailesi, mahallesi ve dolayındaki yaşamını eğlenceli bir dille anlatarak geçiren kahramanımızın her şey bitti dediği anda kader karşısına çıkıyor. Şans eseri tanıştığı Halit Ayarcı isimli eski bir politikacıyla muhabbeti yeni arkadaşına mükemmel bir fikir veriyor. Daha doğrusu Halit Ayarcı bu fikri zorlayarak ortaya çıkartıp bir fırsat kapısı olarak görüyor. Ona göre Türkiye tarihinin en büyük bilim atılımı kurulacak bir enstitü ile sağlanacaktır; Saatleri Ayarlama Enstitüsü..

futuristika_ahmet-hamdi-tanpınar-bize-göre-hürriyet-meselesi_01.png

Kısaca SAE’nin böylece kurulumu için çalışmalar başlarken devlet ve erkanın desteği ile olay büyütülür. Bu “yeni bir şey” akımına halkta elbette elinde tuz ile koşarak destek olur ve övgülerde bulunur. Enstitü zamanla büyüyerek bilimsel araştırmaların merkezi olmuş ama içine doldurulan hısım akraba ve üretilen “hiç” zamanla insanların tepkisini çekmeye başlamıştır. Sonunda enstitü dağılırken olayları ve yaşadıklarını anlatmak isteyen Hayri İrdal kalemi eline alarak bunlardan bahseder yani kitabın başına gidilir.

Roman genel itibari ile tartışıldığında; Türkiye’deki bozuk devlet düzenini/mekanizmaları ve geleneklerinden kopamayan halkın “yenilik” uğruna her şeyi kabul etmesini eleştirir. Halk yeni cumhuriyet ile gelen devrimleri bir yandan anlamaya çalışırken diğer yanda geçmişteki geleneksel değerlerin arasında kalmıştır. Bu eleştiriyi ise oldukça tatlı bir dille gerçekleştiren Ahmet Hamdi Tanpınar’ın eseri gerçekten okunmayı hak ediyor.

Eski edebiyat diyerek çekinenlerin yüreğine su serpeyim anlatım dili ve kelimeler oldukça yalın olup okunabilirliği yüksek bir kitap. Mutlaka tavsiye ediyorum.

Hoşçakalın.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.