Dağın Efendisi Hassan Sabbah ve Alamut

Bu sıralarda sürekli bir Hassan Sabbah ve Alamut tarihi elime geliyor arkadaş. Bir dönem okudum yeter artık. Son kitabımızı okumamın sebebi dayımın Amerika’dan iki aya gelecek olması. 4 yıl evvel geri gavur memleketlere giderken aldığı kitaplar arasında görmüştüm. Benim kitabı beğendiğimi fark edince vermek istemiş ama Amerika’ya götüreceği için verememişti. Sağ olsun ertesi sene gitmiş almış kitabı imzalayıp “Canım Yeğenime..” diyerek göndermiş. Sırada olan kitaplardan dolayı okuyamamıştım. Birazda arada dedim ya bir Hassan Sabbah furyası dadanınca efendim kenara bıraktım. Roman sanıyordum bu kitabı aslında. Meğer bildiğin akademik yayınmış beya..

Kaleyi Tadilata Almışlar

Kitabımızın yazarı yaşı benden bir miktar büyük olan genç bir akademisyen olan Ayşe Atıcı Arayancan. Zaten dayımın önerisinden anlamam gereken bildiğiniz kaynakları sayfaları belirtilmiş doktora tezi gibi bir kitap var elinizde. Gereksiz diyaloğa girmeden net bir İsmaili tarihi anlatılmış (Hassan Sabbah taraftarlarına verilen isimdir).

Tarihte sürekli suikastlar ve cinayetler ile anılan ve sapık bir mezhep olarak gösterilen bu fedaileri daha yakından tanıma imkanınız oluyor. Gördüğümüz şey ise hiçte tek taraflı suikastlar olmadığı. Çünkü ehlibeyte karşı olan bu tarikatın destekçilerine de çok sayıda zulümler yapılmış. Yapana da suikast yapılmış karşılığında. Burada tarihte karşılıklı nefret ve uygulamaların nasıl çorap söküğü gibi geldiğini de görüyoruz.

Elbette bu fedailer günümüzde de yaşamaktalar. Efsane ve paranoyaklığı bırakırsak farklı bir mezhep olarak günümüze kadar gelmişler. En güçlü döneminde Selçuklu başta olmak üzere bir çok devlete sıkıntı yaşattıktan sonra Moğallar tarafından ana kale ele geçirilmiş.

Özetle kitap bildiğiniz akademik İsmaili Tarihini anlatmakta. Resmi belgeler ile yazılan bu tarz kitapların taraftarları seveceklerdir.

“Dağın Efendisi Hassan Sabbah ve Alamut” için 2 yorum

  1. Bende daha yeni Vladimir Bartol’un Alamut:Fedailerin Kalesi kitabını bitirdim. Son dönemdeki canlı bomba örnekleri de göz önüne alındığında, yüzyıllar geçse de sığır beyinlerin değişmediğini, en basit yalanlar ve gelişen teknoloji ile kimyası bi şekilde revize edilen “haplar” yutturularak sahte cennet vaadiyle körü körüne hayatlarını feda etmekten çekinmeyen aynı intihar fedailerinin ortalıkta dolaştığını görmek çok zor değil. Bilmiyorum Bartol’un kitabını okudunmu ama hikayeyi, hikayedeki bir kaç karakterin gözlerinden ve farklı açılardan gayet güzel anlatmış, oldukça akıcıydı, keyifle okudum. Alamut’u merak edenlere tavsiye ederim…

    1. https://sekerinyeri.wordpress.com/2015/03/28/hasan-sabbah/

      Kanka okudun mu derken lütfen zaten bir iki kitap kaldı okumadığımız ahahaha.

      Evet dediğin gibi bir beyin yıkama ve bunun sonucunda suikastçiler yetiştirilmesini Roman olarak anlatmış Bartol.

      Ama yapacak çok bir seçeneği yok Hassan Sabah’ın. Zeki adam insanı kullanarak istediğini elde ediyor işte.

      Bu sebeple eğitimde bilim ve eleştiri kültürü çok önemli. Dinsel dogmalarla değil bilim ve eleştiri ile eğitmek gerekiyor çocuklarımızı gençlerimizi.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.