Yalnız Gezenin Düşleri

wpid-20150305_174504.jpg

Rosseau artık nasıl okunuyorsa değişik bir adam. Cidden değişik bir bakış açısı ve düşünce yapısı var. 1700-1800 yılları arasında yaşayıp 1789 fransız devrimini göremeden ölmüş. Ölmüş ama düşünce ve fikirleri aydınlanma hareketine önayak olmuş. Bu kitabı daha çok kendi iç dünyasına yolculuk yapmasıyla ilgili. Artık yaşlanmış ve birazda fikirlerinden dolayı çok saldırıya uğradığından paranoyaklaşmış sanırım.

İlk denemesinde “doğal düzen” içindeki insanların topluluk olarak değil de yalnız yaşayan varlıklar olduğunu, ama mutlu, sağlıklı ve özgür olduklarım ileri sürmüştür. İnsanı kötüleştiren, topluluk olarak yaşamak zo­runda kalmasıydı. Komşuluk ilişkisi, insanın kendi durumunu başkalarınınkiyle karşılaştırmasına, bu da haset ve kıskançlığın, rekabetin ve zengin olma hırsının doğmasına yol açıyordu. Yozlaşmanın ikin­ci adımı olan mülkiyet, eşitsizliği daha da ileri götürüyordu.

Gelişmekte olan burjuva sınıfının, gerçekte halkın taleplerini karşılayamayacağını söylüyordu (dediği çıkmıştır). Bilimsel ilerleme ve zenginleşme ile halk tabakalarındaki eşitsizliğin azalmayıp tam tersine daha artacağını dile getirmişti. Yani gelişme ile beraber toplum daha çok kazanmak ve daha iyi bir mevkide olmak için mücadele edecek, kavga edecek, hırslanacak ve sonunda belki daha medeni bir toplum ama çok daha mutsuz bir toplum olacaktı.

Bu sebeple Rosseau bilimsel gelişime ve ilerlemeye karşıydı. “Seçebilseydim cahilliğin mutluluğu seçerdim” demiştir. İlginç tabi doğru söylediği yerler var ve elbette, düşünür yani. Bu kitabından önce savunduğu fikirler sebebiyle çok fazla tepki almış ve onlarla mücadelesinden sonra artık yorulmuş inzivaya çekilmiştir. İçine kapanarak mutluluğu aramayı seçmiş ve kitapta zaten yaptığı beyin fırtınalarını anlatmakta.

Jean Jacques Rousseau

Yani zamanınız az ise bunu okuyacağınıza eski kitaplarını okumanızı tavsiye ederim. Gerçi bu adamlar filozof olduğundan “neden okuyoruz?” demeyin. Her şey bir ilhamdır hayata bakış açısıdır. Okuduğunuz cümleler belki sizi değiştirir. Söylediği toplumsal hırsın ve kavganın uygar toplumlarda nasıl mutsuzluğa gittiğini görüyoruz. İş yerinde, okulda veya sporda amaçtan uzak rakibiyle sürekli mücadele eden ve kazanmanın başarı olarak görüldüğü bir toplum dünyası insana sadece “mutsuzluk” verecektir.

Bir iki cümle ile hoşçakal diyelim Rosseau’ya. Hayatın nasıl yaşanması gerektiği ile ilgili güzel sözler;

 “Gençlik, bilgeliği öğrenme, yaşlılık da uygula­ma zamanıdır. İtiraf ederim ki. tecrübe daima bir şey öğretir; fakat sadece bundan sonra ya­şayacağımız zamana faydası vardır. Ölme za­manı gelince, nasıl yaşamak gerektiğini anla­manın ne değeri var? Kaderim ve kaderimi belirleyen insanların tutkuları üzerine hem bu kadar geç hem de acı içinde edinilmiş bilgiler ne işe yarar?

“Yalnız Gezenin Düşleri” için 2 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.