Yakın Tarih Serisi

Arkadaşlar yazılarımı fazla kişi okumuyor biliyorum ama olsun ben yazayım. Öğrenilen şey paylaşılırsa bir anlamı olur be kardeşim. Böbürlenmeden ve başkasını küçük görmeden hep anlatmayı sevdim hayatımda. Ama konuşmalar tekrarlanıyor ve sıkılıyorum artık. Buraya yazdığımda konuyla ilgili adres gösteriyorum hiç olmazsa.

Şimdi ne diyorduk yazılacak çok şey var. Buranın amacı tarih ekseninde bir bilinç yaratmaktı. Elbette bilimin ve bilim adamlarının yolunda girerek. Öyle “Lozan’da bir madde var efendim 2023 yılında artık maden çıkartacağız gizli o madde yaaa” diye ortaya atılmadan adam gibi belgeyle konuşmak ve tartışmak. Şimdiki zaman için siyaseten veya her konuda yapacağınız yorumlar genel teoriler üzerine oluyor. Ben bu teori işini sevmiyorum pek. Yani “ülke şu noktaya gelecek” veya “ülke batacak” diyoruz ya işte bunu söyleme temellerinin ortaya koyulmasını seviyorum ben.

chp

Nasıl diyeyim hep geçerli olan bir söz vardır; Tarih tekerrürden ibarettir diye. Mühendis olup tarih ve edebiyata ilgi duymam bundan belkide ve belkide bir tarihçiden fazla tarih bilirim edebiyatta okurum sadece  diyeyim 🙂 Geçmişte yaşanılan bazı şeylerin tekrar tekrar yaşanması ve bunlardan ders alınmaması yaşayan halkların en büyük tehlikesi. Bilim bunu söylüyor. Kenara çekilip “müslümanlık büyük din hacı şükür ki müslüman doğmuşuz” veya “türk tarihte hep var olmuştur var olacaktır” benzeri düşünce hayallerine kapılmak güzeldir. Lakin ne aslen müslümanlığa bu şekilde sahip çıkabilirsiniz ne de bir ırkın hep var olacağını öngörebilirsiniz.

Yıllar boyunca yaşayan dinler ve ırklar hep aynı nakaratı tekrarlayıp durdu. Tarih bize bunu söylüyor zaten. İşte sorun; bu nakaratın geçmiş yaşanmışlıklarını iyi analiz edip öğrenmek olmalı. Ciddi bir şekilde elbette şarlatanlar ile parti/din tüccarlarından beslenen adamlar ile değil.

Bu doğrultuda yazılarımın uzun olması veya hep tarih tezli olması eleştirilerini almaktayım. İlk önce elbette ikisinde de haklısınız ama sitenin içeriği böyle. Burası kçı kırık gündem için köşe yazılarının olduğu bir bölüm değil. Arada beğendiğim şiirler veya kitapları yine yorumlarıyla atıyorum. Ve yazılan tarihi yazılar kusura bakmayın ama belli bir araştırmanın uzun birikimlerini aktarıyor. Sıkılıyorsanız açın kanalı Acun’u seyredin. bir şeyleri öğrenecekseniz ara ara okuyun. Kaldı ki öğrenmeye aç insan “bu yazı uzunmuş hacı” demez zaten. Gidin twiit falan atın abi ne yapayım? Mesela 3-4 aydır yeni bir araştırmayı siteye getirmeyi planlıyorum. Notlarımı aldım almaya devam ediyorum. Amacım fazla curcunaya girmeden yakın tarihimizin analizini mümkün mertebe tarafsız bir şekilde yapmak.

DP Adnan-Menderes4

Bildiğiniz gibi tarih anlatımı siyasi kanattan anlatılır. Yani “o buna şunu dedi sonra beriki adamlarını topladı isyan etti ve haçlılara pusu kurdu vs.” tarzında siyasi tarihin karmaşasında derinlemesine o yılları yaşayamayız. Neden yaşayamayız? Günümüzü düşünelim. Türkiye tarihi ileride sadece seçim sonuçları, meclis başkanı tartışması, taviz veririz vermeyiz iddiaları vs. şeklinde görülebilir mi? Ülkemiz daha doğrusu yaşadığınız toplum tarihi yaşantısı, siyasi kimliği, eğitim/kültür ve sanat atılımları, iktisadi ve ekonomik politikaları ile dünya tarihindeki o dönemki konjonktüre göre yorumlanır. Bunlar ile beraber dönem liderlerinin neden bu şekilde hareket ettikleri, nerede yanlış yaptıkları, hangilerinin neden ülkeyi sattıkları veya o yola girdikleri de bu şekilde ortaya kabak gibi çıkar.

Tabi bu kabağı ortaya çıkartmak lafta kolay ama uygulamada zordur. Bu sebeple yazılarına başladığım “Osmanlı Tarihi” bölümünü devam ettirmek ile beraber (uzundur ve akademiktir okumadıysanız bakabilirsiniz) buraya konu olan “Yakın Türkiye Tarihi” bölümünün başlangıcını da yapmak istiyorum. 1900’lü yıllardan muhtemelen darbe dönemine yani 1980 kesimine kadar olan kısımın alınması uygun olacaktır.

Yani tartışmaya almak istemediğim (sonra ayrıntılı alacağım) II. Abdülhamid döneminden sonraki kısımdan başlayacağım. Daha doğrusu bir cumhuriyet tarihi olacak diyebiliriz. Cumhuriyet tarihi olacakta buraya “devrim inkılap” falan yazmayacağım. Siyasi tarihte gelinen süreç, I.Dünya savaşının kaybedilmesi, Kurtuluş savaşı ve sonrası ülkenin kurulması, parti iktidarında yaşanan siyasi çekişmeler (elbette polemiğe girmeden) bu darbe yıllarına kadar anlatılacak. İktisadi tarihte ise yine aynı süreçte ekonomi politikalarını ve çekilen zorluklara karşı hükümetlerin neler yaptığını, neleri yapmak zorunda kaldığını, dünya politikalarını vs. anlatacağız. Eğitim/sanat ve kültür tarihi bölümde ise yine bu süreçte hangi dönemde edebiyat, sanat ve kültür adına yatırımlar yapıldığını gözler önüne sereceğiz.

evren

Böylece ekranlara çıkıp “vay efendim böyledir bunlar” diyen siyasetçilerin ne peşinden olduklarını daha iyi anlayacağız diye düşünüyorum. En önemlisi neden Cumhuriyet sanayi, bilim ve dikkat edin ahlaki olarak modern bir devlet haline gelemediğini anlamamızda yardımı olacağını düşünüyorum.

Elbette bunun ayrıntılı notları ve gündem gündem baktığım geçmiş gazete/demeçlerin hepsini buraya koyamıyorum. Genel olarak yap boz parçalarını ise birleştirebilirsiniz. Gerçek bir gazete yazar olan Uğur MUMCU abimizin ise bir çok yazısı notlarıyla kitaplarımın arasında. Şimdilik duracaklar çünkü 1977 yılının ağustos ayındaki hükümet eleştirileri pek dikkati çekmez artık. Işık tutacaktır ama okunmayacaktır ne yazık ki. İnşallah devam ederim.

Saygılarımla yeni döneme bomba gibi gireceğiz inşallah…

Devamı için buradan…

“Yakın Tarih Serisi” için 8 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.