Tüfek, Mikrop Ve Çelik – Çöküş

tf

Tüfek, Mikrop ve Çelik isimli kitabımızın yazarı 77 yaşındaki ünlü evrim biyoloğu Jared Diamond’tır. Kendisi usta bir toplum bilimcisi olup kendisine Pulitzer ödülünü getiren kitap bu kitaptır. Yıllarca Yeni Gine yerlileri ile beraber yaşamış, onların yerel bir çok dilini öğrenmiş geleneklerini ve toplum yaşamlarını incelemiş ve kendi hayatını bilime vermiş çok değerli bir bilim adamıdır. Yani kısaca götünü yayıp öğleden sonra ofisine giden iki ders verip beşe doğru evine kaçan hocalardan değildir.

Profesör Diamond Yeni Gine sahilinde yerli arkadaşı Yale ile yürüyüp sohbet ederken onun bir sorusu üzerine bu tip bir araştırmaya girmiş. Yale sohbet sırasında “Neden siz beyazların bu kadar çok kargosu var, bunları Yeni Gine’ye neden getirdiniz ve biz siyahların kendi kargosu neden bu kadar az?” diye bir soru yöneltmiş. 1970’lerde sorulan bu soruya cevabı profesör ancak 25 yıl sonra oldukça kalın bir kitap ile verebilmiş (yaklaşık 700 sayfa).

Profesör sorudan sonra bir çok açıklama ile beraber kesin bir cevabı olmadığını fark edince 25 yıl araştırmaların neticesine göre durumu açıklamış yani. Ve soruya kendisi sorular ekleyerek sebepleri genişletmiş ve bu muntazam kitap ortaya çıkmış.

jared

Neden avrupalılar deniz ile amerikayı keşfetmişti de amerikalılar avrupayı keşfetmemişti? Neden afrikalılar beyaz adama köle olmuştu da beyazlar köle olmamıştı? Bazı toplumların neden tüfeklere, tanklara ve diğer silahlara daha önce sahip olmuşlardı? Neden İspanyollar amerikaya ayak bastıklarında peşlerinden getirdikleri mikrop yüzünden amerika yerlileri ölmüştü de avrupalılar onlardan mikrop kapıp ölmemişti?

İşte Diamond cevabı basit gibi görünen ama aslında oldukça uzun ve araştırma gereken bu konuları netleştiriyor. En önemlisi sürekli tarihte ele geçirildikleri için barbar denilen kabile ve toplumların aslında oldukça medeni ve üst seviyelerde yaşadıklarını göstermekte. Tarih ve toplum üzerine incelemeleri bunun ile sınırlı değil profesörün…

çöküş

Yine peşinde çıkarttığı Çöküş isimli kitabı ile çok satanlar arasında girmeyi başardı. Çöküş kitabı öncesinde anlattığı kitabın devamı niteliğinde. Fakat daha çok gelişmiş ve imparatorluklar kurmuş toplumların neden çöktüğünü anlatıyor.

Burada dikkati çeken nokta ise uzun süre dönemlerinin en büyük imparatorluğunu kuran ve yönetenler nasıl oluyor da gelişmiş aydın, sanatçı veya entellektüel bilgi birikimlerine sahip oldukları halde çöküşü görememeleri.. Ne oluyor da koskoca Hitit imparatorluğu ve Aztekler çöküşün izlerini yakalayamıyorlar?

Bazıları bunu yakalayamıyorlar diyelim peki ya bazıları nasıl oluyor da yok olacaklarını bile bile gidip son ineğini kesiyor?

Bununla ile ilgili çok önemli bir bilgide var aslında. Dünya üzerinde Paskalya adaları olarak geçen en yakın karaya 4000 km. mesafe uzak olan bir ada grubu bunun örneği. Adaya şans eseri 1672 yılında bulan korsan Edward Davis tamamen çorak ve ağaçsız olan adada gördüğü dev heykellere hayretle bakakalmış.

Tabi o zamanlar bunun bilimsel tahlilini yapacak hali yok adamın. Adanın etrafı yukarıda gördüğünüz boyutları 10-30 metre kadar olan bu heykellerle dolu olan acayip yer pek ilgisini çekmiyor. Yoksa uzaylılar mı yaptı falan geyiğini çeviren Harun YAHYA’ları bir kenara bırakırsak adanın önemli incelemesini çalışmalarına ekliyor profesör. Bulduğu şeyleri bilimsel verilerle destekleyip oradakilerin neden yok olduğunu ortaya çıkartıyor.

1024px-Ahu_Tongariki

Toprak, yanmış köz ve ağaç kalıntıları, yenmiş kemikler, gömülmüş cesetler ve önceden kullanılan ve terk edilen yapı/maden ve taş ocaklarını el aletlerini inceliyor. Heykellerin yapım tarihleri ve süreleri, ada sakinlerinin kullandığı el aletleri/potansiyel iş güçleri ve imkanlarıyla ancak 2000 yılda yapılabileceğini ortaya çıkartıyor. Adada yaşayan bir grup insanın 2000 yıl boyunca neden bunu yaptığını anlatmıyorum ulan gidip okuyun. Ohh ne güzel oku sonra gel buraya yaz. Anlatmıyorum işte. Sadece şunu söyleyeyim kitap ile ilgili. Profesöre göre adadakiler ağaçları kesip madenlerden bulduklarıyla işledikten sonra ısıtıp şekil veriyorlar. Tabi artan nüfus ekim alanlarının açılması ve daha çok heykel sonucunda ağaçlar bitiyor iyimi…

Diamond şunu soruyor; “Acaba adadaki son ağacı kesen adam ne düşünüyordu ve neden son ağaçların azaldığını gördükleri halde yinede kesmeye devam ettiler?”. Tabii ki cevaplıyor okursanız 🙂

Özetlersek tarihte kendini çok güçlü gören bir çok imparatorluğun çöküş dönemine girdikleri zaman bunu görememekten ziyade görmemekten kaynaklandığını ortaya koyuyor. Hani misal işte ülkemiz IMF’ye borç veriyor ya 10 yıldır artık. Onu sürekli ekrandan söyleyip aslında 500 milyar dolar borcu görememek yada pazardan aldığı havucun  lira olduğunu fark edememek gibi yani.

Jared Dimond çok iyi bir bilim adamı gerçekten. Öyle arabasına öğlen atlayıp okulda göbeğini kaşımamış adam. Hop atlamış helikoptere gitmiş, ormana girmiş, yerliler ile konuşmuş vs. Yani bu işler öyle Harun YAHYA’nın malum Adnan OKTAR aslında yaptığı gibi ekranda silikonlu kızları oynatmaya benzemiyor efendim. Bizde şöyle bilim adamı yok arkadaş ondan sonra “gavur” tabi.

Akıl ve bilim ile kalmanız dileğiyle iki kitabı da tavsiye ediyorum hoşçakalın…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.