Yakın Siyasi Tarih – V

Bir önceki yazı için buraya

Kurtuluş Savaşı Başlıyor

1) Mustafa Kemal Samsun’a isyanı bastırmak için padişah tarafından gönderiliyor. Burada bir kısım tarihçilerin padişahı aklama çabası gözden kaçmıyor elbette. Yani “Mustafa Kemal’i kurtuluş savaşını başlatması için parayla gönderdiği” söyleniyor. Bu çok büyük bir yalan olmakla beraber bu kesimin yalan haznesi ve midesi geniş olduğundan fazla şaşırmamak lazım. Yalancı şerefsizlerden oluşan daha öncede yazdığım “siyasi güdüm dahilinde yaratılan yeni Osmanlı” amacıyla söylenen şeyler bunlar. Ha kime inanalım? Senin kaynağın nedir? Belki benimki yalan söylüyordur diye düşündüm. Araştırdım dönemin gazetelerini buldum. Onlardan resimleri de buraya koyuyorum. Bu tip insanlar kurtuluş savaşının olmadığını bile söylüyorlar. Şerefsiz, hırsız, yalancı pezevenkler afedersiniz. Neden bu kadar kızıyorum? Çünkü dönemin gazetesi var ulan hala öyle böyle diye iddia ediyorsunuz.

20150731_165924

2) Zaten organizasyon dahilinde gönderildiği için gider gitmez yaptıkları İstanbul’dan haber alınıyor. Mustafa Kemal bir genelge çıkartıyor ve “Milli Mücadele” olgusunu tam olarak ortaya koyuyor. Bak yine aklıma geldi adam çıkmış diyor ki “Efendim Mustafa Kemal’i kim tanıyordu da sözde milli mücadeleyi başlatıyor?”. Bu şeref yoksunu satılık kişiler Çanakkale’de savaşılmadığını bile iddia ettiler. Yine dönemin gazetelerinden örnekler koyuyorum. Anlayacağınız üzere lider seçilmesinin sebebi “Çanakkale Kahramanı” olmasıydı bu kadar net. Resimi bol olsun bu yazının hadi. Vahdettin’in Mustafa Kemal ile görüşmesinin ayrıntılarını koyuyorum. Vahdettin gideceği zaman onun ile görüşüyor. Mustafa Kemal “Acaba benim neden gittiğimi öğrendi mi? Engelleyecek mi?” diye endişeli. Bazıları bu konuşmayı nasıl öteye çekip “oslondo kortoloş sovoşono vohdot..” diyor ya. İşte o konuşmanın tam metni.

20150731_170111

20150731_170126

20150731_170142

20150731_170203

3) Amasya’da 19 Haziran 1919 görüşmesi yapılıyor. Alınan kararlar ile İstanbul hükümetinin tanınmadığı belirtildi.

4) Mustafa Kemal Nutuk kitabında (şu kitabı da okutmayan eğitim sisteminin durumu ortada işte) “Cumhuriyetçi bir devrim fikrini o zamanlar dile getirmenin uygun olmadığını düşündüm. Hazır değillerdi” diyor.

5) İstanbul’da ise Yunanlıların İzmir işgalini kınayan padişaha “resmi bir soruşturma” ile geri dönüş yapıyor emperyalist ülkeler. Bir komisyon kurulup Yunanlıların İzmir’de baskı ve şiddet olaylarını araştırıyorlar. Bir şey bulamıyorlar elbette. Şimdi gazeteleri var bunların hep. Ama koyamayız buraya. Artık güvenmiyorsanız gidip okuyun arkadaşım. Yada okumayın ne yapayım ya öfff. Ama bu yazıya özel resimleri koyuyorum. Bunlardan derleniyor yazılarım yani;

20150731_170253

6) 23 Temmuz 1919’da Erzurum kongresi düzenleniyor. Tam bağımsızlık için imparatorluk fikrinden vazgeçiliyor.

7) Sonradan açılan İngiliz arşivlerinde ortaya çıkan belgelerle biliyoruz ki; Anadolu’da tekrar özgür bir direniş için örgütlenmeler yapılırken İstanbul’da Damat Ferit İngilizler ile görüşüp “kayıtsız şartsız” teslim için 30 Mart 1919 yılında telgraf çekiyor. Telgraf İngiltere’de durmakta. “Yalaannn böyle bi telgraf yok” diyenler o telgraf ortaya taaaa kurtuluş savaşı zamanı çıktı arkadaşım hey gidi mal hey.

20150731_171303

8) 4 Eylül 1919’da Sivas’ta bir kongre daha yapılıyor. Fakat kongreye sadece 38 kişi gelmiştir. Katılımın az olması endişe veriyor. Durumun ümitsizliğine kapılan bazı kişiler ABD mandalığına girmek istiyorlar. Böylece Suriye/Irak dolayları bizde kalacak doğu anadolu ise Ermenilere bırakılacaktı. Bir grup ise İngiliz mandalığına girelim “bu denli süper bir devlet ile başa çıkamayız yok oluruz” diyorlar. Tartışmalar gırla gidiyor Mustafa Kemal kontrolde sıkıntı yaşıyor.

9) Fakat kazın ayağı öyle değil. İstanbul hükümeti İngilizler ile zaten kayıtsız şartsız çektiği telgraf ile teslim olmuş. İngilizler padişaha “bu işi uzatmadan bitirin bakın böyle olmaz” diyorlar. Padişah kongreye baskın yapıp oradakilerin tutuklanması için Elazığ valisi Ali Galip’e talimat veriyor. Bu baskın haber alınıp uygulamaya geçmeden engelleniyor 7 Eylül 1919

10) Bu ortaya çıkınca kongredekiler duruma tepki gösteriyorlar. Padişaha bu olayın kınandığını bildiren bir telgraf çekiliyor. Eğer doğru ise iplerin kopartılacağı söyleniyor. İstanbul’dan gelen cevap ise “telgrafın padişaha verilmeyeceğini” bildiriyor. Yani padişaha telgraf hiç ulaşmayacağı için her hangi olumlu veya olumsuz cevap vermemiş olunuyor böylece (şaka gibi arkadaş).

11) Kongre Damat Ferit hükümeti istifa edene kadar haberleşmeyi kesiyor, Sivas’ı başkent yapıyorlar.

20150731_171215

12) ABD’ye mandalık fikri akıllara yatıyor aslında. ABD peki bizi kabul edecek mi? Oraya bir telgraf çekiliyor. (Buradan şu anlaşılıyor. Henüz kongre tam bir bağımsızlığı kazanacağını düşünmüyor. Yani kurutuluş savaşı buralarda bitebilir ama Mustafa Kemal peşini bırakmıyor tabi olayın)

13) İstanbul hükümeti yani Damat Ferit hal böyle olunca 30 Eylül 1919 yılında istifa ediyor. Yeni hükümetle görüşmeler başlıyor.

14) Bu sırada 22-23 Aralık tarihlerinde Londra’da İstanbul’un alınması gizlice konuşuluyor. Bu gazetelere düşünce bizim Anadolu cephesi köpürüyor tabi “İstanbul verilemez” diyerek.

15) 12 Ocak 1920’de Ankara’da meclis açılıyor. 28 Ocak tarihinde Misakı Milli sınırları uzun tartışmalar ile kabul ediliyor.

16) 25 Ocak tarihinde Maraş, Antep ve Urfa’da gerilla savaşları başlıyor.

17) Gelişmeler bu şekilde olunca 14 Şubat tarihinde Londra’da “İstanbul’un bırakılacağı” açıklanıyor. İstanbul hükümetine Anadolu’daki bu saldırılardan dolayı büyük baskı uyguluyor emperyalistler. Hükümet dayanamayıp 3 Mart 1920 tarihinde istifa ediyor.

18) Salih paşa 8 Mart 1920 tarihinde yeni hükümeti kuruyor. 16 Mart 1920 sabahı İngilizler İstanbul’da baskın yapıyorlar. Gemiler toplarını kente çeviriyor, caddeleri İngiliz askerleri ele geçiriyor, Harbiye nezareti binası basılıyor.

19) Salih paşadan “Kuvayi Milliye’yi kınama” yazısı yazması isteniyor. Yazı daha ağır bir dille çıkartılması için tekrar gönderiliyor, sonra tekrar ve sonra tekrar ve sonra tekrar… Hükümet başkanı Salih paşa daha fazla dayanamayıp istifa ediyor.

20150731_170905

20) İstanbul’daki baskının sebebi Anadolu’daki hükümetin görüşmeye gelmesiydi. Baskını haber alan Mustafa Kemal, İstanbul’da bulunan Rauf Orbay’a kaçmasını haber vermişti. Rauf ise “Soylu İngilizlerin bu alçakça tutuklamayı yapmasını” istemiş ve tutuklanmıştı. Mustafa Kemal Nutuk kitabında Rauf’un bu davranışına kızmış ve “Kimileri uygar bir ülkenin hapishanesini, ulusal bir mücadelenin tehlike ve belirsizliklerine yeğliyor” demiştir. Rauf Orbay’ın bu hareketi ileride aralarının açılmasının da temelidir aslında. Ulan ne güzel demiş adam ama yok aslında Mustafa Armağan’a göre İngiliz ajanı. At yalanı … inananı

21) Mustafa Kemal 7 genelge yayınlayarak bu durumu protesto etmiştir. İstanbul meclisi İngilizler tarafından dağıtıldı. Damat Ferit ise yeniden Sadrazam oldu.

22) Batıda bunlar yaşanınca Kuvayi Milliye yandaşları Anadolu’ya kaçmaya başladı. Fakat emperyalist güçlerden evvel savaşılması gereken başka bir cephe daha vardı. Padişah tarafından yetkilendirilen ve İngilizler tarafından silahlandırılan kendi yurdumuzun çocuklarıyla bir iç savaş yapılacaktı. Ama Mustafa Kemal İngiliz ajanı değil mi?

Elimdeki resimlerle bir kurtuluş akışı yaparım güzelde olur. Haydi selametle

Sonraki yazı için buradan

Reklamlar

“Yakın Siyasi Tarih – V” için 6 yorum

  1. Azizim, Damat Ferit’in İngiltere’ye çektiği telgrafın İngiltere’de durduğu bilgisi dikkatimi celbetti. O telgrafa ulaşabilme imkanımızın olup olmadığını yasmanızı istirham ediyorum. Bu vesile ile Yakın Siyasi Tarih yazı dizisini zevkle okuduğumu belirtmek isterim, efendim.

  2. Damat Ferit’in direkt bir telgrafı yoktur Onur Bey. Telgraf İstanbul’da bulunan Amiral Webb tarafından çekilmiştir. Ayrıntısıyla aslında telgraf dediğimiz şey bir projedir. Damat Ferit Osmanlı imparatorluğunun kayıtsız teslimiyetini ve her şeyi yapmaya hazır olduğunu Webb’e anlatmıştır. Webb durumu bakanlığa telgraf çekerek anlatılanları bildirmiştir. Bunun orjinal kaynağı muhtemelen onların arşivlerindedir. Çevirisi; “İngiltere, Avrupa ve Asya’da, gerek doğrudan doğruya Sultanın hâkimiyeti altında bulunan, Türkçe konuşan ve gerekse özerklikten faydalanan vilayetlerde, Türkiye’nin ecnebilere karşı bağımsızlığını ve memleket içinde sessizliği temin etmek için gerekli gördüğü yerleri 15 yıl süreyle işgal edecektir… İngiltere, dostluk hisleriyle duygulanarak Osmanlı bakanlıklarında gerekli gördüğü yerlere İngiliz müsteşarlarının Sultan tarafından tayinlerine izin verecektir. Bundan başka İngiltere Hükümeti, her vilayete birer İngiliz Başkonsolosu tayin edecek ve bu konsoloslar 15 yıl süreyle vali yanında müşavirlik görevi yapacaklar. Vilayet, Belediye Meclisleri seçimleri ve parlamento üyelerinin seçimi İngiliz konsoloslarının kontrolü altında yapılacaktır. İngiltere hem başkent İstanbul’da, hem vilayetlerde maliyeyi çok sıkı kontrol etme hakkına sahip olacaktır. Anayasa, Doğu halkının siyasi anlayışına ve yeteneklerine uygun olarak sadeleştirilecektir.” Zaten bu tarihten sonra gazetelerde sürekli kuvayi milliye karşıtı girişimleri hızlandırmıştır ve her istediklerini yapmıştır. Bunun dışında yukarıda gazetede de yazıyor ileriki tarihlerde bu teklifi daha geliştiriyor; Damat Ferit’in İngilizler ile gizli bir ikili anlaşma (tamamen teslimiyet) imzaladığı konuşulmaya başlanıyor. Çünkü Damat Ferit’in basın açıklamaları bunu destekliyor. (yukarıda ki gazetelerde bazıları var hepsini koymadım). Bu imzalanan gizli anlaşma yurt dışı basında maddeler ile yayınlandığı söylense de kesin maddeler elimizde yok. Daha doğrusu yine kesin olarak resmi belge yok çünkü gizli anlaşma. Mustafa Kemal Nutuk kitabında o dönem gazetelerde çıkan ve hükümeti istifaya götüren bu hadise için; “12 Eylül 1919’da Sadrazam Damat Ferit ile İngiliz temsilcisi arasında imzalandığı ve az sonra padişah tarafından onaylandığı ileri sürülen bir gizli antlaşma, Fransızlarca ele geçirilip yayınlanmıştır. Bu belgenin gerçekten var olup olmadığı üzerinde çok tartışılmıştır, ancak o sırada duruma ve hem İngilizlerin, hem de padişahın istek ve düşüncelerine çok uygun olduğu ve bunların kâğıt üzerine dökülmesinden ibaret bulunduğu için gerçek durumun bir ifadesi sayılabilir.” demiştir. Ankara’da bulunan Kuvayi Milliye teşkilatının İstanbul’da bulunan casusları/askerleri/gazetecileri aracılığıyla zaten Damat Ferit ve Padişahın düşüncelerini az çok bildiklerini kabul etmek gerekir. Sinan Meydan 12 Eylül günkü gizli maddeleri de yayınlamıştır. Çok önceden de aslında yayınlanan bu maddelerin yine kaynağına pek güvenilmese de “Wikiliks” belgelerinde yine bahsedilmiştir. Maddeler;

    “1. İngiltere Hükümeti, kendi kumandası altında Türkiye’nin bütünlüğünü ve bağımsızlığını garanti eder.

    2. İstanbul, Hilafet ve saltanat merkezi olacak ve Boğazlar İngiltere’nin kontrolüne bırakılacaktır.

    3. Türkiye bağımsız bir Kürdistan kurulmasına engel olmayacaktır.

    4. Bunlara karşılık Türkiye İngiltere’nin Suriye ve El cezire hâkimiyetini sağlayacak ve hilafete ait manevi kudret ve yetkinin İngiltere’nin lehinde gerek Suriye bölgesinde ve gerekse Müslümanların yaşadığı diğer yerlerde egemen kılınmasını vaat eder.

    5. Milli akımların önüne geçebilmek için Türkiye’de yeniden kurulacak olan Meşruti yönetime karşı meydana gelecek olumsuzlukları etkisiz hale getirmek için İngiltere Hükümeti bir zabıta teşkilatı kuracaktır.

    6. Türkiye, Mısır ve Kıbrıs üzerindeki bütün haklarından vazgeçerek, özel ve resmi niteliği olan İngiltere Hükümeti konferansta, Türk temsilcilerinin bu yöndeki arzularını kabul edecektir.

    7. Barış şartlarının tekrarından sonra padişah, dördüncü maddedeki özelliği konuşmak için İngiltere Hükümeti’yle ayrıca bir sözleşme imzalayacaktır. Bu sözleşmenin maddeleri gizli tutulacaktır.

    İşbu sözleşme iki nüsha olarak düzenlenip imzalayanlarca kabul edilmiştir.”

    Onur bey; sorduğunuz çekilen telgraf bizzat Damat Ferit tarafından elbette çekilmemiştir. Onun bir projesidir ve bunun sunumu sonucu bakanlığa gönderilmiştir. Bu kesin olarak vardır. Amiral Webb yalan bir telgraf çekmiş midir? Mümkün değil gibi duruyor. Zaten bir çok telgrafında Damat Ferit’ten “bulabileceğimiz en iyi adam” diyerek söz etmiş ve yaptıklarını da övmüştür. Yani en iyi kukla diyebiliriz. Diğer 12 Eylül 1919 gizli ikili anlaşmasına ise “kesin budur” diyemeyiz. İlk konu kadar kuvvetli delil olmasa da Mustafa Kemal’in dediği gibi görüşülen bir gizli anlaşmanın muhtemel maddeleri bunlardır ki M.Kemal bunu Nutuk kitabında da anlatmıştır. Gelişen tarihi olaylarda Damat Ferit ve Padişah’ın yaptıkları bunları desteklemektedir peşi sıra cumhuriyetin ilanı ile ikisi de İngilizlere sığınmışlardır bunu unutmamak gerekir. Ankara hükümeti ve M.Kemal Vahdettin’i çok uzun süre vatan haini değil, düşmanın elinde esir olarak düşünmüşler ve ona göre hareket etmişlerdir. Fakat gelişen süreçte fikirler değişerek zaten padişaha ve Ferit’e güven sarsılmış bunu fırsat bilen M.Kemal Cumhuriyeti kurmuştur.

    Yukarıda ki kaynaklar; Ord.Prf. Yusuf Hikmet Bayur, Sinan Meydan ve Prf.Sina Akşin, Mustafa Kemal kitaplarından alınmıştır. Cevap uzun oldu kusura bakmayın Onur bey hoşçakalın umarım açıklayıcı olmuştur. Direkt arşiv fotosu elimde yok ne yazık ki zaten hepsinin olması olanaksız takdir edersiniz ki. Benim fikrim Damat Ferit’in çok salak ve İngiliz kompleksine sahip olan çıkarcı bir adam olduğudur. Vahdettin ise eli kolu bağlanmış zaten borç içinde yıkılacak bir ülkenin kısmetsiz kişisi olduğudur. Fakat Vahdettin’in Ankara’da ki savaşı desteklememesi ve devam sürecindeki tavırları kabul edilemezdir. Okuyacaksınız en çok Kuvayi Milliye’ye karşı kurulan Türk Birliklerle yurdumuzdaki insanları kuvayi milliyeye karşı kullandırmış, Şeyhülislamdan fetvalar alıp Ankara’yı dinsiz ilan etmiştir vs. Padişahlığının devamı için kabul ettiği şartlardan belki medet umdu ama elbette vatanı seçmesi daha önemli en azından bizim için gerekirse ölmeli bilmiyorum.

  3. Ben sizin için araştırdım. Arşiv numarasıyla buldum. İngiltere Dış İşleri Bakanlığında 3 Nisan 1919 yılına kayıtlı 453. Nolu arşiv belgesinde Damat Ferit ve Padişah Vahdettin’in İngiltere’ye 15 yıl süreyle sömürge olmayı teklif ettiği telgrafla belgelenmiştir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.