Yıkılış

Roma imparatorluğunun gelişiminden sonra çöküşe giriş sebebi ve devlet yapısındaki bozulmayı gözler önüne seren bir küçük yazı yazayım. Bakın bakalım benzer mi devlet yönetimi ve yapısı. Yıl M.Ö.500 falan;

“Cumhuriyetin büyük başarılarının da bir bedelleri vardı. Romalılar, eski geleneklerine bağlı kalmayı, yeni şeyleri bile bir dini kültürel etkiyle yapmayı severlerdi. Bu değişmeyen yapı bazı kurumlar işlevini yitirdiğinde bile devam etti. İlk kuruldukları zamanlarda roma vatandaşlarının çoğu köylü ve birbirine denk insanlardan oluşmaktaydı. İmparatorluk büyüdükçe, zorunlu olarak askere giden erkekler evlerini geçindirememeye başladı. Uzun savaşlardan dönenler çok fakirleşti. Savaş sebebiyle zengin olan kişiler, bu insanların topraklarını satın aldı veya borçlandırarak çalıştırdı. Böylece, daha da fakirleşen köylü büyük şehirlere göç etmeye başladı. Zamanla, daha da fakirleşen bu kesim imparatorluğun sosyete kesimi için “proleter” adını verdikleri yapıya, yani devlete tek katkısı ucuza çalıştıracak iş gücü için çocuk yapmaktan ibaret bir topluluğa dönüştü. Bunun etkisi seçimlerde de kendini gösterdi. Çünkü, daha önce kendilerini gerçekten temsil edecek kişileri senatoya dahil eden halk, artık çok fakirleşip güçsüzleştiği için romada “oyları satın alınacak” ta bir grup olmuşlardı. Böylece, kendilerini gerçekten mecliste temsile edecekler değil, oylarını rüşvetlere, toprakla veya borçla satın alan insanlar yani kendilerini bu hale düşüren insanlar senatoya girmeye başladı.

Diğer etki ise, güçlenen bu yapıyla beraber orduda zorunlu askerlik kalktı. Artık paralı askerlik temeli atılarak lejyonlar oluşturuldu. Bu lejyonlardaki askerler artık daha çok birbirini tanıyan ve komutanlarına bağlı birlikler oldular. Zorunlu olarak halktan da asker alınmadığından toplumdan uzaklaşan bu askerlerin tepesindeki bazı komutanlar siyaseti etkisi altına aldı ve meclisi kontrol etti. Diktotörlerin etkisi M.Ö.1. y.y. itibaren arttı.
Aslında yaşantı olarak birşey değişmiyor gibi gözükse de, toplum devrimsel nitelikte değişiyordu. Halkı oyalamak için büyük gösteriler, “oyunlar” organize ediliyordu. Ve ne yazık ki roma bunlara ilerde dayanamayacaktı….
J.M.Roberts’ın cümleleri bunlar. Anlatıkları  o döneme aitmiş gibi görünse de, temelde günümüzde tarihe ışık tutan büyük imparatorlukların “nasıl yıkıldıkları” hakkında ipuçları vermekte.
Aslında bunun ile ilgili başka bir kitabı okuyup incelemek gerekiyor. Onu da başka zaman değerlendiririz zaten (Jared Diamond-Çöküş).
Anlatmak istediğim, ülkenin çöküşü değil bir yönetim tarzını ortaya koymak. Genel anlamda bizim toprak ağalığı dediğimiz olgu. Hani hep dillere destan olmuş “feodalitenin kırılması” ve toprak ağalığının sona erdirilmesi bu sebeple çok önemli. Ülke yönetimine aday olanların, yöneticilerinin yaptığı şeylerin başında da nüfusun artırılması geliyor zaten. Artan nüfus, ülke üretimine katkıda elbette bulunacaktır. Lakin, bu artışın çok planlı olması gelecekte ülke stratejisi için önem arz ediyor. Üretime dayalı, iş gücü yüksek bizim gibi ülkelerde bunun artıları ve eksileri iyi değerlendirilmeli. Yoksa işsizlik ve gelir seviyesinin azlığı gibi faktörler, sizin üretiminiz ve büyümenizin önüne geçiyor.
Kaldı ki, ülkesinin büyümesinin bu şekilde yapılmasının refah düzeyiyle paralel ilerlemeli. İlerlemeden artırılan nüfus hamlesinin amacı yukarıda ki gibidir. Artan nüfus, işsizlik ve çalışan iş gücünün ücretiminde azlık yaratır. Fakirleşen halk, eğer feodalite yenilmemişse ülkede toprak ağaların satın alınacak oylarına dönüşen kitleler olurlar. Bir şekilde satın alınan bu oylar ile meclise girip kendi işlerine gelen yasaları, kendi işlerine gelen kanunları çıkartırlar ve bu bir kısır döngü şeklinde devam eder. Ülkede büyüyen bu açgözlülük ve sömürgecilik bir yerde kırılır ve ülke çöküşe geçer.
Fakat bu sistem devam ediyor. Tarihte etmiş, şimdiyse adı değişik emperyalizm olmuş. Benim ve benzeri yaş gurubunun savaş ve kıtlık görmemesi bir rüyada gibi yaşamasının sonuçlarını belki yakın bir gelecekte biz veya çocuklarımız görecek kim bilebilir? Şu an, dünyanın toprak ağaları olan şirketler ve köleleri Çin’nin peşinden giden geri kalmış ülke insanlarıdır. Sistem kendini bir şekilde çevirse de, tarihten öğrendiğimiz şey bir süre sonra yıkılacağıdır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.