The Chorus

Giresun’dayız. İlkokul bitmek üzere artık. Müzik öğretmenimiz ara ara herkese şarkı söyletiyor. Bana da sıra gelince söyledim tabi utana sıkıla. Sonra bir tane daha söyletti. Yanlış şarkı seçtiğimi düşünüyordu. Bir sonraki derse elinde teyp ile geldi. Bana dinletti şarkıyı ve söyle dedi. Hiç duymadığım bir şarkıydı sanırım. Söyledim ama kelimelerde hep hata yapıyordum. Öğretmenim bol bol “hmmm” veya “orası öyle değil şöyle yükseleceksin” tarzı cümleler kuruyordu. Lan ben ne anlarım yükselmekten alçalmaktan arkadaş. Bir ders daha var ama adam yerinde duramıyor. Ben sıkılınca saldı artık. Bir sonraki hafta adam olayı büyüttü iyice. Elinde bildiğiniz düğün orguyla geldi kocaman.

Çocukluk tabi heyecan yaptık. Bakıyoruz dım tıs sesler efendim. Hoca bunu anlattı bize tanıttı. Kayıtlı parçaları göstertti falan. Sonra yine beni çağırdı. Söylediğim şarkıları orgda çalmamı istiyordu. Ulan boyum kadar alet nasıl çalayım dedim (boyum kadar alet demedim tabi). “Çalarsın çalarsın” diye ısrar edince geçtim başına.

Notalara dokundum ve çalmaya başladım yavaş yavaş. Hatalarla falan ama fena değil. Bizim hoca sonraki haftalarda dersin yarım saatinde beni çalışmam için ortaya çıkartıyor bende çalıyordum. Parmaklarım alışmıştı uzaklara gitmiyordum gerçi 🙂

Sonra bir gün hoca yine teypten bir müzik dinletti. Bunu dinlemediğimden emin olmak istiyordu. Dinlememiştim gerçekten. “Şimdi bir kere daha dinle” dedi ve çalmamı istedi. Sonra çaldım şarkıyı notalara dokunarak. İki üç yanlış ve yarım saat sonra piyanoyla çalıyordum neredeyse. Sevinmiştim 🙂 Öğretmen benim şarkıyı kesinlikle daha önce dinlediğimi iddia etse de dinlememiştim arkadaş niye yalan söyliyim. Tenefüs zili çalınca çocuklar koşup orgun orasında burasından çalmaya başladılar piç ettiler gerçi şarkıyı. Müzik hocam ciddiydi. Gel benimle oğlum deyip beni aşağıya götürdü. Babamın ne iş yaptığını sordu bende “jandarma komutanı” dedim. Sevinmişti kendisini ziyarete mutlaka beklediğini bana söyletmiş birde simit ısmarlamıştı.

Sonra babam müzik öğretmenimi ziyaret etmiş. Babam bir hafta sonra elinde bizim hocanın daha küçük orguyla eve gelmişti. Çok sevindiğimi hatırlıyorum. Ben tabi hemen “ananı avradını org hemde benim” sevinciyle notaları tuşlarken babam annem yanımda bana bakıyorlardı. Babam müzik hocasıyla görüşmüştü. Müzik hocası konservatuarda okuduğunu anlatmış babama. Bazı insanların müziğe yatkınlığından bahsetmiş. Kötü şarkı söylüyormuşum ama düzelirmiş. Fakat çok iyi müzik kulağı var demiş artık neyse. Daha önce hiç dinlemediği bir müziği çok kısa sürede çalmam bunun kanıtıymış. Kısaca babama “oğlunuz müziği anlama ve kullanma bakımından yetenekli beyefendi buralarda heba olur yaşı küçükken gönderirseniz başarılı bir müzisyen olacağına inanıyorum zaten ben yardımcı olurum yatılı kalmasına falan” diye durumu açıklamış. Babam bu noktada “kim bu pezevenk!” moduna girmişti. Beni bir yere göndermeyeceklerini söylemişti hocama. Hocada ısrar etmiş “bari bir org alın” deyince gidip almıştı işte.

Ben evde dersten sonra dım tıs dım tıs orgumla oyalanıp şarkıları çalmaya başlamıştım. Müzik öğretmenimiz girişken bir adamdı. Küçük ilçedeki ilköğretim okulunda bir koro kurmuştu. Derslere bazen girmeyip 23 nisan için koro çalışmasına katılırdım bende bazı çocuklar gibi. 4-5 şarkıyı söyleyebiliyorduk. 23 Nisan sabahı çok hastaydım boğazlarım falan şişmişti. Yinede çok sevdiğim için babam annem beni gösteriye götürmüştü. Kısık sesle koroyu bozmuştum sanırım o gün hey gidi günler.

Sonraki sene piller akmış orgum çalışmaz olmuştu. Zaten müzik hocamızda okulu bırakıp büyük şehre gitti. İyi adamdı müzik öğretmenim kim bilir belki müzisyen olurdum lan 🙂

Bazen hocamın babama söyledikleri aklıma gelir ne farkı var diye bu algılamanın. Belkide tam duyma diye bir şey vardır bilmiyorum işte bunlardan pek anlamam. Ama bazen opera dinlerken veya koro, ender olarak klasik müzik çok duygulanıyor ve ağlayasım geliyor çok hüzünleniyorum. Böyle hiç canlı operaya yada konsere de gitmedim ama ne bileyim böyle oluyor belki o müzik kulağımdır diyorum…

Linkini verdiğim filmle beraber aklıma geldi. Fransız filmlerini ya seversiniz ya sevmezsiniz ya hani. Bu film çok güzel ve çok hızlı geçiyor zaten. Mutlaka izlemenizi tavsiye ederim. Müzikler harika koro müthiş zaten. Hadi kaçtım…

http://unutulmazfilmler.co/the-chorus-les-choristes-k2.html#izle

Ha birde konserleri var filmdeki çocukların meraklılarına

One thought on “The Chorus”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.