Tembellik Hakkı

“İşçilerin, kendilerini öldürürcesine çalışma ve yokluk içinde sürünerek yaşama çılgınlığı karşısında, kapitalizmin büyük üretim sorunu üretici bulmak ve onların gücünü iki katına çıkartmak değil, tüketici bulmak, isteklerini kamçılamak ve onlarda sahte gereksinimler yaratmaktır artık.”

Paul Lafargue

 

İlginç bir adam gerçekten. “Ne gerek var lan çalışmayalım o kadar hacı yine yaşarız” modun da bir nevi 1900 lerin İsmail abisi yani. 2 saatte yazdığı kitabı bitirdim. Kapitalist sistem eleştirisi yerinde olmakla beraber tavsiye ettiği 3 saatlik çalışma hayal ürünü ne yazık ki. Aslında anlattığı köle türü çalışma sistemi yaşadığı dönemin işçi sınıfına ait. Yalnız adamı öyle hemen yargılamayın. Çalışmamayı değil, ihtiyacımızdan fazlası için çalışmayı kölelik buluyor.

Tembellik Hakkı

De cidden o dönemde tam olarak kalmamış. Evet avrupa şehirlerinde çalışma şartları ve çalışan hakları konusunda inanılmaz ilerlemeler kaydedilmiştir. Lakin avrupa sanayi üretiminde bu haklar ile beraber ucuz iş gücünü kaybetmiş ve sömürge ülkelere sanayi kaymasını hızlandırmıştır. Keza geçmişte “çocuk yapın olm bak yapın” diyen yöneticiler artık az çalışan ve tam üretmeyen bu boğazları durdurmak için “olm kadın eşşek değil yapın ama bir tane yapın bari” modeline dönmüştür. Kitapta yine bu sistemi besleyen din adamlarına ve sözde hristiyan olduklarını zanneden iş verenlere de göndermeler yapmıştır.

Peki üretime muhtaç, daha doğrusu tüketime muhtaç olan para babaları nereye yönelmiştir? Kör değilseniz asya, hindistan ve afrikaya yöneldiklerini (güney amerikada eklenebilir) görebilirsiniz. Kendi fabrika işçisini 35 saatten fazla çalıştıramayan “Alman” vatandaşımızın Çin’linin 70 saat çalışmasını umursamadığını söyleyelim.

Kitapta fabrikalarda, madenlerde çalışan çocuklarda anlatılmış. Civa madenlerinde dişleri dökülenler, kolları kopanlar, sabah saat 5’te iş başı yapıp akşam saat 5’e kadar çalışan ve günde 2-3 saat yol yürüyen insanlar… Bu hallere üzülen yüksek gelir seviyesi tabir edilen kaymak tabaka insanları, yazarlar, şairler elbette o zamanda da varlar. Ama görmüyorlar belkide yada görmek istemiyorlar.

Yok mu hala? Sistemin kaymak tabakası olan şirketler bu uygulamalarını durdurdular mı? Yoksa görmeyenlerin devamı mıdır şimdiki yaşayanlar. Kendi vatandaşını “çalışan kölelik” ten çıkartıp, yine görülmeyen yerlerde “yeni çalışan kölelere” dönüştürmüştür sadece.

Ama bir gerçek var sanırım yani benim düşünceme göre bir gün onlarda kendi haklarını ve özgürlüklerini isteyecekler. İnsanca yaşamayı, daha iyi bir hayat sürmeyi isteyecekler… İşte o zaman ne olur? Ucuz iş gücü sağlanamaz ise Avrupa ve ABD ne yapar göreceğiz.

Kitap bilmediğim bir şey söylemedi bana açıkçası ama biraz sistemi görmek isteyenlerin okuması gerek sanırım. Çok çalışanlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.