Bir Gün Yine Komandoyuz I

Ya yazmayayım diyorum ama askerlik işte yazmadan da olmuyor yani. Erkek milletinde malum büyük bir askerlik anısı potansiyeli var her zaman. Hani öyle dıdının dıdısını yazmıcam ama evdeki bir iki resmi buldum buraya koyacağım birkaç arkadaşı da ekleyeyim ki okusunlar özlem giderirler belki…

Yıllar çabuk geçiyor elbette. Dur bakayım bulduğum resimleri anlatayım. Ben Malatya’ya Hava Savunma taburu 1.Batarya 2.Takım komutanı olarak atandıktan bir ay sonra falan karargah bölüğüne gönderilmiştim. Herhalde en çok çalışanı bu olur en salağı bu deyip gönderdiler bizi yan bölüğe. Muhabere takım komutanı olmuştum ve ek olarak kantin kasa subayı yapılmıştım. Başka bişeylerde olmuştum ama tam hatırlayamıyorum ne varsa yapıyorduk zaten.

Mehmet Başçavuş-Ben-Ali Astsubay Çadırları Topluyoruz
Mehmet Başçavuş-Ben-Ali Astsubay Çadırları Topluyoruz

Ama karargaha girmeden başıma bir olay geldi. Daha çömez olduğumdan bölükte ilk gittiğimde sağı solu inceliyorum tabii. Oryantasyondayım iki hafta falan. Yani görev verilmiyor öğreniyorum işte. Adana atışlarından taburun döndüğü zaman. Toplarımız sivil kamyonlar ile taşınmış geri getiriliyor araziye. Bataryalar da araziye gelen topları kendi kamyonlarıyla alıp garaja yerleştiriyorlar. Kendi kamyonlarımız ile gitmiyoruz çünkü araçlarımız çok eski. O zaman çocuktum bilmiyordum gerçi. Bize Adnan MENDERES zamanında güney koreye savaşmamızın karşılığında NATO tarafından verilen 1945-55 model MAN ve REO kamyonlar var elimizde. Bir boka yaramayan bu kamyonlar kış zamanında dert küpü olurdu bize. Yağı boşalır, hidroliği patlar, aküsü biter falan. O zaman inanılmaz yakıt israfı yapan bu kamyonların kullanılmasını anlayamazdım. Sonradan askeriyedeki bu düzensizlik ve başıbozukluğu öğrenince neden ülkemizin böyle olduğunu anlamış oldum. Farklı bir şey anlatmayayım efendim bu araçlarla garaja geri getirirken tabii şöför askerin yanında bir komutanın olması lazım mutlaka. Ben garajda gelen gidene bakıyorum o sırada bir şey yapmıyorum çünkü zaten yeniyim taburu bilmiyorum yani. Bir top ile Haydar başçavuş geldi. Atladı kamyondan bana seslendi. “senden rica etsem kamyon ile araziye gider misin Şeker asteğmenim?” dedi. “giderimde ben bilmiyorum bir şey olması sonra bak” deyince “asker çok tecrübeli sen rahat ol” dedi. Bindik kamyona sallana sallana gidiyoruz. Şöför askerde başladı muhabbete benle “komutanım siz nerelisiniz, sizin askerlik bitmez, benim iki haftam kaldı vs” benle muhabbet ediyor ama hiç yola bakmıyor adam. “Olm yola baksana” diyorum “ben dolmuş şöförüyüm komutanım bişeyolmaz” diyor sağ sol yapıyor vites değiştiriyor böyle gidiyoruz. Yolda başka bir top taşıyan kamyon ile karşılaşınca asker “ben bir sağa yanaşayım” dedi sağ tarafın ötesi benzinlik. Bu ileri geri falan derken “taaaak” diye bir ses duyuldu. Hemen indik aşağıya baktık asker geri giderken elektrik direğine çarpmış. Direk devrilmiş, kabloları da kopmuş benzinliğin içine düşmüş. “Ne yaptın lan?” deyince bizim o yola bakmadan vites attıran şöför gitti bildiğin mum gibi bir asker geldi sesi çıkmıyor..

Etrafa bakıyorum kimse farketmedi bizi ama. Bir hengame var sürekli. Haydar başçavuşa haber söyledik koşa koşa geldi. Bizi hiç umursamadan “araca bir şey oldu mu?” dedi. Kontrol etti bir şey yok. Elektrik direği tahta olduğu için devrildi iz var hafif böyle. Askere kızdı falan atla dedi kamyona. Bana dönüp “kimse gördü mü devirdiğinizi?” dedi. Bende “yok kimse farketmedi galiba” dedim. Gerçektende herkes bir şeyler yaptığından farkedilmiyor olay iyimi. “Hadi görüşürüz o zaman Şeker asteğmenim” demesin mi başçavuş. “Yahu” dedim “nereye abi direk devrildi elektrikler gelirse benzinlik yanar” deyince bana “sktiret yansın sorumlusu düşünsün ben gidiyorum” dedi. bastı gitti bildiğin adam. Ben yamuk bir direk ve kopmuş elektrik kablolarıyla kala kaldım. Kimseyi de tanımıyorum toplanan astsubaylar vardı yanlarına gittim hızla.

Volkan Astsubayla Arazide
Volkan Astsubayla Arazide

Kendimi tanıttım hoşgeldin faslından sonra olayı anlattım. Hangi direk falan hemen arkalarını gösterdim. Bir saatti ordalardı ama direği görmemişlerdi. “Kimse gördü mü?” diye sordular “hayır” deyince “boş ver” dediler. Ben şaşırdım tabi hemde üzüldüm o zaman. Umurlarında değildi yardım isteğimi de geri çevirdiler. Genç bir astsubay varmış Alper diye ona git dediler. Onlara göre olay üstüne kalırsa mahkemelik olurmuşum, çünkü akşama otomatik yanacak olan elektrikler kesintiye uğrayacak tabii benzinlikte cabası…

Tabii durumu hemen bölük komutanına söylemek lazım diye düşünüp çabucak ona giderken yolda rastladım. “Nasılsın, alışıyormusun …” faslında “şöförün elektrik direğini devirdiğini” anlattım. “Hangi direği?” dedi. “Yanından geçtik az önce” dedim bende 🙂 Dönüp baktı direğe baya kızgın görünüyordu. “Araç komutanı kimmiş?” dedi burnundan soluyarak. Bende olayı anlattım işte. Bana dönüp “madem araç komutanı sensin düzelt bunu, akşam 4,30 da elektrikler gelecek” deyip yürüdü gitti. Ben yine şoke olmuş vaziyette tabura yöneldim.

Tabur içinde Alper astsubayı arıyorum. Yakıt takım komutanı olduğunu öğrenince kazan dairesine sorarak ulaştım. Asker göreve gittiğini söyledi, bir saate geldi Allah’tan. Alper astsubay iyi birisiydi zaten oda yeni gelmiş ve evlenmişti. Benim geldiğimi duymuş tanışmaya fırsat aramıştı sağolsun. Beraber direğin yanına gittik. Direğin ucuna ip asıp çektik olmayınca araçla itelim dedik. İtledik düzelttik direği, arasınada taşlar koyduk falan. Lakin kabloyu nasıl bağlayacaktık? Elektrikçi astsubaylar izinde olduklarından ne yapacağımızı bilemiyorduk. Belediyeyi de arayamazdık çünkü pazar günüydü. Derken yanımıza fotoğrafçı asker geldi. Daha sonradan öğrenecektim ki bazı iyi huylu veya işe yaramaz askerleri son dönemlerinde fotoğrafçı yapıyorduk. Buda böyle bir askerdi. “foto çekeyim mi komutanım?” deyince “başlıcam fotona” dedim kızarak. “Görmüyor musun direğin kablosunu bağlayamadık” diye söylendim. Artık ümit yoktu yani. Elektrikler bir saate gelecek, benzinlik alev alacak, patlamalar neticesinde kışlanın yanmayan ışıkları birleşecek , bende daha ikinci haftamda askeri mahkemeye sevk edilerek rekor kıracaktım. Benim askerlik bitmeyecekti mnkym. Birden fotocu asker “ben takarım komutanım ne var bunda ya” dedi. Baktım buna “ne anlatıyosun olm sen? Ne anlıcaksın lan şak şuk fotoğraf çekiyorsun yanımızda anca” diye. Fotocu askerde “komutanım ben askerde tekte çalışıyordum bu işi yapıyordum takarım bunu” demesin mi? “Yapma yaw” dedim hemen bir ümit ile. Ama direğe tırmanmak için kelepçe lazımdı. Ama elektrikçi astsubaylar izinliydi anasını satayım. dolaplarındaki kelepçeyi alamayacaktık. Zaman yoktu yarım saat kalmıştı. İşte elektrikler gelecek, patlamalar neticesinde kışlanın yanmayan ışıkları birleşecek, bende daha ikinci haftanın sonu.. “komutanım bende anahtar var açarım kolay o iş” dedi fotocu asker. Tabii ondan ne arıyordu anahtar neyse “hadi çabuk laaaağn” deyip gönderdim askeri. Koşarak gidip aldı kelepçeleri. Teli bağladı porselene ve indi aşağıya. İner inmez elektrikler geldi ve kışla aydınlandı.

asker0002

İşi kotarmıştık ama nasıl olduğunu anlamamıştım yani. İşte Allah yardım eder ya bazen sanırım öyle oldu. Askerlere marlboro almıştım sağolsunlar. Alper astsubaya teşekkür edip bölük komutanına tekmil vermeye gittim. Kapıdan hallolduğunu söyledim, yüzüme bakmadan “ayağını denk al” dedi. Sanırım hiç sevmedi beni. Neyse ertesi gün direğe çimeto dökülmesini emretmiş. Ben tabi bilmiyorum çimentoyu falan nereden alacağız bölük başçavuşuna söyledim ve oradan bölüğün deposundan kullanıp sağlamlaştırdık direği. Sonradan yüzbaşı bölüğün kendi çimentosunu kullanmama kızmıştı (aslında çok az bir çimentoydu). Bende kendi paramla bir torba çimento almış, direğe tekrar döktürmüştüm. O günden sonra aramız hiç düzelmedi o yüzbaşıyla..

“Bir Gün Yine Komandoyuz I” için 4 yorum

  1. Mrb bu yazılanlarla hiçbir alakam yok… Yalnız yazınızı okudum gayet güzel anılar biriktirmişsiniz. askerliğinizi nerede yapmştınız?

    1. Yazı da belirtmiştim aslında. Malatya askeri hava alanının hava savunma taburundaydim. Zor günlerdi gerçekten.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.