Yüzüklerin Efendisi

Yıl ikibinlerin biri falan galiba üniversitedeyim.  Yaz gelip staja fabrikaya başlamak için yakınımızdaki Federal Mogul fabrikasına gittim. Gömlek ve segman üreten bu büyük Alman tesisinde işi öğrenecektik tam 30 gün. Şef daha ilk günümde “sen bir hafta gel sonra bir daha gelme başkaları da çalışmaya gelecek” demişti. Bende sevinmiştim tabi ya o sıcakta kim gidecek fabrikaya anasını satayım.

Neyse staja başladım “o nedir bu kaçtır” falan üç gün geçince sıkıldım artık. Zaten iş vermiyorlar bizi sallayan da yok yani. Girdim laboratuvar bölümüne. Ulan kimse yok herkes izinliymiş iyimi. Dışarısında gürültü kıyamet var toz falan içerisi nispeten sessiz kafa dinlenecek bölüm. Oturdum o gün öğleden sonra mis gibi. Tabi canım sıkıldı otur otur.   Evde uzun zamandır okumadığım kitapları araştırdım. Aldım yüzüklerin efendisini sıkarsa değiştiririm ne olacak. Okumak istemiştim ama fırsat olmadı vizeydi finaldi derken. Sabahtan başladım okumaya. Sonra dedim “bu neymiş arkadaş be”. İşte kalan 4,5 günde 3 kitabı bitirdim….

Hani diyoruz ya “vaktim olmuyor hacı” diye yalan o. Ben sabah uyanıp başladım akşam yatana kadar okudum. “Ne olacak lan nereye gidiyorlar?” diye diye seriyi ve stajı bitirdim. Fabrika mühendisi beni laboratuvarda yakalamış kitap okuduğum için kızmıştı bak onuda hatırladım. Yalnız ben hiç sklememiş okumaya devam etmiştim ehehehe.

Stajı bitirip baskete tekrar dönünce her gördüğüme anlatıyorum kitabı. “Lan şöyle süper böyle güzel” diye. Arkadaş kimse umursamıyor. Bari dedim üniversitedikelere anlatayım. Yok onlarında umurunda değil. Yaşım sınıftakilerden çok ufak olduğundan bana “olm sen git çizgi roman oku ahıahı” veya “cüce nedir elf nedir olm ya adamın okuduklarına bak abi” diyen İstanbullu beylere ayar oldum.

Zaman geçip bu yüzüklerin efendisi filmi yapılınca bu İstanbul beyefendileriyle sinemaya gitmiştik. Filmden çıktık kızların yanında vay anam neler duyuyorum “abi ben elfleri destekliyorum böyle yani peri gibi uçuyorlar” karşı taraf açılan ortayı değerlendirip “elbette ama ben kralı beğeniyorum yakışıklı canım” vs.

Ulan 6 ay evvel ben size kitabını anlatırken taşak geçiyordunuz da şimdi filmini izleyince mi elf oldunuz? Anladım ki bazılarına kitap dünyasının hayali fazla geliyor. Filmde gördükleri kule ve kaleleri, atları, orkları veya elfleri ben hayalimde canlandırmıştım. Bazıları bunu yapamıyor belkide görmeleri lazım ne bileyim.

Neyse filmde beklediğimden iyiydi ve kitabına sadıktı gerçekten (sonunda bazı şeyler anlatılmamıştı gerçi olsun). İlginçtir daha önceki yazım olan Kelebek kitabının filminde de sonu anlatılmamıştı bitmemişti yani. Merak edenler okusun kitabını ne diyeyim artık.

Film o kadar tutuldu ki dünyada hayran kitlelerini bilmem kaça katladı. Hala izlenir, hala beğenilir. Peşinden Hobbit isimli yapımı da getirerek gişeye güzel bir devam serisini yerleştirdiler. Hobbit diğerine nazaran kendi kendine uyarlanmış bir senaryo aslında. Yani yüzüklerin efendisindeki gibi kitabın kopyası yok zaten kitap küçük denilebilir üç film çıkmaz.

Efendim ne diyelim okumadıysanız mutlaka okuyun kitabını. Sonrada filmleri peşi sıra izleyin. Dikkatli olun Mordor’run gözüne gelmeyin…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.