Kırılma Dönemine Bakış

Önceki yazıya buradan

Ara verdiğimiz yerden yine devam edelim. Yazılar eski arkadaşlar düzenleyip yayınlıyorum. Bunun için karışıklık yaşamamak için yani bir önceki tarih yazısından okuyun devam edin buradan. En son Kanuni Süleyman vefat etmiş gerçi uzun bir ara yorum yazmışım güzel yazmışım oradan devam ediverin;

Kırılma Devrine Genel Bir Bakış

Arkadaşlar bir genel değerlendirme yapıp noktalayalım bir miktar. Fatihin İstanbul’u almasından 1453, Kanuninin ölümüne kadar 1566 dönemde yeni çağ başlamıştır. Kitaplarda her ne kadar hep “fetih” ve “yeni ticaret yolları” konuşulsa da genel olarak daha önemli şeylerin kapısı açılmıştı. Özetlersek;

1) Amerika kıtası ve Hindistan yolu bulunuyor

2) Hindistan yolu Venediklileri batırırken Portekizliler zenginleşiyor

3) Matbaanın icadıyla kitaplar hızla basılıyor, fikir ve düşünce hareketleri zenginleşip hızla yayılıyor. Resim, heykel ve sanat çalışmaları patlama yaşıyor.

4) XVI. asrın ilk yarısında ortadoks ve katolik olarak ikiye ayrılan Hristiyanlık dininde, Lüter, Kalven ve Angliken yani genel adıyla protestan mezhebi meydana çıkıyor. Neden çıkıyor bunu yazdık. sonuçta kendi aralarında iç çatışmalar devam ediyor arada. Osmanlılar, ortadokslardan sonra çıkarları doğrultusunda yine protestanları desteklemiştir. Protestanlık klise baskılarına karşı ortaya çıkmış bir mezhep türüdür. Ayrıntılara girmeden Papayı kabul etmezler, rahipleri evlendiği gibi bazıları sanırım kadınlarıda rahip yapabiliyor. Bunların dışında kitaplarını ana dillerinde okuyabiliyorlar. İncilin anlaşılması için herhangi birisine ihtiyaçları yok vs.

Martin Luther

Burada değinmemiz gereken nokta “din” anlayışının 1500’lerde nasıl yaşandığı. Tamam Hristyanlar katoliklik ile halkı sömürmüştür ama ilerde işler boka sarınca benzerini başka dinlerde de görmekteyiz. Yine işte yazdık yukardakileri protestanlığın ana çıkış sebeplerini okuduğunuzda nasıl lan dediğiniz olmuyor mu? Yani insanın kutsal kitabını okuyamaması, normal birisinin peygamberleştirilmesi katoliklerin bize çok ters gelen şeyleri. Kültür sanat akımlarındaki devrimlere ek olarak, avrupa toplumu dinlerinde de bir devrim yaratmış, katolikliğin yarattığı yobazlığı üstlerinden atmıştır. Tabi hemen atamasa da zamanla mücadele etmiş, avrupada baskı görenler Amerikaya gidip oralarda yaşamışlar.

İşte biz o zamanlar yapılan bu devrimlerin uzağındayız. Dünyanın kırılma anı 1550’li yıllardır. Avrupa kültür, sanat, eğitim, toplum vs. bir devrimle sancılı bir dönüşüm yaşamak için adımlarını atmaya başlarken, Osmanlı topraklarında yaşayanlar ise askeriyede, ekonomide, tarımda zamanın bütün reformlarını yapmışlar fakat sabit din-tarım imparatorluğunu temel almışlar ve bu “değişmeyen yaşam” tarzıyla önlerindeki 300 yılı geçirmişlerdir. İleride anlatırız yazarsam tabi heh heh. Atatürk, kusura bakmayın artık övelim birazcık bu atlanan kültür, toplum, sanat devrimlerini yapmaya çalışmıştır. Hatalar tabiki yapılmıştır fakat yol doğrudur ki burda bunları konuşuyoruz. Tabiki bu devrimlerle beraber din anlamında da, işte 1500’lerde Luther’in katoliklikte yaptığı devrimlerin benzerini yapmaya çalışmıştır. Ve elbette 1000 yıllık dinsel yönetilen bir toplumu, avrupanın 300 senede sancılı şekilde geçiştirdiği devrimleri bu kısa sürede yapması mümkün değildi. Yapılabildiği kadar yapılmaya çalışıldı. Aslında yapılırdı, doğru örneklemelerle bu süre azaltılır atılımlar yapılırdı ama işte iç dış dengelerin oturmaması, şerefsiz karaktersiz bazı yönetim mensupları bunu gerçekleştirmedi. Bugün birileri çıkıp “şapka takmak yasakmış işte zihniyet” veya “türkçe ezan okutmuşlar zulüm” demesi, geçmişte toplumların yaşantısı hakkında bilgisi olmamasındandır. Çünkü bu dönüşümlere benzer devrimleri 400 yıl gecikmeyle bize uygulamaya çalışıyorlardı. Ne yazık ki başarılı olamadı. Ondan sonra Sinan Çetin’in “birisi sana zeytin yemeyi yasaklasa ne düşünürdün?” diyen kısa filmleri ortalığı şenlendirdi. Bu devrimlerin başarısız olmasının en büyük sebebi halkın bunlara destek olmayışıdır. Bunu toplum bilim kitaplarında görebilirisniz. Çünkü tarihe baktığınızda 1500’lerde matbaa bulunuyor, kiliseye karşı bir baş kaldırı, düşünce akımlarının yayılması, sanatta ilerleme, sınıf ayrımının tartışılması, halkın daha fazla hak talep etmesi, ayaklanmalar, iç savaşlar, katliamlar ve kurulan gerçek anlamda demokratik cumhuriyet yapıları… Hepsinin temelinde “halk” vardır. Şimdi siyasetçilerimizin “gücümüz sizsiniz halk, halk ulan” dediği halk değil, hakkını arayan halktır temelde. Bu hakları insanlar söke söke, okuyarak, eleştirerek, talep ederek, sesini çıkartarak elde etmişlerdir. Bizim halkımızda bu tip bir talep yoktur. Geçmişte hiç olmamıştır, şimdide yoktur. Buradan siyasete girmek istemiyorum ama söylemek isterim ki bunların hiçbir partiyle ilgisi yoktur. Bir adam çıkıp “ben size yollar yaptım, evinize su getirdim” veya “ben size aç kalmayın diye bulgur getirdim” deyip bunu da ballandırarak anlatıyorsa sende salak değilsen sorarsın “bilader kendi paranla mı yaptın?” diye. Bunları yapması için zaten devlet denilen kurumumuz vergi almıyor mu? Kimin parasını alıp, kime neyi anlatıyorsun sen? Bundan önceki dönemlerde yapılmamış mıydı? Doğru, fakat yapılmamış olması bir şey ifade etmiyor ama. İşte halk bunun hesabını sormalıdır, zamanında Osmanlı devleti “lan bu venedikliler nasıl gemi yapıyor böyle mnkym aynısına yakın yapalım dayı” demişse, bizde bu yapıya bakıp toplumları nasıl diye kendimize kararınca örnek almalıyız. Özellikle düşünce sistemlerini örnek almalıyız. Buda ancak, hiç bir etnik dini temele dayandırılmadan, hiç bir ayrım yapılmadan eşit bir şekilde yaklaşılarak olaylara, kitap okuyarak yapılabilir. Buda bizim ülkemiz için zor görünmekte yakın gelecekte. Kaliteli siyasetçilerin çıkması dileğiyle diyeceğim ama onlarında bu sistemde tepeye çıkmaları, birşeylerde başarılı olmaları zor kardeşim.

Sonraki yazıya buradan

“Kırılma Dönemine Bakış” için 2 yorum

  1. Geri bildirim: II.Selim | Şeker'in Yeri

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.