Osmanlı Tarihinde Bilimin Katli – Piri Reis/Dünya Haritacılığı ve Takiyüddin Efendi – II

Anlatmadan evvel amacımın ne Piri Reis’i aşağılamak ne de dönem tarihimizi karalamak gibi bir şey olmadığını söylemek istiyorum. Çünkü bilim doğruyu göstermeyi ve efsaneyi/hurafeyi ortadan kaldırmayı amaçlar. Bir önceki yazıda Piri Reis’e gelene kadar kısa bir bilgi vermiştik ve Piri Reis’in bir Dünya Haritası yaptığını söylemiştik.

Piri Reis’in 1513 yılında çizdiği bu haritanın 1/3’ü (yaklaşık olarak) şans eseri Topkapı Saray arşivlerinde bulunmuştur. Haritayı bulan Afet İnan hoca ilk izleniminde  muhtemelen üzerinde yemek yenildiğini düşündüğünü ve “üzerinde örtü olarak kullanıldığını belirten yemek kırıntıları” bulunduğundan bahsetmektedir. Diğer bir Piri Reis haritası ise 1528 yılında çizilmiş olup ancak 1/6’sı günümüze kalmıştır.

Piri Reis’in 1513 yılında çizdiği ve bizim efsaneleştirilen haritada Afrika ve Avrupa’nın batı kısımları ile bilinen Güney Amerika ve Kuzey Amerika kıyıları gözükmektedir. Yine haritada açık bir şekilde rüzgar gülleri ve sol/aşağı kenarlarında bir çok yazı bulunmaktadır.

Ancak Uzaydan Bakarsan Hatasız Çiziliyormuş… Yersen

Yazılar Arap harfleriyle Türkçe yazılmış olup günümüzde bütün kısımlarıyla tercüme edilmiştir. Şimdi isterseniz bunların tercümesi ve neler yazdığını ayrıntısı ile inceleyelim;

ilk
Piri Reis’in Dünya Haritası (~1/3)

Harita kısımları numaralandırılmış olup numaralarda neler yazdığını ise zaten bazı yerlerde bir çok kişi paylaşmış. Bunları bulamayan için bende yeniden eklemeler yapacağım ve önemli yerleri siyah ile benim yorumlarımı ise yatık halde hemen yanlarında göstereceğim;

  1. Burada vakami denilen bir çeşit boya bulunur, ilk bakışta göremezsiniz, çünkü uzaktadır. dağlarda zengin maden yatakları vardır. İpek benzeri yünleri olan bazı koyunlar vardır.
  2. Bu yörelerde medeniyet yoktur. Tüm halkı çıplak gezer.
  3. Bu diyarlara Antilya derler. Burada dört cins papağan olur; beyaz, kırmızı, yeşil ve siyah. Halk papağan eti yer ve taçlarını papağan tüyünden yapar. Burada mihenk taşına benzer siyah bir taş bulunur. Çok sert olan bu taşı balta olarak kullanırlar.
  4. Bu haritayı “Kemal Reis’in erkek kardeşinin oğlu” olarak tanınan Hacı Mehmet Oğlu Piri, 919 yılının muharrem ayında (1513 senesinin mart-nisan ayları), Gelibolu’da çizmiştir. (Piri Reis haritasını çizdiği yeri ve zamanı tam olarak burada veriyor)
  5. Bu diyar ki dağlarında bu şekilli canavarlar olurmuş.
  6. Bu kıyılar Antiller adını alır. Hicri takvimin 869 yılında (1493) keşfedilmişlerdir. İsmi Colombo olan Cenovalı bir kafir tarafından keşif edildikleri bildirilmiştir. (Piri Reis peşi sıra bahsettiği gibi keşfi yapan ünlü kaşif Kristof Kolomb’dan burada bahsediyor ve muhtemelen bu kısımları da onun kayıp olan haritasından almış)
  7. Bu canavarlar 7 kulaç uzunluktadır. İki gözü arası 1 kulaçtır. Fakat bunlar zararsız yaratıklardır.
  8. Bu yerde tek boynuzlu sığır ve bu şekildeki canavarlar olur.
  9. Bu harita benzeri bir harita bu asırda kimsede yoktur. Bu fakirin çizimi itibarıyla bir temel oluştu. 20 harita ve Büyük İskender zamanında çizilen haritaların sekizinden (ki Dünya’nın insan yerleşimli bölgelerini gösterir ve Araplar onlara caferiye der) Arapların bir Hindistan haritasından ve Portekizlilerin zamanımızda çizdikleri dört Asya haritasından ve Colombo’nun batıda çizdiği haritadan faydalandım. Bunları karşılaştırmalı olarak inceleyip çıkarımlarda bulunarak bu haritayı ortaya çıkardım. (Piri Reis haritayı topladığı başka haritalardan derlediğini ve bunlardan bütün bir harita yaparak böylece hiç gitmediği yerleri tanımladığını bu madde de anlatıyor. Yani cin, melek veya uçarak uzaydan değil böyle çiziyor haritasını. Ne yazık ki böyle bir harita kimse de yoktur derken yanılıyor. Döneminden 15 yılki haritalar bile kendi haritasından daha iyi durumda. Bunları ileride açıklayacağım).
  10. Portekizli bir kafirin anlattığına göre, bu noktada gece ve gündüz en kısa olduğunda iki saat, en uzun olduğunda yirmi iki saat sürermiş. Fakat gündüzler pek sıcak, geceler de pek rutubetli olurmuş. (Yine yakalanan kölelerden oraları hakkında aldığı bilgileri görüldüğü gibi işlemiş)
  11. Hindistan ülkesi yoluna giderken bir Portekiz gemisi, kıyıdan esen ters bir rüzgara yakalanır. Fırtına yüzünden güney yönüne savrulan gemidekiler uzaklarda bir kıyı görerek ona doğru ilerledi. Bu yerlerin demirlemek için uygun olduğunu gördüler. Demir attılar ve kayıklarla kıyıya çıktılar. Tümü çıplak olan yürüyen insanlar gördüler. Fakat uçları balık kemiğinden yapma oklar atıyorlardı. Orada 8 gün kaldılar. Bu insanlarla işaretleşmek yolu ile ticaret yaptılar. Bu gemi bu yerleri gördü ve hakkında yazdılar…. söz konusu gemi Hindistan’a gitmekten vazgeçip Portekiz’e döndü ve ulaştıklarında haberi verdiler. Bu kıyıları ayrıntısı ile açıkladılar. Oraları keşfettiler. (Piri Reis bir kaç madde yakaladıkları Portekizli kölelerden edindiği bilgileri aktarıyor)
  12. Portekizlilerin haritalarına yazdıklarına göre, bu ülkede beyaz tüylü ve bu şekildeki canavarlar ve altı boynuzlu sığırlar varmış.
  13. Burası bir kayıp ülke. Her şey yerle bir olmuş ve dediklerine göre her yan yılanlarla doluymuş. Bu yüzden Portekiz kafirleri bu kıyılara yaklaşmadılar ve söylediklerine göre bu kıyılar çok da sıcakmış.
  14. Fırtınaya kapılıp buraya gelen Portekiz gemisi budur. Ayrıntısı kenarda yazılmıştır (10.açıklama)
  15. Bu dört gemi Portekiz gemisidir. Şekli de çizilmiştir. Hindistan’a gitmek için mağrip diyarından (İspanya ve çevresi) Haber Burnu’na (Aden Körfezi’nin Afrika ucu) geçerler.
  16. Bu kıyılardaki kule ….
    Her nasılsa ….
    Bu iklimde altın ….
    Bir ip alarak ….
    Söylendiğine göre ….
    (bu kısımda yazılanların devamı yoktur)
  17. Bu gemi fırtınaya kapıldı. Nikola Di Cuvan denen kişi bu adaya düştü. Adada çok miktarda tek boynuzlu sığır vardır. Bu sebeple adanın adı izle vakai, yabani sığır adasıdır.
  18. Nikola Di Cuvan, haritasına bu ırmakların çoğunda altın olduğunu yazmış. Irmağın suyu çekilince kum içinden çokça altın toprağı toplarlarmış.
  19. Bu adaya Antilya adası derler. Canavar ve papağan çoktur. İmar edilmiş değildir. (Günümüzün Barbados adaları)
  20. Portekizliler buradan gün batısı yönüne geçmez. O taraf tamamen İspanya’nındır. İkisinin yaptığı anlaşmaya göre, Septe Boğazı’nın 2000 mil gün batısı sınırdır. Portekiz o tarafa geçmese de Hint tarafı ve güney tarafı tamamen Portekiz’indir. (Sınır bildiğiniz rastgele göz kararı bir cetvel çizimi ile belirlenmiştir tıpkı Afrika’daki bazı ülke sınırları gibi ve Piri Reis bu keşiflerden sonra orada başlayan sömürgecilikten haberdar olduğunu göstermektedir ki elbette yakaladığı kölelerden bunları öğreniyor veya haritalardan)
  21. Bu geminin kaptanının adı Mesir Anton Cineviz’dir, ancak Portekiz’de büyümüştür. Gemisini fırtına bu adalara sürüklemiş. Adalarda çok miktarda zencefil varmış. Bu bilgileri kendisi yazmıştır.
  22. Bu denize mağrip denizi derler. Ama Fransızlar Mer De İspanya, yani İspanya Denizi der. Şimdiye dek bu adla bilinirdi. Ancak Colombo bu denize açılınca bu adayı (Amerika) o bilinir hale getirdi. Anlaşmalara bağlı olarak Portekizliler de Hint diyarına açıldı. İkisi bu denize bir isim verme kararı aldı. Buranın adını Ovosano koydular. “Sağ yumurta” demektir. Daha önce bu denizin sonu olmadığını, ötesinin karanlık olduğunu düşünürlermiş. Şimdi bunca kıyının denizi kuşattığını, denizin bir göle benzediğini görünce ona sağ yumurta adını verdiler. (Piri Reis bu notunda Kristof Kolomb’un kayıp olan ilk haritası yardımı ile bazı bilgiler veriyor denir. Zaten Piri Reis haritasının değeri de bu verdiği bilgilerdir yani kopya çizimlerdir)
  23. Ve Felemenkten (flanders) gelen Ceneviz gemisi fırtınaya tutuldu. Bu adalara sürüklenip geldi, bu sayede bu adalar bilinir oldu.
  24. Rivayete göre, çok eski zamanlarda ismi Sanvolrandan (Santo Brandan) olan bir rahip yedi denizleri (tüm dünyayı) dolaşmış. Bir gün adı geçen rahip bu dev balığa rast gelmiş. Bir kara parçası olduğunu sanıp bu balığın üstüne çıkıp, bir de ateş yakmış. Balığın sırtı yanmaya başlayınca silkelenip bunları denize dökmüş. Kayıklarına geri binip gemilerine geri kaçmışlar. Bu olay Portekizli kafirlerce anlatılmadı, bunu antik dünya haritasından aldım. (Piri Reis bu hikayeyi kölelerden değil antik bir dünya haritasından aldığını yine kendisi dile getirmektedir)
  25. Bu parça adalara Undizivercine adını vermişler.

Piri Reis’in kendi notlarında da gördüğümüz gibi (25 kısımlı) hiç gitmediği Güney Amerika ve dolaylarının çizimlerini Portekizli denizci haritalarından/kölelerinden ve Kolomb’un şu an olmayan (1500’lü yıllarda çizilmiş) haritasından aldığını anlatmaktadır. Bu sebeple haritanın tarihi değeri olağanüstü gizemlerinden ziyade Kristof Kolomb’un bulunamayan eski bir haritasından ipuçları içermesidir!

Peki aralarda bahsettiğimiz (9.Madde) Piri Reis’in çizdiği haritanın dönem için eski bir harita olduğu gerçeğini açıklayalım. Bu uzun kısmın devamını diğer yazımızda yapacağız.

Hoşçakalın.

Sonraki yazıya buradan

Reklamlar

3 thoughts on “Osmanlı Tarihinde Bilimin Katli – Piri Reis/Dünya Haritacılığı ve Takiyüddin Efendi – II”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s