Üs mü tesis mi?

Amerikan üsleri ile ilgili zamanla ekleyerek yazacağımız yazılarımızın ilk dokunuşlarını yapalım artık isterseniz. Bildiğiniz gibi ülkemizde Amerika ve Nato’ya ait birçok yer bulunmakta. Bunların en ünlüsü Adana/İncirlik olmakla beraber, İzmir’de ki yerleşkeyi de duymuşsunuzdur. Bunların dışında ülkenin dört bir köşesinde stratejik noktalarda depolar, silahlar, yakıt ikmal noktaları vs. bilinen şekliyle bulunmaktadır.

Yine devletimiz resmi olarak kabul etmese de görgü tanıklarının verdiği bilgiler doğrultusunda Tekirdağ, Kars, Urfa, Ankara, İzmir, Balıkesir dolaylarında da üslerin bulunduğu söylenmekte. Veya vardır kesin olarak bilemiyorum. Bildiğimiz kesin bir şey var ise oda ülkemizin NATO tesisi adı altında ikili antlaşmalarla başka ülkelere bölgesel silahlı/silahsız yerler tahsis ettiğidir.

İlginçtir devlet içerisindeki “bir takım cuntacıları, şantajcıları, gladiocuları yakalayacağız” diyerek tespit edilen kişiler tutuklanıp yakalanırken. Bunların haricinde, bu bahsettiğimiz üsler ve tesisler konusuyla alakalı yapılan antlaşmalarda ise hükümetimiz hiç sesini çıkarmamaktadır. Gerçi şimdiki hükümet değil, geçmiş hükümetler de benzer tepkisizliği sergilemediler mi?

“Özgür ülke” naraları atarak sağımızı solumuzu gaza getirmekten ziyade kendi silahlı kuvvetleri olan bir devletin, başka bir devlet askerinin koruduğu ve içini kontrol edemediği yere izin verebilir mi? Vermeli mi? Bu sağlıklı bir bakış açısı mıdır? Halkımızın bunu nasıl yadırgamadığını görebiliyor muyuz peki?

Mesela bir Hindistan üssü olsa Hatay’da garip olmaz mıydı? Bizim Çin’de üssümüzün olması keza…

Çok önemsiz gibi gösterilen bu üsler aslında tampon bölge açısından o kadar önemlidir ki bu ülkeler adına hükümet devirir darbe bile yaptırır diyebiliriz. Geçmiş siyasi hayatımızda bu üslere kafa tutan Ecevit-Erbakan ikilisinden sonra Süleyman Demirel’in bile!!! evet yanlış duymadınız Demirel’lin bile ipi kısa sürede çekilmiştir. Bunları yavaş yavaş belirteceğiz ilerde.

1954 yılında Menderes zamanında konuşlandırılmaya başlanan bu üslerin bizim için en tehlikeli yanının üzülerek söylemeliyiz ki içinde neler döndüğünü bilemememiz olduğunu söyleyebiliriz. Bilindiği gibi ülkemizin meclis dışından anayasaya aykırı biçimde yaptığı anlaşmaların bir bölümü bunlar ile ilgili. Üslerde hangi silahlar var? Tahrip güçleri nedir? Herhangi bir silahlı çatışma durumunda hangi durumlarda bulunabiliriz? Bunlar ile ilgili bilgimiz kısıtlı veya hiç yok denecek kadar az ne yazık ki.

Düştüğümüz bu durum ile ilgili geçmişte birçok benzer tartışma yapılıyor. Zaten günümüz siyasi tartışmaların yarısı geçmişte dillendirilmiş şeyler. Lafı fazla uzatmadan Mumcu’nun bir başka yazısına kalemi bırakalım isterseniz. Daha devamını da zamanı gelince yazacağız.

Amerikan Üsleri

1963 yılında 3.Ordu Komutanı olan Org. Refik TULGA, Trabzon’daki Amerikan üssüne gider. Üs komutanı Amerikalı albay orgeneralimizi üsse sokmaz. Olayı 1969 yılında şu sözlerle açıklamıştır;

Üs komutanı albay, bizi büyük bir merasimle karşıladı. Albay, kantin, kulüp, yemekhane, mutfak gibi tesisleri gezdirdi. Biraz ötede etrafı demir kafesle çevrili gerçek üsse doğru ilerledim. Amerikalı albay yolumu kesti:

– Giremezsiniz, buraya ancak ameikan uyruklu yetkililer girebilir…

– Ben ordu komutanıyım. Bulunduğumuz bölgede giremeyeceğimiz yer olamaz..

– Emir böyle

– Bu hükümranlık haklarımıza tecavüz değil mi?

– Ama ikili antlaşmalar var..Bir viski almaz mısınız paşam?

– Hayır…

– Kıtayı denetleyecek misiniz?

– Hayır…”

Sayın Tulga’nın bu anıları bizlere şunları düşündürdü; Türkiye’de Amerikan üslerinin ulusal bağımsızlığımızı kısıtlayıp kısıtlamadığı yukarıda yazdığımız olayla anlaşılmaktadır. Türkiye’de Amerikan üslerinin yaratacağı sakıncalar üzerinde bu günlerde bir kaç satır yazmayı da gerekli görmekteyiz. Sanırız Kıbrıs bunalımı hareketi, bazı gerçeklerin de iyiden iyiye anlaşılmasını sağlayacaktır.

İkinci dünya savaşından bu yana “klasik savaş” öğretilerinde büyük değişiklikler ortaya çıkmıştır. 1960’lardan sonra Pentagon generalleri, roket stratejisine göre savaş planlarını saptamaktadır. İki büyük dünya devi arasında çıkacak bir savaş artık nükleer silahlarla yapılacaktır.

Sovyet bloğu bu nükleer savaş için gerekli askeri hazırlıkları yapmaktadır. Amerika ve Rusya arasında şimdi bir nükleer denge kurulmuştur. Her ülkede de herhangi bir savaş anında birbirlerinin üslerini dakikalara sığacak bir süre içerisinde yok etme olanağına sahiptir.

Nükleer savaşın bu özellikleri ortadayken, Amerika’nın denizaşırı ülkelerde bulunan üslerinin varlığı sadece askeri amaçlara bağlanmaz. Bu üsler, Amerika’nın denizaşırı ülkelerdeki askeri ve siyasal etkinliğini sürdürmek amacı ile korunmaktadır. Amerikan üsleri, sadece bir sıcak savaşın stratejik bölgeleri değil, daha çok soğuk savaşın psikolojik ve siyasal kuruluşları olarak kullanılmaktadır.

Üslerin Türkiye’ye ne zararı olabilir? Askeri tehlike olarak şunlar söylenebilir;

Sovyetler ile Amerika arasında bir savaş çıktığında, Sovyet roketlerinin ilk hücum edeceği bölgeler Türkiye’deki amerikan üsleridir. Amerikan savaş planına göre, savaşın ilk anında Türkiye bir hedef tahtası olacak ve Amerika, saldırı darbelerinden bir süre korunmuş olacaktır.

Öyleyse?…

Türkiye ulusal savunmasını ancak kendi ulusuna güvenerek yapabilir. Askeri güvenliğimiz, tek yanlı bir saldırı olasılığına ve NATO stratejilerine göre sağlanamaz. Bunu en yakın örneği kıbrıs çıkartması dolayısıyla görmüş bulunuyoruz. Kıbrıs sorunu, yeniden ulusal kaynaklarımıza dönüşü gerektirmiştir. Türkiye’deki amerikan üsleri sorunu zaman geçirmeden ele alınmalıdır. Türk generalini Türkiye’deki amerikan üssüne sokmayan gerçek, başımızı gömdüğümüz kumlardan çıkarmanızı gerektirecek kadar acıdır ve ciddidir herhalde…

Yeni Ortam 9 Ağustos 1974″

Son olarak yıllar sonra soğuk savaş yıllarında ülkemizdeki ABD üslerinde nükleer bombaların bulunduğu ortaya çıkıştır. Yani 30-40 yıl evvel gerçekten sıcak bir savaş olsayış ülkemizin atış tahtası kıvamında işlem görmesi kaçınılmazmış bunu anlıyoruz. Peki bundan hükümetlerimizin haberleri var mıydı? Var ise ülkeye hesap vermek zorundadır bana göre. Yok ise durum daha da vahimdir sanırım.

Şuna da değinmekte fayda var. Hükümetlerin her şeyi halka açıklamasından taraf değilim. Çünkü ülkeler arası ilişkiler ve çıkarlarımız bunu gerektiriyor olabilir. Sorun şu; bizim çıkarlarımız mı bunu gerektiriyor, yoksa başka ülkelerin çıkarları bizim çıkarlarımız gibi mi gösteriliyor? Bunları iyi analiz etmeli ve değerlendirmeliyiz. Hep dediğimiz gibi bu üslerin ülkenin değil, birilerinin çıkarlarına daha çok katkı sağladığı gerçeği kabak gibi meydanda duruyor sanki. Peki neden konuşulmuyor? Neden bu kadar normalleştirilmiştir bu olay onuda okuyanın takdirine bırakıyoruz.

İlerki dönemlerde tekrar değineceğimiz bu üs meselesine Demirel’in sözleri damga vuracak. Ve bu üslerin bizi nasıl dolaylı yoldan 12 eylül darbesine götürdüğünü öğreneceğiz.

“Üs mü tesis mi?” için 3 yorum

  1. İleride üslerin neden kurulduğuyla ilgili yazılar yazacağız zamanı gelince. ABD, siyasi destek ve para karşılığında anlaştığı siyasi parti liderlerinin yardımıyla bir çok ülkede üsler kurdurtmuştur. Amaçları, herhangi bir savaş durumunda veya karışıklık durumunda olay yerine hızlı müdahele etmek ve sıcak savaş hattını ülkelerinin dışına çıkartmaya çalışmaktır. Bizim gibi enerji boğazı ve avrupa asya bağlantı noktalı kritik ülke onlar için bulunmaz hint kumaşı oluyor haliyle. Bu üslerden ortadoğu savaşlarını, asyayı kontrol ediyorlar, Rusyayı kontrol ediyorlar, İsrail in garantörlüğünü yapıyorlar vs. Karşılığında para yardımı ve siyasi destek sağlıyor şu an AKP hükümetine. Destekleri olmasaydı zaten çoktan iktidardan inmişlerdi. Bu sebeple onların güdümünde dış siyaset yapıyoruz karşılıklı ve yıllardır Uğur Mumcu bunu yazıyor zaten başka aydınlarımızda. Başkalarının parasıyla, gücüyle özgür bir ülke değiliz bunları düzeltmeliyiz. Yoksa işleri bitince köle yaparlar bizi farkında olmayız

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.