Yakın Siyasi Tarih – VI

Bir önceki yazıya buradan. TBMM Kuruluyor devam edelim;

1) 23 Nisan 1920’de meclis kuruldu. Bu tarihlerde Damat Ferit Anadolu’ya tam olarak cephe almıştı. Arkada İngilizler vardı elbette hacı

2) Damat Ferit koşa koşa Şeyhülislam’a (tepedeki dini yetkilidir) gidip “amcoğlu bize şöyle güzel bir fetva ver saldıralım Mustafa Kemal’e” der. Şeyhülislam zaten buraya bunun için atanmış (hep diyoruz ya laiklik neden gerekli diye işte bu yüzden) Şeyhülislam’da “ne demek amcoğlu yani aramızda fetvanın lafımı olur. Ne diyelim gavur mu diyelim yoksa dinsiz mi diyelim? Nasıl arzu buyurursunuz?” diyerek fetvayı veriyor. Fetva (fetva vardır ama yok Mustafa Armağan’a göre Mustafa Kemal zaten dinsizdir değil mi?) gereğince “Halifeye karşı girişilen bu isyanın bastırılması gerektiği, Kuvayi Milliye denilen hareket mensuplarının tutuklanması/öldürülmesi gerektiği, bu yolla ölenlerin şehit olacağı ve cenneti garantileyeceği, eğer padişah kazanırsa Messi’nin Galatasara’ya geleceği vs.” tarzında yazıyı alıyor. Binlerce basılarak dağıtılıyor, bölge ajanlara ve özellikle imamlara gönderiliyor, uçaklardan atılıyor…

3) Divan-ı Harb Mustafa Kemal ve arkadaşlarını İstanbul’da yargılıyor ve padişaha isyandan idama mahkum ediyor. Padişah Vahdettin’in önüne gelen idam kararlarından sadece Mustafa Kemal ismi onaylanıyor. (yani burada amaç “hacı bak yolunuz yol değil getirin Mustafa Kemal’i affedelim” demektir sanırım bir nevi rakipte kargaşa ve bölme propagandası)

20150731_171321

4) Ankara bu kararlara karşı karar ile bildiri yayınlayarak “İstanbul hükümetinin meşruluğunu yitirdiğini ve vatan haini olduklarını” açıkladı. Kesin hüküme sahip olan (savcı/hakim) yetkisine haiz (işte günümüzün Cumhurbaşkanı diyebiliriz) İstiklal Mahkemelerini kurdu.

5) Meclis tartışmalarında padişah ve halifeye cephe almamıştı. Çünkü padişah ve halifenin yabancıların tutsağı olduğu düşünülüyordu. Halbuki İngiliz arşivlerinde söyledim 6 ay evvel “kayıtsız şartsız” teslimiyet telgrafı zaten çekilmişti. Fakat bu Vahdettin’in tutsak olmadığı anlamına gelmiyor tabi. Vahdettin durum değerlendirmesinde savaşın kaybedildiğini ve yapılanların boşa çaba olduğunu, ülkeye daha çok zarar geleceğini düşünüyordu. Yani inanmıyordu kurtuluş savaşına aslında. Bu sebeple bu yolu seçti. Mustafa Kemal ise yorumlarında “Vahdettin’in neden böyle davrandığını anlayamadığını” belirtiyor ve “Bu tip bir davranış vatanın özgürlüğünü kendi saltanatına değişme” olarak dile getiriyor. İleride kendisine ve meclise karşı davranışlarını değerlendirip onun kurtuluş savaşında yaptıkları dolayısıyla suçlu olduğunu kesin bir dille söylüyor. Devam edelim…

6) 25 Nisan 1920 yılında Tevfik paşa Paris’te Sevr anlaşmasını gördü. Perişan oldu. Padişah Sevr anlaşmasını imzalamadı.

7) Aslında imzalayıp imzalamaması çok önemli değildi zaten anlaşma kabul edildi bir nevi. 22 Haziran günü Yunanlılar batıdan taarruza kalktı. 8 Temmuzda Bursa ve 29 Ağustosta Uşak kaybedildi.

8) Şeyhülislamdan alınan fetvalar, yabancı ajan ve imamların hutbe çalışmaları neticesinde belkide kurtuluş savaşı için beraber savaşacakları binlerce genç Padişahın Hilafet Ordusu’na katılıyor. Bu hilafet ordusu Geyve’de savaşı kaybediyor. 25 Haziran 1920 Dikkat edin Yunan taarruzunun peşi sıra bunlarda saldırıyor. Neymiş “oslondo podoşoh Mostofo Komolo kortolos sovoso ocon gorovlondordo”. Sığır görevlendirse Hilafet ordusu kurup Yunanlılar büyük taarruza kalktığında yanlarında saldırı yapar mıydı?

Sevr’e Giden Heyet

9) Ordu yenilse de Ankara ve dolaylarında “Dinsiz” ve “İsyankar” Kuvayi Milliyecilere karşı isyanlar patlıyor. Yozgat’ta Çapanoğlu, Anzavur, Düzce, Bolu ve elbette cehaletin önde giden yeri Adabazarı’nda ayaklanmalar çıkıyor. Bunlar Çerkez Ethem tarafından ustaca bastırılıyor. Ayaklanmaya katılanlar suçlu değildir burada. Burada tepede “dini savaşa sürükleyen” şeyhülislam, sadrazam ve padişah sorumludur. Çünkü cahil olan insanın sarıldığı en büyük dayanak olan din ve halifesi böyle buyurmaktadır. Ne için? İngilizlere manda olabilmek ve padişah sarayında oturabilmek için.

10) Hem bu isyanlar hemde Yunan taarruzu sonucu Kuvayi Milliye geriye çekildi. Bu çekilme peşinden 10 Ağustos 1920 yılında Sevr Osmanlı heyeti tarafından imzalandı. TBMM “Sevr’i kabul edenlerin hain” olduğunu açıkladı.

11) 24 Eylül’de doğuda saldırıya geçilerek Ermenistan püskürtüldü. 3 Aralıkta Gümrü anlaşmasıyla sınır kabul ettirildi.

12)  Son padişah kaynaklı isyan 2 Ekim 1920’de bastırıldı. 17 Ekim’de de Damat Ferit istifa etti. Fakat batıda başarısız olunuyordu. Düzenli orduya geçmeyi gerilla savaşına devam etmek isteyenlere uyarılardan sonra tutuklama emri çıktı (örn. Çerkez Ethem)

13) Peki Yunanlılardaki bu hırs nedir abi? Yunanlılar tarih boyunca medeniyetin ilk temsilcileridir aslında. Fakat Roma imparatorluğunun bunları esir alması, bilim adamlarını öldürmesi veya sürmesi sonucu barbar kabul ettikleri bu kavimlere karşı hep kin beslediler. Zamanla türklerin eline geçtiler falan işte. Tekrar özgürlüklerine kavuşunca yönetim kademesinde ılımlı ve radikal gruplar oluştu. İşte I.Dünya savaşına katılmak istemeyen Yunan kralı Konstantin ılımlıydı. Savaş çıkınca müdahil olmadı. Fakat oğlu bunun fırsat olduğunu düşünerek bir askeri darbeyle babasını devirip kral oldu ve I.Dünya savaşına girdi. Halkını “milliyetçilik” ve “Büyük Yunanistan” ülküsünün gazıyla yöneten asil kralımız savaşı kazandıkları halde topraklarına saldıran barbar türklerin bu son mücadelesine çok sinirleniyordu. Bu sebeple sevr anlaşmasını kabul ettirmeyi kendisine görev adletti. Tekrar tahta geçen kral Kostantin bunu devam ettirerek türk düşmanı algısını sürdürdü.

3c14b

14) I.İnönü Zaferi Eskişehir’de 6-10 Ocak 1921’de kazanıldı. Bu zafer sonrası İtilaf devletleri görüşmeye çağırsalar da sonuç alınamadı 11 Mart 1921

15) Rusya ile 16 Mart 1921’de sınır belirleniyor. 31 Mart 1921 yılında II.İnönü zaferi kazanılıyor. İsmet generalliğe yükseliyor.

16) İtalya iç karışıklık yaşadığı için güneyden çekildi. Gerçi zaten birlikte göndermediler gönderemediler daha doğrusu. İtalya istediği toprakları alamadığı gibi Yunanlıların hakları olan Aydın yöresine saldırıp almasına sinirlenmişlerdi. İngiltere’ye durumu şikayet etmişler ama İngiltere o sırada çöken ekonomisi ve ölen askerlerinin hesabını vermekle meşgul olduğundan “ya bi dur abi” tepkisini alıyor. Zaten hükümette Mussolin’i sıkışık durumda “neden savaş girdik ne kazandık?” diye. Elde tutamayacaklarını anladıkları için sessizce çekiliyorlar. Aynı şekilde Fransızlar güneyde istedikleri petrol bölgelerini aldıkları için onlarda şimdiki sınıra kadar çekiliyorlar.

17) 10 Temmuz günü büyük bir Yunan taarruzu yapılıyor. Mükemmel bir askeri manevrayla orduyu Sakarya önlerine çeken Mustafa Kemal meclisten tepkileri de göğüslemek zorunda kalıyor. “Bu askeri bir hamle beyler sakin olunuz” dese de askerliği bilmeyen adamlar “aha gitti ülke verdik eline batırdılaaaarr bunlaaaarrr” diyerek dövünüyor. Mustafa Kemal sonunda meclisi ikna edip 3 aylığına başkomutanlığı alıyor

18) Yunanlılar kazanacaklarından emin küstah bir şekilde İngilizlerin desteğiyle İstanbul’da “İonia” isimli bir krallık kuruyorlar. Buna itilaflar çok kızıyor. İtalya ve Fransa adeta küsüyor İngiltere’ye. İngiltere’nin bunları yapmasının sebebi ise Anadolu’daki son maşası Yunanlıları iknadır. Tabi 22 gün sonra 13 Eylülde Yunanlılar çekilmek zorunda kalıyor. Fransa’yla 20 Ekim 1921’de anlaşılıyor.

19) İngiliz arşive kayıtlarına göre bu tarihte Vahdettin İngilizler ile görüşüyor. Yunanlıların gitmesini ve Egenin İstanbul hükümetine kalmasını gizlice dile getiriyor. (tabi umursanmıyor çünkü artık muhatap değil padişah)

20) 26 Ağustos taaruzu ve 30 Ağustos Zaferi ile savaş kazanılıyor. Ordu Gelibolu noktasına kadar sessizce geliyor. Burası İngiliz kontrolünde bir nokta.

lozan
Lozan Heyeti

21) Mudanya Mütarekesi imzalanıyor. İstanbul hükümeti Lozan görüşmelerinde işbirliği önerdiyse de kabul edilmedi.

22) 1 Kasım 1922 yılında saltanat kaldırılıyor. Vahdettin İngiltere’ye sığınmak zorunda kalıyor. 24 Temmuz 1923 yılında ise uzun görüşmelerden sonra Lozan imzalanıyor.

Sonraki yazı için buradan

“Yakın Siyasi Tarih – VI” için 3 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.